Kişisel Hırs ve Önderlik « Mavi Didim Gazetesi

17 Haziran 2021 - 19:38

Kişisel Hırs ve Önderlik

Kişisel Hırs ve Önderlik
Son Güncelleme :

25 Ocak 2021 - 6:20

673 views

Kişisel Hırs ve Önderlik

Kişisel Hırs ve Önderlik; 1970’li yıllar.  Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) kurulmuş.  Aramızda Avşar’lı Durmuş Uyanık’ın da bulunduğu kadınlı-erkekli bir gurup devrimci Parti’nin il kongresini yapmak amacıyla Aydın’ın kenar semtinde bir kahveye doğru yola çıkıyoruz.  Ulaştığımızda kahveci fikir değiştirmiş.  Kahvenin arkasında bir  ahır-samanlık karışımı yeri temizledik, sahsımın divan başkanlığını yaptığı kongremizi gerçekleştirdik.

O yıllar ülkenin en bilinçli, en gözü kara devrimcileri Parti’de toplanıyordu.  Genel Başkan Doğu Perinçek’in söylemiyle; “Kurucular Türkiye haritası” gibiydi.  Yıllar yıllar geçecek dost-düşmanın imrendiği Öncü Parti, tasfiye edile edile hafta-içi toplu istifalarla ibretlik duruma düşecekti.  Örgüte ömür boyu egemen olma hırsı, devrime önderlik etmesi beklenen bir yapıyı şeyhlerine körü körüne biat eden bir tarikata dönüştürecekti.

Teoride bellediklerimizin tersi yapıldı.

*”Yüz çiçek açsın, yüz fikir yarışsın.” dedik, ancak farklı fikirlere tahammül göstermeyip, merkez kendi bildiğini okudu.

*Parti üyelerini eşit konumlu yoldaşlar olarak bildik, ne var ki, yıllar geçtikçe parti merkezinde kendilerine “çelik çekirdek” tabirini yakıştıran ayrıcalıklı bir yapı oluştu.

*Demokrasi dedik, genel kurullarda önceden belirlenmiş; Başkan’ın onayını almış üyeler yönetim kademelerine yerleştiler.

*Emeği savunur olduk, parti emekçilerini bir kenara itip emekli askerleri ve emekli bürokratları baş köşeye oturttular.

*Sömürü karşıtlığı temelindeki siyasetlerimiz, Parti’den maddi rant sağlayanların ön aldığı bir ortamda unutulur oldu.

Aydınlık hareketi  nitelikleriyle ülkenin devrim yolunda ilerlemesini sağlama umudunu her daim canlı tutmayı sürdürecektir.  Son istifalar bu yöndeki umutlara güç katmıştır.  Bakmayın, ülke tarihinin en talancı sınıfına yancılıktan başka marifeti olmayan bir grupçuğun Aydınlık hareketini sahiplenmesine.  1920’lerden beri bu topraklara kök salan devrim ağacı er geç tekrar filizlenecek ve ülke semalarını kaplayacaktır.