NURHAK! « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 22:14

NURHAK!

NURHAK!
Son Güncelleme :

30 Mayıs 2021 - 15:20

116 views

NURHAK!

Gelişmekte olan bir ülkenin, gelişmiş ülkelerle arasındaki makasın kapatılabilmesi için; yetişmiş insanlara çok ihtiyaç var.

Gelişmemiş olan ülkeler, en çok ihtiyaç duydukları yetişmiş insan potansiyelini en kolay ve akıl dışı yöntemlerle harcamaktadırlar. Zamanın yok edemediği acılar içinde, insan kayıpları ön sırada yer alır. Ağıtlar, türküler ve söylemler hep onlarla ilgilidir. Bu söylenceler, kuşaktan kuşağa aktarılır!

Kirletilmemiş göğün altında,

Gönüllere taht kurmuş bir zirve idin!

Koynunda börtü böcek,

Teninde güneşin dost eli,

Eteğinden yürürdü yeşiller

Sarmaya yalçın tenini.

Yıkanırdı ilk yağmurlarla bedenin,

Mutluydun yaşamlara omuz vermekten,

Erkenci güneşler ısıtırdı tenini.

Eğilmez liginle güreşirdi rüzgâr…

Gökteki bir yer gibiydin sisler içinde.

Ta ki; ölümler şafağına dek!

 

Dağlar uyanıyordu uykusundan,

Şafağın ardılı aydınlıklardan önce.

Ve güneş doğmadan taşındı aydınlıklar,

Geleceği paylaşma umudunu ateşleyerek.

El ele, yürek yüreğe, omuz omuza ve dağlarla…

Titredi uykulu sümbüllerin sıcacık yüreği.

Kurtuluş yoluna can koyan yiğit canlar,

Yeşile büründü baharlı tenler.

Gerindi, esintililere uyanan dağların teni,

Kuşlar ses verdi sabahın aydınlığına.

Soluk soluğa, inleyen pınarın soğuk suları;

Adım adım koşarak yamaçtan aşağı.

Yollar yürünecek ve engeller aşılacaktı!

 

İhanetin gönüllü taşıyıcısı iken cehalet,

Kurtarıcılarını, ateşlere atacaktı!

 

Zirvesinde sevdalı dağların, zirvesinde umudun,

Kahrından taşlar çatladı orta yerinden;

Çözüldü toprak ve söndü yeşiller, acıyla.

Gün doğarken, baharlı canlar gömüldü karanlığa!

 

Acıdan taşa kesti yürekler…

Baharlar sönerken sarsıldı bedenler!

On binler ses kattı sesine yüz binlerin!

İlenirken dedi ki, onların sevenleri,

“Nurhak sana güneş doğmaz!

Uçan kuşlar yuva kurmaz!”

Acılı yürekler boğdu çığlıklarını,

Bir dağ erirken utancından!

Kan kaybediyordu ülkem durmadan!

Söndü Nurhak’ta gonca güller;

O bir milat oldu kayıplarımıza,

Ondan sonra hiç görülmedi,

Güneşin doğuşu Nurhaklarda!

İhanet at koşturuyordu çıkmaz sokaklarda,

Ağladı insanlık; Alpaslan’a, Kadire ve Sinan’a!

 

Ölümsüzlük, yiğitleri görünce ayağa kalkar!

 

Ne çok güzel insan yetiştirdi bu ülke. Ne çok güzel ve nitelikli ve az bulunur insanımızı kaybettik bu ülkede…

Kırımlara, yok etmelere, görmezden gelmelere ve yok saymalara karşın; ne çok güzel insan yetiştirdi bu ülke. Zor kazanılanları kolayca harcayarak, kendi olumsuz rekorlarımızı kırmaya devam ettik!

O az bulunur insanlar ne istemekteydiler? Sadece insan onuruna yaraşır bir yaşamaktı istedikleri ve cumhuriyetin kazanımlarını korumak(!)…