Yoksa ??? « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 07:46

Yoksa ???

Yoksa ???
Son Güncelleme :

21 Ocak 2021 - 6:17

252 views

Yoksa ???

20 Ocak 2021 günü bir kez daha açıldı “dedelerimizin mezar taşlarını okuyamama” muhabbeti, dolayısıyla yakındır bir kez daha ARAPÇA dayatma kıyameti, TÜRKÇEMİZ’i Arap diliyle yok etme cinayeti…
Ve bilindiği gibi yıllar önce de yine günümüzün egemenlerince, aynı muhabbet bir kez daha açılmıştı, gelen tepkiler karşısında, konu “derin dondurucu”ya kaldırılmıştı, elbette ki görünüşte…
Şimdi moda gibi Tarih de tekrara girince, konu yeniden gündeme gelince, halk yeniden tepkisini gösterince…Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da “yanlış anladığımız”a ilişkin açıklamalar yapılır ve ihale yine eleştirenlere kalır. Konu yeniden kapanır.
Osmanlıcılık oynamaya özenenler Osmanlı’yı tam öğrenemeseler de (Tarih bilgisi yoksunluğundan) MEHTER’i daha doğrusu Mehter Adımları’nı iyi bellemişler; 2 ileri, 1 geri…
Eylem ve söylemleri ola ki toplumda tepki görüyorsa; o an için olacak gibi değilse istekleri “amiyane deyişle” tükürdüklerini yalıyorlar. Ara, sıra Nasreddin Hoca’dan da ilham alıyorlar ki göle maya çalıyorlar “ya tutarsa” düşüncesiyle… Çünkü halk genellikle susmuyor, tehditlerden korkmuyor. Gün gelir de ola ki yaşananlardan/dayatılanlardan/yanlışlarla savaşımdan bıkıp usanıp halk bir susarsa, suskun kalırsa… İşte o günler geldiğinde egemenler bildiğini okur, göle çalınan mayalar tutmuş olur, Mehter geriye adım atmayı bırakır.
Bu nedenle eleştirmeye devam, muhalefete devam; nasılsa bu ülkede muhalefet partisi yok !… Bu nedenle halkın, ulus kavramını içine sindirmiş yurttaşlık bilincine  ulaşmış, gerçek demokrasi savunucusu olanların susmak gibi bir lüksü yok!…
Çünkü…
Siyasette akıl, mantık, tutarlılık da yok. Eğer olsaydı; günümüzün egemenlerine gelinceye kadar bu ülke daha neler gördü, neler yaşadı?… Ama dünü bırakalım bir yana, bakalım günümüze…
Bilindiği gibi…
Toplumsal yapımız vasatın egemenliğinde diye üzülürken, toplumsal kirlenme had safhada… Daha önceleri ne toplum mühendisleri çıktı kamusal alana… Bu halk ve belki de ümmetleşen bu toplum; bilimsel bilgiden yana ne zaman oldu ki?…
Ne zaman ussal kavramlara, değerlere beynini açtı ki?… Ama kerameti kendinden menkul “kanaat önderleri”nin, tekke -tarikat sömürgenlerinin ve de buyurganlarının peşine kolaylıkla düştü, özgür iradesini düşünmeden onlara teslim etti.
Çünkü çoğunluk özünde kolaycı ve fırsatçı, tembel, uyuşuk… Bilin ki Atatürk ironi yapmıştır “Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir” derken…
Ve
Bu ülkede böylesi bir toplum yapısı oluşurken; magazin yazarı olmak varmış. Eğer magazin yazarsan, insanların beyinlerine/düşüncelerine değil de bedenlerine/bedensel istekleri doğrultusunda gerçekleştirdikleri eylemlere odaklanırsan… Özetle magazin yazarsan; para çok, risk yok!… Ne Ergenekoncu yaftası, ne “terörist” ön ekli hedef tahtası, ne bombayla uçurulma korkusu, ne de idam sehpası anlamında “risk” yok !…
Ve başka şeyler…
İkinci Dünya Savaşı öncesinde Nasyonal Sosyalizm güçlenirken; İtalya’da Mussolini vardı. Mussolini’nin de “kara gömleklileri” vardı. Bu “kara gömlekli” gençler; kamyonlara biner, faşist düzene karşı çıkan demokrat İtalyanlar’ı ellerindeki coplarla döverdi. Halkın üzerinde bir sindirme ve baskı politikasını günden, güne uygulamaya koyardı.
Mussolini’nin “kara gömleklileri” benzeri bir örgütlenme, son yıllarda ülkemizde de sinsice, saman altından su yürütürcesine örgütlenmiş olmalı ki bir partinin genel başkan yardımcısı olan Üstündağ evinin önünde öldürülmek amacıyla saldırıya uğradı. Ve karşıt görüşlü gazeteciler de tartaklanıp, dövüldüler.
Sanki  bu ülkede yasalar ve Devlet’in güvenlik güçleri ve de en önemlisi Devlet Otoritesi yokmuşçasına, birileri nereden aldıkları bilinmeyen cesaret, cüret ve güçle kamusal alanda terör estirmekteler.
Kim bunlar?…
Kamusal alanda her an birilerinin karşısına  çıkabilecek bu “risk gurubu”, her an saldırılarına hedef olunabilecek “gövde göstericileri”, her an sıradan yurttaşlık haklarının kullanılmasını engelleyebilecek “toplum  teröristleri”, sanki gizli bir kabadayı imparatorluğunun fedaileri/askerleri/militanları gibi…
Acaba nereye gidiyor bu ülke ya da nereye sürüklenmek isteniyor ?…
Giderek yozlaşan ve tozumaya uğratılan demokrasi olgusu… Çok seslilik yerine, yoksa amaçlanan korku içerikli bir suskunluk mu?… Kaygılıyız !… Yoksa, yoksa Ulus Devletimiz’in  ruhuna “yasin-i şerif” mi okutuldu?…Çünkü bu yaşananlara bir türlü anlam veremiyoruz.