Neden ?… « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 08:05

Neden ?…

Neden ?…
Son Güncelleme :

21 Nisan 2021 - 14:33

257 views

Neden ?…

Ulus devlet, ulus bilinci kavramlarını parça, pinçik etmek için; yine döndüler ÜMMET kimliğine…
Üstelik de küresel egemenlerin ekmeğine yağ sürercesine…
Küreselleşme kavramının önündeki en büyük engel; ULUS DEVLET ve ULUSAL KİMLİK olgularıdır.
İşte bu tehlikenin ayırdında olanlar ya da olup da bu ülkeyi yıkmak istedikleri için dinci maskeleriyle; yavaş, yavaş bu ülkenin değerlerine fiske vuranlar sarıldılar yine ÜMMET söylemine, ÜMMETÇİLİK kavramına…
Bakın şöyle bir çevrenize, kulak verin yayılan seslere; her yerde ÜMMET sözü duyulmakta…
Tarih tekerrürden ibarettir bağlamında, tıpkı Kurtuluş Savaşı sırasında, sünnetsiz, sözde hocalar nasıl savaşmışlardı; Mustafa Kemal’li Kuvva-i Milliye ile… Şimdi de saldırmaktalar Kemal Atatürk’ün değerlerini yaşatan ulusalcı yurtseverlere…
Sakın unutma !… 23 Nisan’ın bu ülke için, bu ulus için anlamı; ULUSAL EGEMENLİK kavramının, ULUS kimliğinin, ULUS bilincinin bu topluma verilişinin günü, en önemlisi de ULUS DEVLETİMİZ’in temelinin atıldığı bir gündür.
Bu anlamlı günü; toplumsal bilinçten silmek, halkın değerlerini tozumaya, yozlaştırmaya uğratmak için iç ve dış düşmanlarla birlikte ÜMMETÇİLER iş başındalar. En az PKK bölücüleri gibi; bu ülkenin değerlerini dinamitlemek için uğraşmaktalar ve onlar ülkeyi yıkmak için savaşmaktalar.
Ey değerli yurtsever; sen, yaşın kaç olursa olsun, 23 Nisan 2021 günü ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI’nı içtenlikle, coşkuyla çocuklar gibi kutla!…
Gölge düşüremesinler senin değerlerine, ulusalcı kimliğine, ulus devletine!…
Tüm düşmanlarına karşın sen var gücünle ve içindeki Kuvva-i Milliyeci ruhunla sarıl tüm yurtsever halkına!… En büyük bayramını kutla !…
Kutlu olsun 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ!… Dünya döndükçe var olsun 23 Nisan 1920 tohumlu ve 29 Ekim 1923 doğumlu Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz !…
Ve yaşadığımız şu olağanüstü günlerde; bulgur, nohut, kömür, akıtma suyla nasıl döner değirmen, nasıl tamamlanır ömür diye sormayanlar ya da sormayı akıl edemeyenler bugünlerde de patates, soğan kapmaca derdinde… Oysa daha dünlere kadar nasıl da haykırmışlardı seçim alanlarından CHP’ye “aç bıraktınız halkımı, aç” diye…
Ve dünlerden, önceki günler; İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı olağanüstü dönemler…
Savaşa katılmasa da ülkemiz, yine de erkekler askere alındığından, ne tarlalar sürülmüş, ne ekin biçilmiş. Tarlada çalışan yoksa, buğday da yok, ekmek de yok !…
Dolayısıyla tayınlar karneyle, toz şeker yerine kuru üzüm… Be iki gözüm CHP; bunu bile yıllardır anlatamadın halka ve sen anlatamayınca da her seçim öncesinde bunu kullanıyor AKP hem de tepe, tepe…
Ve bir seçim olursa, alanlarda, sallayarak elinde bir defter, yine saldıracak CHP’ye:
-Aç bıraktınız milletimi, aç… İşte ekmek karnesi, işte mühür…
Alanlardan ediyor; neredeyse 80 yıl öncesinde yaşananlar nedeniyle bolca küfür…
Ne yazık ki CHP hep sessiz kalıyor, neredeyse diyecek ki bunca söz için yarabbi şükür!…
Bu bağlamda belirtmek yerinde olacaktır ki…
Boşa geçmiştir Cumhuriyet’in kuruluşundan beri zaman; CHP için… Halkı eğitemediği, halka “halk” kavramını anlatamadığı, çıkarlarının nerede, kimden, neden, hangi düşünceden yana olduğunu öğretemediği için…
Sonuçta da iyicesine kopmuştur halk; HALK sözcüğünü taşıyan bu partiden ve karşıtları da çıkmıştır, 1923’den beri bekledikleri pusudan…
Ve korkum da, kuşkum da odur ki 2023’de yapılacak bir seçim, belki de yaşanacak son seçim olacaktır.
Bilge Herakleitos’a göre; aynı suya iki kez girilmezmiş ki bu sözlerin bir başka anlatımı, bir başka söylemi de değişmeyen, değişimin kendisidir. Dolayısıyla bu ülkede de değişmeyen AKP’nin iktidarıdır dememek için, emek verin CHP’liler; ulus bilinci yitirilmeden, ulus devletimiz yıkılmadan uyanın artık şu kış uykusundan !…
Seçim alanlarında “aç bıraktınız milletimi” söylemlerine başlamadan AKP; çizin şöyle bir harita… Bakın İkinci Dünya Savaşı’ndaki Hitler’in rotasına…
Ve bu gerçekleri usanmadan, bıkmadan sürekli anlatın halkımıza !.. Anımsatın o dünleri; savaşın ateşiyle yanan ülkeleri…
HITLER; tüm Balkanlar’ı ezip geçip de, Trakya’dan Kuzey’e neden yöneliyor ?…
Çünkü Alman Büyükelçisi Von PAPEN Türkiye’yi ve Türkler’i çok iyi tanıyor. HITLER’e; “Türkler’i askeri gücünüzle korkutamayacağınız gibi, açlıktan da öldüremezsiniz. Çünkü en az 10 yıllık buğdayları var silolarında” diyor.
İşte bugün topyekun bir savaşın ortasında kalsak ki küresel salgın da bir çeşit topyekun savaş ve ne yazık ki yavaş, yavaş kaynaklar tükeniyor. Daha dünlere kadar CHP’yi “milleti aç bırakmakla itham edenler ” karşısında neden CHP suskun kalıyor ve neden “Senin bugün silolarında neyin var eyy AKP?” diye Kılıçdaroğlu sormuyor?…
Neden CHP; halkın partisi olmanın gereğini yerine getirmiyor?… Neden CHP; ulusal kimlikten, ulus devletten, ulusal bayramlardan yana her geçen gün ödün verildikçe; yeterince güçlü bir ses çıkarmıyor?…
Neden bu devletin kurucu partisi CHP; bu devletin ve CHP’nin 6 ilkesini simgeleyen oklar teker, teker kırılırken dilini yutmuş gibi davranıyor?…
Ulus, ulusalcılık, ulus devlet ve ulusal bayramlar gelince gündeme; sorularımız da yöneliyor CHP’ye… Çünkü elde kalan son kale CHP… O düşerse; işte o zaman vay ki vay memleketin haline !…
İşte o gün geldiğinde; nasıl diyebileceğiz KUTLU OLSUN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI?… Bu sorunun yanıtını çok iyi düşün eyy CHP!…