MUHALİF DURUŞ « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 00:11

MUHALİF DURUŞ

MUHALİF DURUŞ
Son Güncelleme :

15 Nisan 2021 - 16:35

328 views

MUHALİF DURUŞ

“İktidar bütün yönetimlerde var; muhalefet ise, sadece demokratik ülkelerde olur.” Bu saptama demokrasinin önemli ölçütlerinden biridir. Muhalif olmak, farklı düşünmek; düşündüklerini özgürce ifade edebilmek ve düşüncesini paylaşanlarca örgütlenebilmektir. Yasal güvencelere sahip olan örgütlü yapı kurumsallaşır. Yani, muhalif olmak sadece verili yapıda karşı olmak değil, yasal örgütlü kurumsal duruştur. Bu duruş, akılcı ve tutarlı çözümler içerir. Farklı duruş, farklılıkların birlikteliğini sağladığı zaman toplumsal tabana kavuşur. Toplumsal tabanı olan yapı, iktidara talip olduğunu duyurmuş olur.

Muhalif olmak, farklı düşünmekle başlayan bir süreçtir. Demokratik toplumlarda bu tür oluşumlar sorunsuz yaşanır. Farklı düşünce, özgürce ifade ve örgütlenme hakkından yararlanır. Bu örgütlü yapı kurumsallaşınca toplumsal onayı almış olur. Bu oluşum, demokratik ortamda eşitler yarışına katılır. Geleceğe ilişkin çözüm önerileri(ülke yararı temelinde) toplumun onayına sunulur. Yasalarla belirlenen ve güvenceye alınan koşullarda yarışı bitirenler temsil yetkisi almış olurlar. Temsil, ben yaptım oldu veya benim istediğim gibi saplantıları bünyesinde barındırmaz. İktidar ne kadar kazanılmış bir hak ise, muhalefet de bir o kadar meşrudur(!) Muhaliflerin sayısı değil, varlığı önemlidir. Bu nedenle temsi, programa bağlanmış olan çözüm önerileriyle sınırlıdır. Ben halktan yetki aldım, her konuda tek yetkiliyim yaklaşımı öncelikle temsille ve demokratiklikle bağdaşmaz! Demokrasiler “Ben’leri değil, bizleri öncelikli ve gerekli olarak kabul eder. Bu nedenle direnmeler, dayatmalar, kesinlikle hükümsüzdür.

Toplumsal sorunlara dayalı olan sivil oluşumlar, toplumsal dayanak bulabilirler. Sorun temelli ve çözüm amaçlı oluşumlar genellikle iktidarların karşısında yer aldıkları için, özünde muhaliftirler. Ben, sivil toplum örgütlerini şöyle tanımlıyorum: Bir sorun çevresinde çözüm temelinde bir araya gelen, ast ve üst ilişkisi olmayan, eşit ve özgür katılımcılardan oluşan; herhangi bir otoriteden emir ve direktif almayan topluluk, sivil toplumdur. Sorun temelli çözüm yaklaşımı, duyarlı iktidarların kolaylaştırıcılıklarından yararlanabilir. Ancak, sorun çözme sorumluluğu taşıyanların(iktidarlar) sorumsuzca yaklaşımları, otomatik olarak sivil toplum oluşumlarını muhalif konuma iter. Bu nedenle tanımda; “herhangi bir otoriteden emir ve direktif almayan” vurgusu yapılmıştır. Varlığını çözülmeyen sorunların varlığı ile başlatan bu yapılanmalar devamını çözümlerle sürdürür. Sivil toplum oluşumlarının yaşama yaptıkları olumlu katkılar nedeniyle yaşamsaldır. Temel haklar bağlamında geliştirilen çözümler, özel çıkarı olanları rahatsız eder. Bu nedenle sahte çözümler ileri süren, “sarı” sivil görünümlü oluşumlar ortaya sürülebilir. Sivil toplum oluşumlarının yumuşak karnı, katılımcılarından yana etkili bir seçiciliğinin olmayışıdır. Bunun için, bu tür yapılanmalara iyi niyetliler kadar, özel amacı olan kötü niyetlilerde katılabilir.

Rahmetli Uğur Mumcu bir konuşmasında, iki önemli sivil toplum örgütünden söz etmiştir. Bu iki yapılanmada ülkenin kaderini belirlemiştir. Bunlardan birincisi “KUVAİ MİLLİYE” diğeri de “KÖY ENSTİTÜLERİ’dir. Bu saptamaya katılıyor ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini de ben ekliyorum.