Nesilden Nesle - Mavi Didim GazetesiMavi Didim Gazetesi

22 Nisan 2021 - 03:11

Nesilden Nesle

Nesilden Nesle
Son Güncelleme :

02 Nisan 2021 - 17:11

303 views

Nesilden Nesle

Aşı bulunduğundan beri, Korona virüs küresel salgın sonrası gelecek hayatı plânlama zorunlu oldu. Bu görevi politikacılar üstelenecek. İyi yönetebilmek için siyaset edenlerin, bilim komisyonların bulgu ve düşüncelerini iyi dinledikten sonra, yeni kuralları uygulamaya geçirmelidir.

Psikolog, filozof ve sosyal bilim insanları da çok faydalı kitaplar yazarak, aile ve bireylere önerilerde bulunuyorlar.

Deneyimli altmış üstü emeklilerin çoğu evde kalıyor. Bu zaman zarfında geçmişi düşünmeye vakitleri var. O halde büyük anne ve babalar önerilerini yazarak çocuk ve torunlarına mektup gönderebilirler.

Mobil telefonlarda kısa mesajlarda fazla düşünce ve duygu yazılamaz. Üstelik mesajların çoğu görsel iletiler.

Nesilden nesle verilen öğütler, çocuk ve torunları aynı

hataları tekrarlamaktan korur. Elbette onlara hatalarından öğrenme fırsatı verilmeli. Fakat düzeltilemeyecek, büyük zararlardan korumalı.

Okullar çoğu zaman kapanıyor, öğrenciler internet aracılığı ile ders yapıyorlar. Buna rağmen öğütleri dinlemeye zamanı var ve huzurlu bir yaşam tarzı mümkün kılıyor.

Okuduğuma ve aklıma gelenlere göre şöyle sıralardım;

Sevgili Çocuklar, Sevgili Gençler:

Geldiğiniz kökeni unutmayın. Tıpkı bir ağaç gibi büyükler kökleri, siz dal ve meyvelerisiniz. Nereden geldiğini bilen, nereye gideceğini de iyi tayin eder.

Karşılaştığınız insanların zayıf taraflarını gösterip, kendinizi üstün görmeyin. Her insanın başka beceri ve yetenekleri vardır. Bazen karnede olmayan konuda başarabilirler. Herkes akademisyen olursa marangoz, terzi, aşçı olan kalmaz. Tarihte karnesi kötü, diploma alamayan, fakat ticaret hayatında başarılı insanlar vardır. Hatta insanlığa hizmet edecek buluşlarıyla mucit olanlar olmuştur.

Her şeyi biliyor, öğrendik sanmayın. Unutmayın ki, öğrenmenin yaşı yoktur. Gelişmeye açık olun.

Bir yanda, yetmiş yaşında Berlin’de İngilizce öğrenmeye başlayan bir okul müdürümü düşünüyorum.

Diğer yandan, Didim’de bahçeye bakan bir işçiye, Ziraat Müdürlüğü kurs veriyor. Doğa bilinciyle bahçe bakımı yaparsınız, dedim.

Yanında çalışanları göstererek, biz uzun zamandır bu işi yapıyoruz, her şeyi biliyoruz, diyen işçiyi düşünüyor ve karşılaştırıyorum.

Kendinizle barışık olursanız sevmeye açık olursunuz ve sevilirsiniz. O zaman yalnız kalmaktan korkmazsınız. Kötü arkadaş edinmekten ziyade, yalnız kalmayı tercih edin. Elbette size uygun, kötü alışkanlıkları olmayan arkadaş bulacaksınız. Sabırlı olursanız kısmet size gelecektir.

Kendinize güveni geliştirirseniz, olduğunuz gibi kabul ederseniz zararlı organizelere karışmazsınız. Şu anda popülistler ırkçı ayrımcı ideolojileriyle gençlerin peşindeler. Onlara kanıp kötü yola, teröre fırsat vermeyin. İnsan düşmanlarına sakın kanmayın.

Hep evet veya her zaman hayır diyen olmayın. İyi dinleyin düşünün, karar verdikten sonra bu iki tılsımlı sözden birini cevap verin. Susmak ta, bir suça veya hatayı kabul etmek demektir. Direnç gerekiyorsa, demokrasi haklarınızı kullanarak yerinde gösterin. Elbette siyah beyaz arasında başka renkler de var.

Hiçbir şeyden korkmayın, demek kolay. Elbette benim de büyük anne, emekli öğretmen ve yazar olarak korkularım var. Seksen yaşındaki de ağaca tırmanmayı istiyorsa deneyebilir, o da

on iki yaşındaki gibi düşecektir.

Fakat korku benliği tutsak etmemeli. Zira panik mantıklı düşünüp, karar vermeyi engeller. Aynı yolu, amacı birlikte yürütmek korkuyu azaltır, çare bulmayı kolaylaştırır.

Sevgili çocuklar, sevgili gençler, Tanrı sizleri, kıymetinizi bilen, başarıya götürecek insanlarla karşılaştırsın. Gelişmenizi teşvik edecek iyi insanlar yolunuza çıksın ve her şeyden önce, nasılsın diye sorduktan sonra cevabınızı dinlesinler.

Hoşça Kalın!

 

Bu makaleyi yazmamda esinlendiğim ve mutlaka okunmasını önerdiğim kitap:

Rita Süssmuth, Überlasst die Welt nicht den Wahnsinnigen,

Ein Brief an die Enkel, BENE Verlag München, 2020

www.bene-verlag.de

 

 

 

 

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: