Renklerin Dersi « Mavi Didim Gazetesi

17 Haziran 2021 - 20:50

Renklerin Dersi

Renklerin Dersi
Son Güncelleme :

29 Ocak 2021 - 17:30

643 views

Renklerin Dersi

 

Renk kelimesi Farsçadan Türkçeye alınmıştır. Işığın veya üzerine yansıyan ışınların niteliğine göre gözümüzde oluşan duyumlardır. Mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı olmak üzere yedi temel renk vardır. Boya ile renkler karıştırılarak çok çeşitli renk tonlar elde edilir.

Mecazi anlamda nitelik, özellik olarak kullanılır. Toplantı, yaş günü kutlaması gibi eğlenceli etkinliklerde pozitif enerjileriyle neşe ve canlılık kazandıran insanlar vardır.

Neşeli insan bir ortama girince güneş aydınlatmış gibi olur. Katılanlara rahatlama, gerginlikten kurtulma duygusu verir. Toplantıya renk katarlar.

Başlığa aldığım Renklerin Dersi ansiklopedi biçiminde kitabı Johann Wolfgang von Goethe Lehre der Farben yazmıştır. Ressam ve fizikçiler için başucu kitabıdır.

Moda ve giyimde renk seçimi ve uyumu kültür, gelenek göreneklere göre değişir. Giyim kuşamına göre insanın eğitim ve tahsil durumu tahmin edilebilir.

Öğretmen okulunda aile bilgisi dersinde öğretmenimiz, üzerinizde üç rengi geçmesin. Daha fazla olursa göze batar. Öğretirken öğrencilerin dikkati dağılır, derdi. Çanta ve ayakkabı renklerinin aynı olmasını ön görürdü.

Renk bilimi resim, kimya ve fizik derslerinde etraflı incelenir. Işık olmazsa cisimleri görmek ve renklerini ayırt etmek mümkün olmaz. Kimyasal maddelerle boya sabitleştirilir.

Açık renkler ışınları geri yansıtır, koyu renkler çeker, ışınları yutar. Bu nedenle Yaz mevsiminde açık renkli elbiseler, Kış aylarında koyu renkler giyilir. Moda branşı buna göre çalışır. Siyah hariç diğer renklerde beyaz karışımı vardır.

Uzayda kara delik bilim insanlarını meşgul ediyor. Önüne gelen yıldızları yuttuğu için korku veriyor. Gezegenimiz günün birinde karanlıkta kalırsa, hiçbir canlı hayatını devam ettiremez. Ay ve yıldızlar ışınlarını güneşten alır, dünyaya yansıtır. Çoğunlukla kırmızı ile yeşil karıştırma, ya da bütün renkleri ayıramama tarzında olan görme bozukluğuna tıpta renkkörlüğü denir.

Renk seçimi halkın yaşadığı kültüre göre değişir. Hindistan’da cenaze törenlerinde beyaz renk giyilir. Batı kültürü etkisiyle çoğu ülkelerde siyah kıyafetler giyilir. Bazı konser ve tiyatro oyunlarında siyah giyim olursa, izleyicilerin dikkatleri müzik ve hikâyeyi iyi anlamalarına odaklanır.

Andrè Rieu konserlerinde rengârenk giyimlerle koro ve enstrüman elemanları, müzik dünyasına ayrı görkemli bir renk kattı. Bazen değişime cesaret gerekiyor.

Tanıdığım bir öğretmen arkadaşım, cenazesine siyah hariç, diğer istedikleri renkli giyinmelerini vasiyet etmişti.

Eski Türk geleneklerinde gelinlikler renkli olurdu. Annemim kadife gelinliği koyu kırmızı idi.

Aslında bu konuyu yazmaya karar verince, rengin insan ruhuna ve sosyal yaşama etkisini ele almak, okuyucularımın dikkatini çekmek istedim. İnsan cildi rengi koyulaştıkça Batı’da negatif algılanıyor.

Siyahi insanlar tarihten gelen bir algıyla ayırımcılığa uğruyor. Amerika’da başlayan protest gösterileri kısa zamanda tüm gezegene yayıldı.

İkinci Paylaşım Savaşı sonu (1945) zamanın Fransa Başkanı Paris’te zafer kutlamasına siyah askerlerin katılmasını önlemişti. Halbuki yüzde seksen askerler Afrika’dan getirilen, sömürge ülkelerine ait olanlar savaşı kazanmışlardı.

Berlin’de de savaş sonu (1945) halka yardım eden Amerikan askerlerinin çoğu siyah idi. Amerika Almanya’ya demokrasiyi dikte ediyordu. Fakat kendi kıtalarında siyahların hiçbir vatandaşlık hakkı yoktu.

Beyazlar iyi tatil yaptıklarını güneşlenerek koyu renk aldıklarıyla gösteriyorlar. Ama bazıları koyu cilde küçümseyerek bakıyor, onlara eşit hak vermiyorlar.

Bir oyuncu sarışın, mavi gözlü olmasaydım, Holywood’da o rolü alamazdım diyordu.

Alman devlet, kamuya ait televizyon yayınlarında, bilhassa bayan sarışın sunucular, doğal saç renklerini daha açık boyuyorlar. Uzayan saç kök renkleri göze batıyor. Yönetmelikte böyle mi ön görülüyor, diye merak ediyorum, araştırmalı.

Facebook’ta da tekrarlıyorum, çocuklara Barby bebekleri alırken yalnız sarışın almayın, diyorum.

Klasik masallar yeniden filme çevrildi, yüzde doksan sarışın prensesler. İyi karakter rol oynayanların açık cildi var. Türk kökenli oyunculara yalnız Türklerle ilgili ve kötü insan rolleri verildiği için çoğu Berlin İstanbul arası gidip geliyorlar. Türkiye’de dizilerde oynuyorlar.

Noel Bayramı’nda televizyonda kara Afrika için bağış toplama yayınlarında ekranda yalnız sarışın çocuklar görülüyor. Çoğu vakıflar bağışla birlikte İncil de hediye ediyorlar. Büyükler küçüklerle yarışıyor TV yayınında genelde çocuklar kazanıyor. Aziz Nesin’in dediği gibi Şimdiki Çocuklar Harika.

Çok yetenekli çocuklar, ama şimdiye kadar hiç siyah saçlı esmer çocuk görmedim. Elbette onların arasında da çok yetenekli çocuklar vardır.

Kara gün, kara baht olabilir, ama Afrika kara değil. Neden kara Cuma dendiğini de bilmiyorum. Vefalı yâr ise kara topraktır.

Kısacası Avrupa’da vatandaşlar renkli, görünür yerlerde olmaları tüm toplumun çabasına bağlı.

Toplumun her alanı renkli olmalı. Bu, eşit paylaşıma bağlı. Hak verilmez alınır.

 

Renkle kalın!

 

 

Bilimsel olarak araştırmaya devam etmek için kaynaklar:

 

J.W.von Goethe, Zur Farbenlehre, Books an Demand, 2015

ISBN 978-3-8496-9322-0

 

Alexander Roob, Alchemie & Mystik, Taschen Verlag 2006,

ISBN 978-3-8228-5035-2