Yazarın Şehri « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 00:58

Yazarın Şehri

Yazarın Şehri
Son Güncelleme :

23 Nisan 2021 - 13:10

244 views

Yazarın Şehri

Doğan Hızlan Edebiyat Gündemi köşesinde, her yazarın bir şehri vardır, diyor. Orhan Kemal’in şehri Adana, diye de örnek veriyor.

Yaşar Kemal deyince Osmaniye, Can Yücel Datça’yı hatırlatır. Edebiyatla ilgilenenler bu listeyi uzatabilirler. Her yıl Varna’dan geçerken Nazım Hikmet’i, Dereköy Bulgaristan/Türkiye sınırında ölü bulunduğu dağlarda Sabahattin Ali’yi hasret kaldıkları anavatana gönlümde götürürüm.

Yurt dışında yaşayan yazarlar en az iki şehir arasında gidip gelerek edebi eserler yaratırlar.

Makale yazan, köşe yazan gazeteciler de bir şehre gönül verirler. Yazdıkları konuların ilham kaynağı yaşadığı o kenttir. Akköy/Didim kütüphane kurucusu Güven Pamukçu gayret ve emeğiyle çeviri evi 2006 (?) yılında açılmıştı.

Amaç yazar ve şairler çeviri yaparken inzivaya çekilerek konsantre olmalarını sağlamaktı. Yazı ve çeviri esnasında o evde kira vermeden konaklamalarını mümkün kılmaktı.

Böyle bir yaklaşım Almanya’da biraz değişik uygulanıyor.

Şehir yazarı (Stadtschreiber) deniliyor.

Her yıl başarılı bir yazarı Alman Edebiyat Jüri Kurulu seçiyor. Seçilen yazar sırası gelen, arzu edilen bir şehre bir yıl gönderiliyor. O şehir hakkında bir kitap yazmak zorundalar. Kitap roman, öykü veya belgesel tarihi konuları içeriyor. Bu zaman zarfında konaklama ve diğer bütün ihtiyaçlarını şehrin resmî kurumları gideriyor. Be geleneği Yazar Franz Joseph Schneider 1964 yılında kendi şehri Bergen-Enkheim’da başlattı. Yerel politikacıların desteğiyle uygulandı.

2021 yılına kadar bu geleneği yirmi şehir, bir ada devam ettiriyor. Diğer şehirler örnek alıyor, geleneği tüm ülkeye yayıyorlar.

Yurt dışında bazı ülkelerde Goethe Enstitüsü şubeleri de böyle bir burs vermeye başladı. Türkiye’de de ilgi duyan yazarlar İzmir gibi büyük şehirlerde Goethe Enstitüsü şubelerine başvurabilirler.

Frankfurt Kitap Fuarı’nda 2006 yılında altı Alman altı Hint yazar değişerek, iki ülkede yazarak aldıkları bursun hakkını verdiler, çok güzel eserler yazıldı ve çevirisi yapıldı.

Şehir yazarı etkinliğini Avusturya, İsviçre, Hollanda ve Belçika ülkeleri de başlattı.

Mainz Şehir Yazarı 2016 yılında Feridun Zaimoğlu seçildi. Gutenberg Müzesinde konakladı ve bir yıl buyunca burs aldı. Orada yazdığı kitabı henüz elimde yok. Kitapları çok çabuk satılıyor. Beklemek gerek, okuma günlerinde bilet bulmak oldukça zordur.

Yazar 1964 yılında Bolu’da doğdu. Üç yaşında, Almanya’ya geldi. Kiel şehrinde sanat ve insani tıp okudu.  DIE ZEIT, Frankfurter Rundschau gibi ciddi gazete ve dergilerde makale yazarak başladı.

2020 yılı itibariyle roman ve öykülerin sayısı çok fazladır. Aldığı ödüller de sayılamayacak kadar çoktur. Bu nedenle yazar bursu aldığı şehirlerin sayısı da oldukça kabarık.

Ününü çok duymuştum, fakat en fazla Leylâ romanı dikkatimi çekmişti. Senaryosunu da yazdı, tiyatroda oynandı.

Leyla romanı 2006 yılında yayımlandı. Bu hikâye bir ilkti, zira konuk işçi olarak gelen ilk nesil hakkında Almanca yazılan ilk romandı. Bu yazardan önce, Almanya’ya altmış yıllarında gelen konuk işçilerin gelmeden önce Türkiye’de de yaşadıkları hikâyeler olduğunu, hiç kimse yazmamıştı.

Daha sonra Almanya’da tahsilini yapan ikinci nesil yazarlar Almanca yazdı. Bugün sayıları oldukça kabarık. Üçüncü nesil de dede ve ninelerinin hayatını yazıyor, film olarak kayıtlara geçiyor.

Mainz Şehir yazarı Kuzey’i, gümüş yüzük ve kökü, aslı Anadolu’ya dayanan bahçe süsleme cücelerini seviyor.

2016 yılında Leyla romanı yazdıktan sonra Schlewig-Holstein eyaleti yazara fahri profesör unvanı veriyor.

Liebesbrand ve Siebentürmeviertel romanlarından sonra büyük Martin-Luther-Roman Evangelio yayınlandı.

Genelde Türk toplumu Alman medya ve basında negatif olaylarda konu olur. Feridun Zaimoğlu edebiyat çevresinde bir yazarın ulaşabileceği zirveye başarısı ile ulaştı. Bu başarılı yazar Almanca yazıyor, ama Anadolu izleri var. Bu nedenle kitapları Türkçe’ye çevrilip, Türkçe’de de okuyucuya iletilmelidir.

Öğrencilerimin yaşında, bana da ilk neslin sağ kalan temsilcisi okuyucu olarak, onur duyarak mutlu anlar yaşattığı için teşekkür ediyorum.

Pandemi sonrası başarılarının devam etmesini diliyorum.

 

Hoşça kalın!