ÖNCELİKLİ GÖREV « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 08:19

ÖNCELİKLİ GÖREV

ÖNCELİKLİ GÖREV
Son Güncelleme :

02 Mart 2021 - 19:42

415 views

ÖNCELİKLİ GÖREV

Partilerin kafası karışık olunca, seçmenlerin kararsızlığı normaldir. Genel olarak seçmen profiline bakarsak, farklı kümelenmelerin olduğunu görürüz. Bu oluşumlardan, öncelikli olan bilinçli seçmendir. Bilinçli seçmenlerin hangi partiden oldukları önemli değil. Bu seçmenler, partilerinin yararını düşünmekle beraber, bunu ülke yararının önüne geçirmezler. Her koşulda oy tercihini, ülke yararını gözeterek kullanırlar. Bunun için kritik dönemlerde farklı partilere oy verebilirler. Bunun örneklerini yakın tarihimizde yaşadık.

Bilinçli seçmenlerin, ülke yararı temelinde buluşması; seçmen ittifakı denen olumlu bir gelişmeyi gündeme taşır. Sağduyulu sol seçmeni bu kapsamda görebiliriz.

Kızgın seçmenlerin dört seçeneğinin olduğunu söyleyebiliriz;1-Partisinden kopmak, 2-Başka partiye yönelmek,3-Kararsız kalmak,4-Oy kullanmamak.

Küskün seçmenin tepkisi;1-Oy kullanmamak, 2-Kararsız kalmak, 3-İstemeyerekde olsa tekrar partisine dönmek.

Sorun acil olunca, görev ivedi olur. Bir ata söylemimiz der ki;” Bir deli bir kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz”. Hiç kuşkusuz, yapılan yanlışlar düzeltilir,  buna karşın yaşanacak olan kayıpları geri döndürmek mümkün olmaz. Olumsuzlukların muhatabı olan bireylerin ömrü buna yetmeyebilir(!) Bu nedenle, olumsuz gelişmeleri işret eden uyarıları dikkate almak gerekir:

 “Türkiye, kaderinin yeniden belirleneceği gerilimli, açık siyasal çatışma potansiyelini de içinde taşıyan kritik günlerden geçiyor. Ülke bir kez daha, gelecek birkaç on yılını, belki de yüz yılını belirleyecek köklü tercihler yapmaya zorlanıyor. Kontrolsüz bir sürükleniş bu. Sadece Cumhuriyetin birikimi ve kazanımları değil, Cumhuriyetin kendi varlığı da tarihinde hiç görülmemiş ölçek ve nitelikte risk/tehdit altında bulunuyor. Osmanlı-Türk aydınlanmasının sert bir kırılmaya uğradığı bu tarihsel dönemeçte, toplum bir önceki çağın değerler dünyasına iade edilmeye çalışılıyor.”(Merdan Yanardağ,Birgün,28.02.2021)

Hangi grup veya parti olursa olsun, istemlerini yaşama geçirebilmek için; öncelikle, gelecekteki varlığını tehdit eden oluşum ve gelişmeleri dikkate almak zorundadır. Gelecekte var olabilmek için, ittifakların kaçınılmaz olduğunu görmek gerekir. Kendisinden olmayanları hain ve düşman olarak suçlayan bir yapı karşısında varlığını sürdürmenin, kendisine benzeyenlerle birlikte hareket etmekten  geçtiğini görmek gerek. Sorun farklılıkları öne çıkarmak değil; ortak paydalar temelinde hareket etmektir. Ancak normal koşullara dönüldüğünde farklılıklar öne çıkarılabilir.

“Cumhuriyet tarihinde hiç görülmemiş derinlikte tarihsel bir dönemeçten geçtiğimizin altını çizmek gerekiyor. Herhangi bir siyasal krizle karşı karşıya değiliz. Üç yüz yıllık kazanımlarımızı, insanlığın ilerici birikiminin bize bıraktığı/sunduğu her şeyi kaybetmekle yüz yüzeyiz. Oligarşik niteliği belirginleşen Erdoğan-AKP yönetimi, iktidarını sürdürmek için kalıcı, geri dönüş eşiğinin aşıldığı islamcı rejim yaratmayı hedefliyor. Bu rejimi, “neo-patrimonyal sultanlık” diye tanımlayabiliriz.* Dolayısıyla, oligarşik niteliğe sahip bütün rejimlerde olduğu gibi, Erdoğan-AKP elitinin de yönetimi bırakmamak için elinden gelen her şeyi yapacağını bilmek gerekiyor.”(Merdan Yanardağ,Birgün,28.02.2021)

Unutulmamalıdır ki; farklılıklar genel olarak kaçınılmaz olan zorunluluklardır. Bu nedenle farklılıklar yadsınması gereken değil, anlaşılması gerekenlerdir. Yaşamın farklı renklerini soldurmazsak, umudun gökkuşağı var olmaya devam eder.

İşin özü şu: Normal koşullara erişinceye dek; farklılıkların birlikteliği ve ortak mücadelesi kaçınılmazdır. Varlık sürdürmenin güvencesi olacak olan bu birlikteliğin ilmek ilmek örülmesi gerektiği anlaşılmalıdır.

Genel çoğunluğun çıkarları için,  üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz koşullarda; ben, biz, bizim parti söylemlerinin yerine, bizim ülkemiz talebini öne çıkarmalıyız. Burada çok basit bir “saf” belirleme yapılmalıdır. Demokrasiden yana olanlar ve otoriter rejim yanlıları… Bu ayrım dikkate alınarak; barıştan, özgürlüklerden, eşitlikten, hak, hukuk ve adaletten yana olmak gerekir. Doğadan, tüm varlıklardan ve insanlıktan yana olmak gerekir