Nereden nereye geldiğimiz ortada « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 09:00
Erol Yıldız

Erol Yıldız

Erol Yıldız

Nereden nereye geldiğimiz ortada

Nereden nereye geldiğimiz ortada
Son Güncelleme :

08 Nisan 2021 - 18:03

276 views

Nereden nereye geldiğimiz ortada

Korona virüs hakkında nereden geldiği, nasıl dünyaya yayıldığı hakkında değişik söylentiler halen sürüyor. Söylenen sözler ne olursa olsun, bu virüsün mutasyona uğrayarak bizlerden ayrılana kadar herkes gerekeni yapmak zorundadır. Alınan kararlarda gördüğüm kadarıyla farklı bazı maddeler beni tedirgin ettiğine göre, aklı selim kişilerinde tedirgin olduğunu görmek gerekiyor. Mesela konutlarda uygulanacak satış ve indirim paketleri vatandaşa destek değil, olsa olsa müteahhide destekten başka bir şey değildir.

Gel gelelim şimdi ülkemizde yaşananların sadece özetine. Kapanan iş yerleri, Çöp kutularını eşeleyecek kadar aç insanlar, paraları yarı yarıya düşürülmüş işçiler, işten acımasızca atılanlar, karşılığında yapılan kongreler, Otellerde utanmadan hiçbir şey yokmuş gibi tepinip salgını arttıranlar, günümüzde ise önüne geçilemeyen ölümler. Başka bir şey demeye gerek duymuyorum.

Bu ölümcül virüsün en önemli ihtiyacı, halkın hijyen koşullarını koruyan hijyenik malzemelerin ücretsiz olarak halka temini olmalıydı. Daha da önemlisi kış aylarından henüz kurtulmadan sorunların daha vahim halde gelmemesi için ısınma giderlerinin asgariye indirilmesi daha anlam taşıyacaktı. Salgın ve ölümcül olan anlamına gelen pandemi, dünyaya hızla yayılarak etkisini gösterdiği şu günlerde tek beklentinin hijyen koşulları olmasına rağmen, en önemli hijyen koşulu olan su, halen paralı olarak satılıyor. Dünyanın ayağa kalktığı günümüzde suyun ücretsiz hale getirilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Belki evinde elektriği az yakarak hayatını dengeleyebilir insanoğlu ama bu illetten kurtulmak için temizliği şart koşanların suyu ücretsiz yapması bence zaruri bir ihtiyaçtır. Gıda yine aynı koşullarda satışta olduğu gözleniyor. Gıda kısa süreliğine de olsa indirimin yapılması gerekenlerin içinde yer alıyor. Temel yaşam koşullarını oluşturan ihtiyaçların dışındakiler beni bu zaman diliminde hiç bağlamıyor.

Alınan tedbirlere herkesin uyması gerekiyor. Anayasamızda belirtildiği üzere herkes eşit hak ve hürriyetlere sahiptir. Alınan kararlara her vatandaş uymalıdır ve sokak boşaltılmalıdır. Nasıl boşaltılmalıdır sorusu ise iyi düşünülerek hazırlanmalıydı. Mesela 65 yaş ve üzeri kişilerin eve hapsedilmesi bence mantıklı olmadı. Hapisten ziyade kısıtlama daha iyi olurdu diye düşünmekteyim. Günde sadece işini görebilecek kadar vakit verilmeliydi. Günlük bir saat işlerinizi görüp eve dönme sınırı konmalıydı. Gerekçem çok basit. Herkesin bankada, resmi kurumda zorunlu işi olacaktır. Pazar alışverişi yapmak zorundadır. Hadi pazarı birine yaptırdınız diyelim. Bankadaki işleriniz nasıl yürüyecek? Sizin bu işlemleri yaptırmanız için birine vekalet vermeniz gerekir. İlaç yazılacak. İlaç alınacak. Bunlar için vatandaşlık numarası gerekir. Kime vereceksiniz bu numarayı. Bu iş olacak gibi değildir. İnsanları hem pandemi den hem de bu işlerden dolayı sıkıntıya sokacaktır. Yasaklamanın sokaklarda başıboş gezenlere, parklarda oturanlara, hiçbir derdi olmayıp elini beline koyup caddede tur atanlara uygulanmalıydı. Bu virüsün başlamasında geç kalındı. Ne gereği vardı yurt dışı gezilerinin. Ne işi vardı umre ziyaretlerinin. Elbette ki olacak ama her şeyin bir sırası var. 65 yaşı o kadar çok düşünüyorsunuz da neden umreden dönenler şimdi aranıyor?