Lebalebizm… « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 08:43

Lebalebizm…

Lebalebizm…
Son Güncelleme :

31 Mart 2021 - 18:23

432 views

Lebalebizm…

Son dönemlerde ülkemizde felsefi anlamda çok önemli gelişmeler yaşanıyor…

Ülkemizde gelişen ve felsefe dünyasında büyük sükse yapan fıtratizm akımdan sonra şimdi de daha büyük sükse yapmaya aday lebalebizm akımıyla karşı kaşıyayız… Bizde gelişen bu felsefi düşünceyi lebaleb tüm dünyaya yayma eğilimindeyiz… Biliyorsunuz itibardan tasarruf olmaz…

Şimdi lebalebizm felsefesi nedir, ne değildir, insanlığı nasıl etkiler kısaca şöyle bir bakalım…

Önce kavramları ve kavramların yüklendiği anlamlara bir bakalım… Leb dudak demek, ağız girişimiz dudaklardan başlar. Dudaklarımız önemli ölçüde ağzımızın kapısıdır… Lebaleb de ağzına kadar dolmuş demek… Farsça kökenli bu kavram boşluğu kabul etmiyor… Biz buna tıka basa, tıklım tıklım, iğne atsan yere düşmez gibi anlamları da yükleyebiliriz…

Bu düşünce; azı, az olanı, ayrıyı, başkayı, ötekini, kendinden olmayanı dikkate almayan ve yok sayan bir anlayışın siyasi felsefesidir.  Bu felsefe  “taraf olmayan bertaraf olur” ilkesini temel alır… Bu düşünce, kendi taraftarlarını devamlı güçlü tutarak; safları lebaleb düzenine göre düzmeye dayanıyor… Ya saflar(ın)dasın ya da değilsin… Anca beraber kanca beraber, altta kalanın canı çıksın, sürüden ayrılanı kurtlar kapsın gibi yan sloganlarla kendi trenlerine binmeyenlere, binip de inenlere karşı bir tepkiyi de dile getirirler… Çokluk, kalabalıklık, kalabalık görünmek, sırt sırta, omuz omuza, elele, dil dile, dudak dudağa,  sıkış tepiş üst üste olarak kalabalık bir görüntü vermek bu akımın çok hoşuna gider… Bu felsefenin siyasi yanı da; hesabını yüzde elli artı bire göre yapmıştır… Önemli olan öncelikle yüze elli artı biri elde etmek, ettikten sonra da onları elde ve evde tutabilmektir… Gerektiğinde evde tuttuklarını, tutamadıkları üzerine saldırarak demokrasi adına yüzde elli artı biri tutturabilmektir. Taraf olma siyasetinin kutsiyetini öne çıkararak; taraf olmayanları bertaraf etmenin kutsiyetliğiyle ödüllendirmektir…

Antik çağdan bu yana Anadolu topraklarında Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Herakleitos, Diyojen ve sonraki çağlarda Yunus Emre ve Mevlana’ya kadar uzanan felsefi düşüncenin tarihsel gelişimi “Lebalebizm” Felsefi düşüncesiyle yeni bir boyuta evrilmektedir. Avrupalılar ülkemizde bu felsefi gelişmeleri yakından takip ederek, bir kıskançlık da duymaktadırlar…

Başka bir felsefe akımını tanıtmak umuduyla hoşça kalın, lebaleb kalın !