Yaşamak « Mavi Didim Gazetesi

23 Haziran 2021 - 03:16

Yaşamak

Yaşamak
Son Güncelleme :

09 Şubat 2021 - 7:23

232 views

Yaşamak

Küresel salgın, salgının etkisiyle sarsılan ekonomik ve toplumsal yapı, yitirilen hak ve özgürlükler bağlamında her ne varsa; her şey bizi üzen… Ortalıkta da pek çok oyun bozan… Yetmezmiş gibi virüse aldırmaksızın sürekli dışarıda gezip tozan… Ama her şey bir yana, bunca tatsızlığa karşın yaşamak var ya yaşamak… Nazım Hikmet’in de dediği gibi “yaşamak güzel şey be kardeşim” hem de dolu, dizgin yaşamak… Yaşamak, yaşıyor olmak, canlı olmak… Üstelik de yaşamakla, yaşamla ilgili umut verici  açıklamalar geldikçe bilim çevrelerinden, yaşama daha da sarılmak… Sanki ölüm yokmuş gibi yaşamak…
Gerçi Ozan Cahit Sıtkı Tarancı “yaş otuz beş yolun yarısı” demiş, ama 40 yaşını göremeden gidivermiş bu dünyadan ve bir de çocukluğumuzda  kimileri “yaş yetmiş, iş bitmiş” derdi.
Ne mutlu ki o günler de, o umutsuz insanlar da geçmişte kaldı. Günümüzde bilim insanları insan ömrünün 150 yıl olduğunu açıklarken sürekli; bizlerin içinde de umut çiçekleri açtı.
Elbette ki bu 150 yıllık süreyi tamamlamak, tamamlayabilmek; biraz da insanın kendi bilgi, beceri ve çabasına bağlı. Örneğin; alkolsüz, nikotinsiz, stressiz, hırssız, kavgasız bir yaşam sürebilmek günümüz koşullarında çok da kolay olmasa gerek.  Yine de biz olabildiğince uzmanların önerilerine uyalım, gerisi kalmış; Tanrı’ya, Doğa’ya ve genetik mirasımıza…
Gelirsek bilim insanlarının sözlerine ki onlardan birisi olan Prof. Dr. Servet Arıoğlu’nun vermiş olduğu bilgilerdir bunlar…
Şöyle ki;
18 yaş; zekada zirve…
25 yaş; kemik yapısında zirve, fiziksel güçte zirve…
35 yaş; osteoporoz başlangıcı ki kemiklerde erime başlangıcı, bu nedenle sürekli hareket edilmeli…
45 yaş; gözler bozulur ve kadınlarda menopoz başlangıcı, doğurganlık azalır…
55 yaş; kadınlarda menopoz, erkeklerde andropoz ve eğer bedenin yanı sıra, beyni de tembel bırakırsa insan, zekası 12 yaş seviyesine düşüyor. Öyleyse ne yapmalı?… İşleyen demir ışıldar. Hep okumalı, yeni bir şeyler öğrenmeli, yenilikleri izlemeli, anlamalı… Elbette ki beyni tembelleştirmemek için…
Ve 65 yaş; birileri inatla evlere kapatmak istese de bu yaş gurubunu, yaşamı boyunca eğer akıllıca yaşarsa insan, bu yaşla birlikte başlıyor altın yıllar… Çünkü bilim insanlarına göre 65 yaş; genç yaşlılık başlangıcı…
75 yaş; orta yaşlılık dönemi…
85 yaş; ileri yaşlılık başlangıcı…
95 yaş; sizin kendinize ne kadar baktığınızla ilgili bir süreç…
105 yaş ve sonrası; Tanrı’nın, Doğa’nın size armağanı…
Yaşam sürecinizin çok uzun olmasını istiyorsanız eğer; sigara ve alkolden uzak durmanın yanı sıra, herkesin dile getirdiği üç beyaz zehir ki un-şeker-tuz üçlüsünden de uzak durmak gerekiyor. Çünkü kemik erimesinin ve böbreklerin bozulmasının nedeni çok tuz tüketimi olduğu konusunda da uzmanlar uyarıyor.
Öyleyse ne demeli?…
Yaşamı çok ama çok sevenlere; Tanrı çok ama çok uzun bir yaşam bağışlamalı… Bu kurallara uymak için çaba gösterenleri de herkes örnek almalı, desteklemeli, alkışlamalı…