Vah ki Vah Bizlere !… « Mavi Didim Gazetesi

17 Haziran 2021 - 20:21

Vah ki Vah Bizlere !…

Vah ki Vah Bizlere !…
Son Güncelleme :

26 Ocak 2021 - 6:07

212 views

Vah ki Vah Bizlere !…

Dünya küresel salgınla savaşırken, ülkemizde bir de Suriyeliler için kaygılanıyor halkımız ve umutla onların ülkelerine dönmelerini bekliyor.
Çünkü halkımızın bir bölümüne göre…
Suriyeliler ülkemizden giderse; özellikle Bursa ve İstanbul illerinde  ev kiraları yarı, yarıya düşer. İşsizlik azalır. Eğitim sistemi, okullar, hastaneler rahatlar. En önemlisi de huzur ve güven artar, ekonomi de “sırtımızdaki yük Suriyeliler’den kurtulduğumuz için” toparlanır.
Bu bir gerçek; ülkede büyük çoğunluk Suriyeliler’in varlığını istemiyor. Ama o Suriyeliler “istenmediklerini bile, bile” giderler mi ülkelerine ?… Hiç sanmıyorum, gitmezler!…
Çünkü…
Onlar ülkemizde ayrıcalıklılar, ülkelerinde bulamayacakları olanakları edindiler. Ülkenin asıl/asil yurttaşlarına göre; bir bakıma “birinci sınıf” konumundalar.
Gitmezler !…
Çünkü siyasetçilerin onların oylarına  gereksinimleri var (ki bu konuyu çokça eleştirip, kurcalamam kadın!… Unutma TCK 299 ile yandı canın).
Dolayısıyla boşuna umutlanmayın; gitmezler!…
Çünkü…
Öncelikle ülkemize gelen Suriyeli mültecilerin çoğunluğu; Kürtler’den oluşmaktadır.
Ve Suriye’de Kürtler İKİNCİ SINIF ya da yok hükmündedir. Aynı eğitimi almış olsalar bile; örneğin Suriyeli Arap 3000 TL aylık alırken, Suriyeli bir Kürt çalışanın eline ancak 1000 TL aylık geçmektedir.
Ülkemizde kimileri onların oylarıyla ellerini güçlendirseler de… Suriye’de Kürtler’in oy hakkı bile yok. Oğul Esad bir yana, ondan önce babasının da Kürtler’e pek çok haksızlık yaptığı biliniyor.
Oysa Atatürk’ün NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE  ilkesini özümseyen, içselleştiren her Türk, Kürt, Laz, Arap, Arnavut, Boşnak, Çerkes, kısaca herkes  eşittir bu ülkede, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin Anayasası’na göre…
Yine bu Devlet’in kuruluş ilkelerine ve Anayasası’na göre (her ne kadar kimi siyasetçilerin farklı düşünceleri ve uygulamaları  olsa da) yasalar hiç kimseye ayrıcalık tanımaz ya da hiç kimseye ayrımcılık yapmaz. Yapanı da suçlar. Buna karşın yurttaşlık, kardeşlik yerine kalleşlik yapanları da ulusumuz dışlar, Devletimiz fişler, her yurtsever eğer canına tak ederse yanlışlıklar, haksızlıklar “eninde, sonunda” dişler, paramparça eder (elbette ki oylarıyla).
Ki bu arada Suriyeli mültecilerin de yurttaşlarımızı canından bezdirecek davranışları da göz ardı edilemez. Bu da iyi biline !…
Üstelik küresel salgın nedeniyle dünya genelinde insanlar düşmüşler can derdine ve üretim yavaşladığı ya da yapılamadığı için de ekmek derdine…
Kendi halkın açken ya da açlık tehlikesiyle  karşı, karşıya kalacakken; hiç kimse mültecileri beslemek istemez !…
Bunu yalnızca bizim halkımız mı diyor ?…
Elbette ki hayır!… İngiliz de diyor, Alman da diyor, Hollandalı da diyor, İtalyan da diyor, Fransız da diyor.
Örneğin Fransızlar; öylesine kaygılılar ki aç kalma korkusuyla, ve gelecek yıl kıtlık olabileceği endişesiyle yaklaşık bir yıllık konserve, tütsülenmiş et, dondurulmuş besin, uzun süreli dayanacak ne varsa, başlamışlar saklamaya, biriktirmeye…
Benzeri eylemler başta Amerika olmak üzere, pek çok ülkede gerçekleştiriliyor.
Ve en son 24 Ocak 2021 gecesi; Hollandalılar döküldüler sokağa, evlere kapatılma kararı karşısında, para kazanamayacak olmanın öfkesiyle… Sonunda gelişmiş, varsıl, demokratik Hollanda’da; aç kalma korkusu, gelecek kaygısı toplumsal alana yayılınca, ortalık karıştı ve polisle halk girişince birbirine, 274 kişi  tutuklandı.
Kıssadan hisse:
Onlar bile bu durumdayken, vah ki vah bizlere !… Bilinmelidir ki geleceğimiz kör karanlıklara gebe…