AL­PARS­LAN TÜR­KEŞ’İN VE­FA­TI­NIN 29. YI­LIN­DA TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN BAŞ­BU­ĞU: HA­YA­TI, MÜ­CA­DE­LESİ

Özet
Türk si­ya­si ta­ri­hin­de derin izler bı­ra­kan li­der­ler­den biri olan Al­pars­lan Tür­keş, as­ke­ri ka­ri­ye­rin­den si­ya­si mü­ca­de­le­si­ne kadar ha­ya­tı­nı Türk mil­le­ti­ne ve Türk dün­ya­sı­nın bir­lik ide­ali­ne ada­mış bir dev­let ada­mı­dır. 20. yüz­yıl Tür­ki­ye’sinde mil­li­yet­çi dü­şün­ce­nin ku­rum­sal­laş­ma­sın­da önem­li rol oy­na­mış, fi­kir­le­ri ve teş­ki­lat­çı­lı­ğıy­la geniş bir si­ya­si ha­re­ke­tin oluş­ma­sı­na ön­cü­lük et­miş­tir. Bu ça­lış­ma, Tür­keş’in as­ke­ri ve si­ya­si ya­şa­mı­nı, ide­olo­jik yak­la­şı­mı­nı ve Türk dün­ya­sı üze­rin­de­ki et­ki­si­ni ta­rih­sel pers­pek­tif­le ele al­mak­ta­dır.

Giriş

Türk si­ya­si ha­ya­tı, mil­let ve dev­let ide­ali­ni ha­ya­tı­nın mer­ke­zi­ne koy­muş pek çok önem­li şah­si­yet ye­tiş­tir­miş­tir. Bu isim­ler­den biri de Türk mil­li­yet­çi­li­ği­nin mo­dern dö­nem­de­ki en et­ki­li li­der­le­rin­den biri kabul edi­len Al­pars­lan Tür­keş’tir.
Tür­keş, as­ke­ri di­sip­lin­le şe­kil­len­miş ka­rak­te­ri, güçlü hi­ta­be­ti ve ide­olo­jik ka­rar­lı­lı­ğıy­la yal­nız­ca Tür­ki­ye’de değil, bütün Türk dün­ya­sın­da say­gıy­la anı­lan bir lider ol­muş­tur.
4 Nisan 1997’de vefat eden Tür­keş’in ar­dın­dan geçen yıl­lar, onun fi­kir­le­ri­nin ve si­ya­si mi­ra­sı­nın Türk mil­li­yet­çi­li­ği dü­şün­ce­sin­de ne kadar ka­lı­cı ol­du­ğu­nu gös­ter­miş­tir.

1. As­ke­rî Ha­ya­tı ve Dev­let Hiz­me­ti

Al­pars­lan Tür­keş, 25 Kasım 1917’de Kıb­rıs’ın Lef­ko­şa şeh­rin­de doğ­muş­tur. Aile­siy­le bir­lik­te Tür­ki­ye’ye göç et­tik­ten sonra as­ke­ri eği­tim almış ve Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri bün­ye­sin­de görev yap­mış­tır.
Genç yaşta as­ke­ri di­sip­lin­le ye­ti­şen Tür­keş, özel­lik­le II. Dünya Sa­va­şı yıl­la­rın­da st­ra­te­jik dü­şün­ce­ye ve dev­let gü­ven­li­ği ko­nu­la­rı­na yo­ğun­laş­mış­tır. As­ker­lik ha­ya­tı bo­yun­ca Türk dev­le­ti­nin ba­ğım­sız­lı­ğı­nı ve milli gü­ven­li­ği­ni ön­ce­le­yen bir yak­la­şım be­nim­se­miş­tir.
Tür­keş’in as­ke­ri ka­ri­ye­rin­de­ki önem­li dönüm nok­ta­la­rın­dan biri de 1960 Turkish coup d'état sü­re­cin­de yer al­ma­sı­dır. Darbe son­ra­sı ku­ru­lan yö­ne­tim­de görev almış ve özel­lik­le dev­le­tin ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı ko­nu­sun­da gö­rüş­le­ri­ni dile ge­tir­miş­tir. Ancak daha sonra yö­ne­tim için­de­ki görüş ay­rı­lık­la­rı ne­de­niy­le sür­gü­ne gön­de­ril­miş­tir.
Bu süreç, Tür­keş’in si­ya­si mü­ca­de­le­ye yö­nel­me­sin­de be­lir­le­yi­ci bir aşama ol­muş­tur.

2. Si­ya­si Mü­ca­de­le­si ve Mil­li­yet­çi Ha­re­ke­tin Do­ğu­şu

Sür­gün yıl­la­rı­nın ar­dın­dan Tür­ki­ye’ye dönen Al­pars­lan Tür­keş, Türk mil­li­yet­çi­li­ği­ni ku­rum­sal bir si­ya­si ha­re­ket ha­li­ne ge­tir­mek için ça­lış­ma­lar yü­rüt­müş­tür.
1969 yı­lın­da si­ya­si ha­re­ke­ti­ni ku­rum­sal­laş­tı­ra­rak mil­li­yet­çi dü­şün­ce­nin si­ya­si tem­si­li­ni güç­len­dir­miş­tir. Bu sü­reç­te or­ta­ya koy­du­ğu en önem­li ide­olo­jik çer­çe­ve “Dokuz Işık Dokt­ri­ni” ol­muş­tur.
Bu dokt­rin:
Mil­li­yet­çi­lik
Ül­kü­cü­lük
Ah­lak­çı­lık
İlim­ci­lik
Top­lum­cu­luk
Köy­cü­lük
Hür­ri­yet­çi­lik ve şah­si­yet­çi­lik
Ge­liş­me­ci­lik ve halk­çı­lık
En­düst­ri ve tek­nik­çi­lik
il­ke­le­ri üze­ri­ne ku­rul­muş­tur.
Bu dü­şün­ce sis­te­mi, yal­nız­ca bir si­ya­si prog­ram değil; aynı za­man­da Türk mil­le­ti­nin kül­tü­rel ve eko­no­mik kal­kın­ma­sı­nı he­def­le­yen ide­olo­jik bir çer­çe­ve ola­rak kabul edil­miş­tir.

3. Türk Mil­li­yet­çi­li­ği Dü­şün­ce­sin­de­ki Yeri

Al­pars­lan Tür­keş, mil­li­yet­çi­lik an­la­yı­şı­nı yal­nız­ca bir si­ya­si görüş ola­rak değil, aynı za­man­da bir me­de­ni­yet ta­sav­vu­ru ola­rak de­ğer­len­dir­miş­tir.
Tür­keş’e göre Türk mil­li­yet­çi­li­ği:
Tarih bi­lin­ci­ne da­yan­ma­lı,
Kül­tü­rel kim­li­ği ko­ru­ma­lı,
Bilim ve tek­no­lo­ji ile güç­len­me­li,
Türk dün­ya­sı­nın bir­lik ide­ali­ni he­def­le­me­li­dir.
Bu yak­la­şım, özel­lik­le Soğuk Savaş dö­ne­min­de Tür­ki­ye’de mil­li­yet­çi dü­şün­ce­nin şe­kil­len­me­sin­de önem­li bir rol oy­na­mış­tır.

4. Türk Dün­ya­sı Üze­rin­de­ki Et­ki­si

Tür­keş’in dü­şün­ce dün­ya­sın­da yal­nız­ca Tür­ki­ye değil, bütün Türk top­lu­luk­la­rı önem­li bir yer tut­muş­tur.
Sov­yet­ler Bir­li­ği’nin da­ğıl­ma­sın­dan sonra ba­ğım­sız­lık ka­za­nan Türk cum­hu­ri­yet­le­riy­le Tür­ki­ye ara­sın­da kül­tü­rel ve si­ya­si bağ­la­rın güç­len­di­ril­me­si ge­rek­ti­ği­ni sa­vun­muş­tur.
Tür­keş’in sıkça dile ge­tir­di­ği dü­şün­ce­ler­den biri:
“Dilde, fi­kir­de, işte bir­lik” an­la­yı­şı­dır. Bu dü­şün­ce, kök­le­ri­ni Is­ma­il Gas­pı­ra­lı’nin fi­kir­le­rin­den alan bir Türk dün­ya­sı viz­yo­nu­nun de­va­mı ni­te­li­ğin­de­dir.
Tür­keş, Türk dün­ya­sı­nın ortak tarih ve kül­tür et­ra­fın­da bir­leş­me­si­nin ge­le­cek­te büyük bir güç oluş­tu­ra­ca­ğı­na inan­mış­tır.

5. Li­der­lik Ka­rak­te­ri ve Teş­ki­lat­çı­lı­ğı

Tür­keş’in en be­lir­gin özel­lik­le­rin­den biri güçlü teş­ki­lat­çı­lık an­la­yı­şıy­dı.
Onun li­der­li­ği yal­nız­ca si­ya­si bir ha­re­ke­tin yö­ne­ti­mi değil; aynı za­man­da bir fikir ha­re­ke­ti­nin in­şa­sı ola­rak de­ğer­len­di­ri­lir.
Tür­keş’in ye­tiş­tir­di­ği kad­ro­lar, Tür­ki­ye’nin si­ya­sal ve top­lum­sal ha­ya­tın­da önem­li gö­rev­ler üst­len­miş, mil­li­yet­çi dü­şün­ce­nin fark­lı alan­lar­da tem­sil edil­me­si­ni sağ­la­mış­tır.
Bu yö­nüy­le Tür­keş, sa­de­ce bir si­ya­set­çi değil, aynı za­man­da bir ide­olog ve ha­re­ket ku­ru­cu­su ola­rak gö­rül­mek­te­dir.

6. Ve­fa­tı ve Ar­dın­dan Bı­rak­tı­ğı Miras

Al­pars­lan Tür­keş, 4 Nisan 1997 ta­ri­hin­de An­ka­ra’da vefat et­miş­tir. Ve­fa­tı, Tür­ki­ye’de ve Türk dün­ya­sın­da büyük bir üzün­tüy­le kar­şı­lan­mış­tır.
Ara­dan geçen yıl­la­ra rağ­men Tür­keş’in fi­kir­le­ri, mil­li­yet­çi dü­şün­ce için­de ya­şa­ma­ya devam et­mek­te­dir.
Tür­keş’in en önem­li mi­ra­sı:
Türk mil­li­yet­çi­li­ği­nin ku­rum­sal­laş­ma­sı
güçlü bir si­ya­si teş­ki­la­tın oluş­tu­rul­ma­sı
Türk dün­ya­sı ide­ali­nin canlı tu­tul­ma­sı­dır.

Sonuç

Türk si­ya­si ta­ri­hi­nin önem­li şah­si­yet­le­rin­den biri olan Al­pars­lan Tür­keş, as­ker­lik­ten si­ya­se­te uza­nan ha­ya­tın­da Türk mil­le­ti­nin bir­lik ve güç ide­ali­ne hiz­met et­me­yi amaç­la­mış­tır.
Onun ha­ya­tı, yal­nız­ca bir si­ya­si li­de­rin bi­yog­ra­fi­si değil; aynı za­man­da 20. yüz­yıl Türk mil­li­yet­çi­li­ği­nin ku­rum­sal­laş­ma sü­re­ci­nin de hi­kâ­ye­si­dir.
Ve­fa­tı­nın 29. yı­lın­da Tür­keş’i anmak, yal­nız­ca geç­mi­şe du­yu­lan say­gı­nın değil, aynı za­man­da Türk mil­le­ti­nin tarih, kül­tür ve bir­lik ide­ali­ne duy­du­ğu bağ­lı­lı­ğın da bir ifa­de­si­dir.
Türk dün­ya­sı­nın bir­lik ül­kü­sü­nü sa­vu­nan bu lider, ar­dın­da bı­rak­tı­ğı fi­kir­ler­le ve ye­tiş­tir­di­ği kad­ro­lar­la Türk si­ya­si ha­ya­tın­da ka­lı­cı bir iz bı­rak­mış­tır. Ve­fa­tı­nın se­ne-i dev­ri­ye­sin­de rah­met­le şük­ran­la min­net­le yad edi­yo­ruz

Kay­nak­ça

Al­pars­lan Tür­keş, Dokuz Işık, İstan­bul.
Tanıl Bora, Türk Sa­ğı­nın Üç Hali, İstan­bul: İle­ti­şim Ya­yın­la­rı.
Erik Jan Zürc­her, Mo­dern­le­şen Tür­ki­ye’nin Ta­ri­hi, İstan­bul: İle­ti­şim Ya­yın­la­rı.
Is­ma­il Gas­pı­ra­lı üze­ri­ne ça­lış­ma­lar ve Türk dün­ya­sı dü­şün­ce ta­ri­hi li­te­ra­tü­rü.
Tür­ki­ye si­ya­si ta­ri­hi üze­ri­ne aka­de­mik ça­lış­ma­lar.


Mavi Didim’in de­ğer­li oku­yu­cu­la­rı, tarih sa­de­ce geç­mi­şin ay­na­sı değil, ge­le­ce­ğin pu­su­la­sı­dır. Biz­ler de bu pu­su­la­yı iyi oku­ma­lı, ta­ri­hi­mi­ze, ec­da­dı­mı­za ve on­la­rın bize bı­rak­tı­ğı onur­lu mi­ra­sa sahip çık­ma­lı­yız.
Bir son­ra­ki ya­zı­mız­da bu­luş­mak di­le­ğiy­le...
Ne mutlu Türk’üm di­ye­ne! Son­suz Sevgi ve Say­gı­la­rım­la

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }