Öncelikler « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 23:21

Öncelikler

Öncelikler
Son Güncelleme :

10 Şubat 2021 - 17:54

507 views

Öncelikler

Öncelik; seçenekler arasından, en yararlı olacağına inanılan tercihi gösterir. Öncelikler sıralamasında yer alan maddeler, çözülmesi gereken sorunlardır. Sorunların çözümünde akılcı yaklaşımların olması gerektiğini söylemeye bile gerek yok.

Öncelikli tercihin kabul görmesi, karara katılanların yaygınlığı ile ilişkilidir. İşin doğal olan yanı, genel bir sorunun çözümüne katılımın genel olmasıdır. Katılımcıların tercihi, özgür iradi tercih olmalıdır. Bir öncelikli tercihin yaygın kabul görebilmesi için, kitlelerin tercihi ile örtüşmesi gerekir. Bu tür tercihler, genellikle kamu yararı olarak ifade edilir. Kamu yararı aynı zamanda ülke yararının karşılığıdır. Dahası bu tür tercihler, etkileri ve sonuçları itibariyle insanlık yararı ve varlıkların yararı ile örtüşür.

Öncelik, ihtiyaçlar listesinden yapılan akılcı bir tercih olduğu sürece, kitlelerin tercihi ile de kesişir. Öncelik, zorunlu gereksinimleri karşıladığı sürece, katılımı artırır ve hoşnutlukları besler. Bu noktada şunu söyleyebiliriz; öncelik tercihi olabildiğince uzlaşmaları yansıtır. Uzlaşma farkındalık, barış, katılım ve özgürlüktür. Ancak, sağlıklı bir uzlaşmanın olabilmesi için, zamanında ve doğru bilgilenmenin olması gerekir. Doğru bilgiye kolay ve güvenli erişim, tercihleri güvenilir kılar.

Öncelik tercihi, yaşamın her alanında gündeme gelebilir; aile boyutunda, kurumsal boyutta ve ülke düzeyinde. Hatta Pandemi koşullarında, küresel tercih söz konusu olmuştur. Bu farklı boyutlardaki önceliklere bakalım:

Demokratik katılıma saygı duyan bir ailede, kararlar aile bireylerinin katılımı ile alınır. Böyle bir ailede önceliği zorunluluklar belirler. Demokratik olmayan ailelerde kararı, ebeveynlerden baskın olanı verir(!) Bu kararların her zaman yerinde olduğu ileri sürülemez.

Çalışanların kararlara katıldığı kurumlardan söz etmek oldukça güç gözükmektedir. Örneğin, kamu kurumlarının büyük bölümünde karar alıcılar genellikle yöneticilerdir. Bu yöneticilerin atanması veya seçilmesi, demokratikliğin göstergesi olur.

Üniversitelerin kendi yöneticilerini seçememesi, üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli bir konudur. Aynı şekilde, yargı organlarındaki atamalarda anlaşılması güç olan konulardan biridir. Buna karşın, demokrasinin olup olmadığının da en açık kanıtıdır. Seçilmişler, kendilerini seçenlere; atanmışlar, kendilerini atayana bakar(!) Seçilmişlerde çoğulculuk, atanmışlarda bireycilik ve otoriterlik ağır basar.

Devlete gelince; hukukun üstünlüğünü tanıyan, demokratikliğe uyan ve laikliği benimseyen ve liyakate önem verilen katılımcı yapılarda seçilmişler, otoriter yapılarda ise,  atanmışlar ülkeyi yönetirler. Seçilmişler her koşulda ülke yararı açısından öncelikleri dikkate alırken; atanmışlar, kendilerini atayanların buyruklarını öncelik olarak algılarlar(!)

Ülke öncelikleri söz konusu olduğunda; kul hakkının yanı sıra, tüyü bitmedik yetimlerin hakkı gündeme gelir. Ülkeler tercihlerini halkın ödediği vergilerle yapar. Vergi ödeyen her birey, ülkesinin paydaşıdır. Bu nedenle, önceliklerin belirlenmesinde, demokratik yol ve yöntemlerle söz sahibi olması gerekir. Bunun adı demokratik katılımdır. Öncelikler, en geniş katılımlarla belirlenmelidir. Ülke için öncelik, her koşulda kişi veya grupların önceliği olmamalıdır.