Ah Şu Ka­dın­lar (1)

Adem'le Havva'dan beri süren bir kav­ga­dır bu; hep ka­dın­lar üze­ri­ne tar­tış­ma­lar ya­rat­mak, on­la­rı bi­çim­len­di­rip, is­te­ni­len ka­lı­ba sok­mak, onu kü­çüm­se­mek ya da ba­şa­rı­la­rı­nı, üret­tik­le­ri­ni yok say­mak, özel­lik­le de önüne en­gel­ler kurup, koş­mak şöyle dur­sun, yü­rür­ken bile aya­ğı­na çelme tak­mak...
Oysa kadın; sen var­lı­ğın­la, kim­li­ğin­le, ki­şi­li­ğin­le öz­gü­ve­nin­le at­tık­ça adım dünya daha güzel, gü­ven­li ve ya­şa­nı­lır, ama bu ger­çek­le­ri gör­me­yen, gör­mek is­te­me­yen o kadar çok adam (işin ger­çe­ği odun demek ge­li­yor içim­den) var ki...
Çünkü bilim ya da sanat dün­ya­sın­da akıl­lı­dan, bil­ge­den say­dık­la­rı­mı­zın ara­sın­da bile senin ak­lı­nı sor­gu­la­yan­lar, ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı yar­gı­la­yan­lar, "Hadi canım sen de! Ka­dın­lar ara­sın­dan ünlü res­sam ya da bes­te­ci çı­kı­yor mu ki?" diye saçma sapan so­ru­lar tü­re­ten­ler var ki... Üs­te­lik de bu so­ru­la­rı­nı kayıt al­tı­na bile al­mış­lar şu çok bi­li­nen Lü­zum­suz Bil­gi­ler An­sik­lo­pe­di­si'nde ve biz de dal­dık­ça ki­tap­la­rın ara­sı­na, neler çı­kı­yor kar­şı­mı­za ne yazık ki...
Pi­cas­so'ya ilham veren; Türk­çe­si ile onun esin kay­na­ğı, sev­di­ği kadın Gala idi. Yine Dali'nin; deli mi yoksa dahi mi ol­du­ğu sü­rek­li tar­tı­şıl­dı. Ge­or­ge Sand adlı yazar; erkek değil, ka­dın­dı, ken­di­ni er­kek­le­rin ege­men­li­ği al­tın­da­ki yazın dün­ya­sın­da onay­lat­mak için "erkek adı" kul­la­nı­yor­du.
Fran­sız yazar Co­let­te; ye­te­nek­siz ko­ca­sı­nın zor­la­ma­sıy­la ro­man­lar yazar, ko­ca­sı kendi adıy­la bas­tı­rır­dı, son­ra­sın­da Co­let­te dava açtı, el yaz­ma­la­rı­nı kanıt ola­rak mah­ke­me­ye sunup, ya­şa­dı­ğı dö­nem­de çok ses ge­ti­ren ki­tap­la­rı ken­di­si­nin yaz­dı­ğı­nı tes­cil­let­tir­di.
Ve ünlü yontu us­ta­sı (ya da es­ki­le­rin de­di­ği gibi hey­kelt­raş) Rodin'in; ya­pıt­la­rı­nın il­ha­mı­nı, sev­gi­li­si Ca­mil­le Cla­udel'den al­dı­ğı söy­len­di.
Kuş­ku­suz özgür bı­ra­kıl­mış be­yin­ler/ki­şi­lik­ler ya­ra­tı­cı­dır. Buna kar­şın ka­dın­lar hangi yüz­yıl­da özgür bı­ra­kıl­dı ki?...
Gü­nü­müz­de bile "eşit işe, eşit ücret" il­ke­si ya­sa­lar­da kayıt al­tın­da olsa da, tam ola­rak ya­şa­ma ge­çi­ril­mez­ken... Çocuk do­ğu­ra­ca­ğı ge­rek­çe­siy­le işe alın­ma­da; kadın, er­ke­ğin ge­ri­sin­de bı­ra­kı­lır­ken... Or­ta­çağ'dan beri akıl­lı ka­dın­la­rı yok etmek ama­cıy­la cadı avına çı­kı­lır­ken ki gü­nü­müz­de de cadı av­la­rı; ya­kıl­ma ey­le­miy­le değil, ge­nel­lik­le "top­lum­sal yar­gı­la­ma" bi­çi­min­de uy­gu­lan­mak­ta­dır.
Ve ba­şa­rı­lı bir kadın "bey­ni­ni değil, be­de­ni­ni kul­lan­mış­tır" ön­yar­gı­sıy­la dam­ga­la­nır­ken...
Bu bağ­lam­da ya­şa­nı­lan olum­suz­luk­lar üze­rin­den pek çok so­ru­lar so­ru­la­bi­lir, önem­li olan bu so­ru­la­rın so­rul­ma­sı­nı son­lan­dır­mak ve ka­dın­la­rın ba­şa­rı­sı­nı, üret­ken­li­ği­ni, ge­li­şi­mi­ni en­gel­le­yen çık­maz so­kak­lar­da­ki du­var­la­rı yık­mak­tır.
Ka­dın­lar­dan neden ünlü res­sam ve bes­te­ci yok so­ru­su­nu cid­di­ye alıp da açık­la­ma yapan psi­ko­log ve araş­tır­ma­cı­la­ra göre de işin sırrı bey­nin sağ ve sol ya­rım­kü­re­sin­dey­miş. Her iki ya­rım­kü­re de­ği­şik iş­lev­le­re ku­man­da et­tik­le­ri gibi cin­si­ye­te göre er­kek­ler Sağ ka­dın­lar ise Sol ya­rım­kü­re­le­ri­ni daha çok kul­la­nı­yor­lar.
Buna göre; ka­dın­la­rın daha çok kul­lan­dık­la­rı var­sa­yı­lan sol ya­rım­kü­re­de ko­nuş­ma ve ile­ti­şim mer­kez­le­ri bu­lun­mak­ta­dır. İşte bu­ra­da şöyle bir soru yö­nel­tir­sek...
- Neden la­fa­zan­lar, laf cam­baz­la­rı ve "talk Show" diye ta­nım­la­nan la­fe­be­li­ği işini Cem Yıl­maz, Beyaz , Meh­met Ali Erbil ve daha ni­ce­le­ri yap­mak­ta­lar? Neden ka­dın­lar değil? Değil mi ke­ra­met sol ya­rım­kü­re­dey­miş? Bu du­rum­da , bu adam­lar kadın be­yin­li mi?
21. yüz­yıl­da ka­dı­nın öz­gür­lük alanı "bunca çağ­daş­lı­ğa, öz­gür­lü­ğe ve de­mok­ra­tik de­ğer­le­rin yay­gın­laş­ma­sı­na kar­şın" dar kal­dık­ça /da­ral­tıl­dık­ça; bu gi­diş­le belki de kadın değil sağ, kul­lan­mak­ta ol­du­ğu sol ya­rım­kü­re­si­ni bile "kul­la­na­mı­yor" diye yaf­ta­la­na­cak­tır. Acaba ne­re­ye kadar?
Son yıl­lar­da sık­lık­la tar­tı­şı­lan; erkek tü­rü­nün gi­de­rek or­ta­dan kal­ka­ca­ğı ve ka­dı­nın tek cin­si­yet ola­rak ege­men­li­ği­ni ku­ra­ca­ğı gün­le­re kadar mı?
Bu bağ­lam­da bir de SO­LAK­LIK tar­tış­ma­la­rı ya­pı­lır ve denir ki kadın ya da erkek so­lak­la­rın da sağ ya­rım­kü­re­si iş­lev­sel­dir.
Eğer ço­cuk­lar kü­çük­ken sol el­le­ri­ne ön­ce­lik ver­dik­le­rin­de en­gel­len­me­se­ler, in­san­la­rın çoğu solak olsa, do­la­yı­sıy­la ço­ğun­luk (kadın - erkek ay­rı­mı ya­pıl­mak­sı­zın) sağ ya­rım­kü­re­si­ni kul­la­nı­yor olsa, bu du­rum­da ünlü res­sam­la­rın, bes­te­ci­le­rin ço­ğun­lu­ğu cin­si­ye­ti­ne göre mi yoksa sağ ya­rım­kü­re­si­ne göre mi sı­nıf­lan­dı­rı­la­cak, nasıl bir sayma iş­le­mi ya­pı­la­cak­tır?...
Yine bir başka örnek ola­rak; zeka ge­li­şi­mi­ni ta­mam­la­ya­ma­mış, özür­lü bi­rey­le­rin ge­ne­le yakın ço­ğun­lu­ğu­nun da SOLAK ol­du­ğu ger­çe­ğin­den yola çı­kar­sak, bun­la­rın sol el ile sağ ya­rım­kü­re iliş­ki­len­dir­me­si nasıl ya­pı­la­cak­tır?
Ve...
Bir son­ra­ki ya­zı­mız­da "erkek beyni ka­dı­nın­kin­den büyük müdür?" so­ru­su­nu ir­de­le­ye­ce­ğiz de­ğer­li okur­lar...
Çünkü her geçen günle bir­lik­te ar­tı­yor ka­dı­na yö­ne­lik sal­dı­rı­lar; yal­nız­ca be­de­ni­ne değil, ben­li­ği­ne de yö­ne­lik...

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }