Sad­ra­zam­lar ya da Baş­ba­kan­lar « Mavi Didim Gazetesi

23 Haziran 2021 - 02:59

Sad­ra­zam­lar ya da Baş­ba­kan­lar

Sad­ra­zam­lar ya da Baş­ba­kan­lar
Son Güncelleme :

04 Mart 2021 - 7:02

398 views

Sad­ra­zam­lar ya da Baş­ba­kan­lar

Os­man­lı’dan beri bu top­rak­lar­da “sad­ra­zam” de­di­ğin hal­kı­nı soyar diye bi­li­nir. Sad­ra­zam de­di­ğin de gü­nü­müz cum­hu­ri­yet­le­rin­de baş­ba­ka­na denk gelir.
Biz­den ön­ce­ki­ler an­la­tır­dı. Os­man­lı dö­ne­min­de halk bık­mış, usan­mış sad­ra­za­mın on­la­rı soy­ma­sın­dan, na­lın­cı ke­se­ri gibi hep ken­di­si­ne yont­ma­sın­dan… En so­nun­da baş­kal­dır­mış­lar “bu sad­ra­za­mı is­te­me­yiz” di­ye­rek…
Bu durum kar­şı­sın­da sad­ra­zam da demiş ki halka (o gün­ler­de teb’a):
– Şimdi beni is­te­mi­yor­su­nuz ya az biraz daha sab­ret­sey­di­niz eğer 99 küpüm doldu, 100.sünü de dol­du­ra­cak­tım, zaten bun­dan son­ra­sı sizin ola­cak­tı. Ama sab­re­de­me­di­niz; şimdi ben­den sonra gelen de 100 kü­pü­nü dol­dur­ma­ya ça­lı­şa­cak, yine size bir şey kal­ma­ya­cak.

De­mok­ra­si­ler­de si­ya­set (az ge­liş­miş, çok ge­liş­miş ya da çok ileri git­miş; hiç fark etmez) çok iyi bi­lin­di­ği gibi “erk” için ya­pı­lır; bir başka de­yiş­le “güç” için…
Güç de­di­ğin de yal­nız­ca ege­men olma, hük­met­me gücü ile sı­nır­lı de­ğil­dir kuş­ku­suz… Maddi/pa­ra­sal güç elde etme de bu güç is­te­mi için­de­dir. Üs­te­lik gü­nü­müz­de bu durum öy­le­si­ne iç­sel­leş­ti­ril­miş­tir ki pa­ra­sı olan si­ya­set yapar; tıpkı bor­sa­ya para koyar gibi… Çünkü her iki alan­da da amaç; rant sağ­la­mak­tır. Geç­miş dö­nem­ler­de ol­du­ğu gibi, ge­lecek dö­nem­ler­de de bu durum de­ğiş­me­ye­cek­tir. İkti­dar­da olan­lar “bal tutan, par­ma­ğı­nı yalar” dü­şün­ce­si­ni asla terk et­me­ye­cek­tir.

Aziz Nesin us­ta­mız yaz­mış olsa da “böyle gel­miş, böyle git­mez” diye, ne yazık ki her gelen yeni se­çim­le; ik­ti­dar­lar gelip, git­miş­tir ama bu an­la­yış ne yazık ki hiç bir yere git­me­miş­tir. Git­mek şöyle dur­sun; kü­re­sel­leş­me ça­ğı­na özgü post mo­dern dar­be­ler gibi, post mo­dern “küp dol­dur­ma” ey­lem­le­ri ge­liş­ti­ril­miş­tir.
Ne mutlu ki Aziz us­ta­mı­za; Sivas ce­hen­ne­min­den beter yan­gın­la­rı gör­me­den ka­vuş­tu Mev­la­sı’na !…
Ve yal­nız­ca üto­pik bir söy­lem ola­rak anı­lar­da kaldı “ka­mu­sal yarar il­ke­si” ve hal­kın/ka­mu­nun çı­kar­la­rı­nı, kendi özel çı­kar­la­rın­dan önde tutan si­ya­si ak­tör­le­rin gi­de­rek flu­la­şan göl­ge­si… Gerçi ger­çek an­lam­da hangi de­vir­de var ol­du­lar ki?…

Bi­lin­di­ği gibi bu ül­ke­de ço­ğun­lu­ğun özen­ci, öy­kün­me­si; İskan­di­nav Ül­ke­le­ri, İskan­di­nav tipi de­mok­ra­si…
Ora­lar­da saçı bit­me­dik ye­ti­min hak­kı­nı ye­me­ce, dev­le­ti soy­ma­ca, yan­daş ka­yır­ma­ca gibi olay­la­rın ya­şan­ma­dı­ğı al­gı­sı…
Evet, doğru ola­bi­lir bu algı ama o iklim ko­şul­la­rın­da ya­şa­yan bir avuç insan; bir de ik­ti­dar ola­rak on­la­rı soy­san, halk kaçar o top­rak­lar­dan… Oysa bizde; işte Ana­do­lu… Altı da, üstü de dolu; soy, soy bi­ti­re­mi­yor­lar. Tü­ken­mez Şer­be­ti gibi bir ülke… Ye­di­ve­ren gül­le­ri gibi be­re­ket­li…
Halk da 1980 son­ra­sın­dan beri; alış­tı­rıl­dı köşe dön­me­ye, iş bi­tir­me­ye… Düz­me­ce if­las­lar­la şir­ket ya da banka ba­tır­ma­ya… Ha­ya­li ih­ra­cat­lar kar­şı­lı­ğın­da; vergi iade­si al­ma­ya… Soy­gun­cu­lar, do­lan­dı­rı­cı­lar, çe­te­ler; ulu­sal kah­ra­man­lar gibi top­lum­sal alan­da boy gös­ter­di­ler. Her kim atı­lır­sa si­ya­se­te ve olur­sa ik­ti­dar; eğer adı yol­suz­lu­ğa ka­rış­maz­sa, sanki hal­kın pu­su­la­sı şaşar, ola­maz bah­ti­yar. Öy­le­si­ne ki halk hır­sı­zı­nı dört gözle bek­ler oldu.
Amma ve lakin artık o gün­ler ge­ri­de kaldı. Çünkü bizde; ne 100 kü­pü­nü dol­du­ra­cak sad­ra­zam­lar, ne de ha­ya­li ih­ra­cat ya­pa­cak­la­ra, iha­le­ye fesat ka­rış­tı­ra­cak­la­ra kucak aça­cak baş­ba­kan­lar yok.
Şü­kür­ler olsun ki sır­tı­mız pek, kar­nı­mız tok… Ay­rı­ca bizde iş­siz­lik de yok, enf­las­yon da yok, IMF’ye bor­cu­muz da yok, GSMH’mızda artış da yok, eği­tim­de ka­li­te de yok, 83 mil­yo­na ye­tecek aşı da yok, ül­ke­de hu­ku­kun üs­tün­lü­ğü de yok, insan hak­la­rı da yok… Aman ko­nu­yu sap­tır­ma­ya­lım. Sahi ne di­yor­duk ?… Bizde sad­ra­zam da yok, baş­ba­kan da yok !…