Kılıçdaroğlu’nun Turizmcilerle Buluşmasına DTO Başkan Yardımcısı Atilla’da Katıldı « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 22:04

Kılıçdaroğlu’nun Turizmcilerle Buluşmasına DTO Başkan Yardımcısı Atilla’da Katıldı

Kılıçdaroğlu’nun Turizmcilerle Buluşmasına DTO Başkan Yardımcısı Atilla’da Katıldı
Son Güncelleme :

09 Haziran 2021 - 18:01

80 views

Kılıçdaroğlu’nun Turizmcilerle Buluşmasına DTO Başkan Yardımcısı Atilla’da Katıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Aydın programı kapsamında Kuşadası’nda turizm sektörü temsilcileriyle bir araya geldi. Turizmde normalleşme süreciyle ilgili gerçekleşen toplantıya meslek örgütü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve turizmciler katıldı.

Turizmcileri dinlemek, her ortamda temsilcisi olmak, sorunlarını aktarmak istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu “Geldiniz, onur verdiniz, hepinize teşekkür ederiz. Sizlere siyaset kurumunun bir aktörü olarak değil bu ülkenin bir vatandaşı olarak yürekten teşekkür ederim. Gerçekten Türkiye’nin tanıtılmasına, Türkiye’nin ekonomik olarak kalkınmasına büyük katkılarınız var. Hepimiz bunu görüyoruz aslında. Hangi siyasi görüşten olursak olalım ve coğrafyanın neresinde yaşıyorsak yaşayalım sizin verdiğiniz katkı son derece değerli. Bu sadece ülkeye döviz getirmek anlamında değil Türkiye’nin tanıtılması anlamında da son derece değerli. O açıdan sizlere yürekten teşekkür etmek bir vatandaş olarak benim görevim. Hepinize teşekkür ederim, sağ olun diyorum” diyerek sözü turizm sektör temsilcilerine bıraktı.

Toplantıya Didim’i temsilen katılan Didim Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla, Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği Başkanı Sevinç Karataş ve Holiday Resort Genel Müdürü Derviş İşçi söz alarak ilçe turizmi için tespit ve önerilerde bulundular.

Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Atilla, TUİK’in geçtiğimiz günlerde 2020 yılının ilk çeyreğine ilişkin paylaştığı %7 büyüme rakamına işaret etti.  Türkiye’nin turizm gelirinin 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 65,1 azalarak 12 milyar 59 milyon 320 bin dolara gerilediğini, Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının Ocak-Nisan döneminde 2020 yılında 4.262.882, 2021 yılında da 2.743.773 olduğunu ifade ederek düşüşün % 35.6 seviyesinde olduğunu altını çizerek, “TUİK’in açıklamış olduğu % 7’lik büyümeden biz turizmciler olarak nasibimizi maalesef alamadık, aksine iflaslar, iş kayıpları ve ne yazık ki zaman zaman intiharlar oldu” dedi.

Atilla açıklamasını şöyle sürdürdü “Türkiye dünyada aranan bir destinasyon, turizm adına bütün çeşitlilik Türkiye de mevcut. Bu kriz dönemi daha önce yaşadıklarımızdan farklı olarak turizmin ekonomiye etkisini açık bir şekilde gösterdi. Bütün ülkeler turizm hareketinin kendi içlerinde kalmasını istiyorlar. Ülkenizde yapmıyorsanız dayanışma içerisinde bulunduğumuz ülkelerde yapın diyorlar, bunun için de AB Ülkeleri kovid-19 aşı pasaportunu 1 Temmuzdan sonra yürürlüğe koyacaklar. Aşı pasaportu uygulamasının içinde olmadığımıza göre aşı çalışmalarını hızlandırmamız gerekiyor.

Ana pazarlarımızdan ümit ettiğimiz olumlu haberleri alamıyoruz, Birçok krizi atlatan sektörümüz en sıkıntılısı süreci bu dönemde yaşıyor. Rahatlıkla bunu da atlatabiliriz, yeter ki polemik yapmadan doğru hedefe ilerleyelim. Dünyada vatandaşlarımızın olmadığı ülke yok. Lobi çalışmalarını geliştirelim. Burada turizm ataşeliklerine önemli görevler düşmekte. Turizm müsteşarlarımıza, ataşeliklerimize yetki vererek onları mevcut pasif durumlarından kurtaralım. Sadece siyasiler ile ne yazık ki ilişkiler yürümediği için STK’lar da devreye alalım.

Zaman zaman tur operatörlerine yabancı ve yerli ayrımı yapmadan maddi destekte bulunuyoruz, bunu Mısır gibi ülkelerde de yapıyor fakat onlar yurt dışında bizim sahip olduğumuz olanaklara sahip değiller. Sadece Avrupa’da 6 milyon vatandaşımız yaşıyor. Yurt dışında bulunan 2 bin civarındaki seyahat acentelerimizi ve tur operatörlerimizi desteklersek, daha fazla potansiyel yakalayacağımızı düşünüyorum.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Vakfı kurulması önemli ve doğru bir adımdır. Daha önce de belirttiğim gibi Türkiye’de bütün turizm çeşitliliği mevcut. Tek bir destinasyona odaklanmadan çalışmalarımızda bütün Türkiye’yi kapsama almalıyız.

2020 de uyguladığımız ve bu yıl devam ettiğimiz “Güvenli turizm sertifikasyonu” önemliydi. Tamam, bu uygulamayı ilk olarak biz başlattık, başka ülkeler bizi takip etti, fakat 2021 de insanlar pandemiyi çağrıştıran bir şey ile karşılaşmak, bir köşeye sıkışmak istemiyorlar. Eski günlerine dönmek, turlara katılmak, dans etmek, değişik insanlar ile bir araya gelmek, eğlenmek, konuşmak, gülmek, Pandemi öncesi günleri yaşamak istiyorlar. Bunun olabilmesi için de aşının önemi kendisini göstermektedir.

Pandemiden sonra turizm anlayışında değişiklik beklentisi var. Mevcut varlıklarımız ile turizm yürür, fakat gelişemez, CHP’li belediyeler kent turizmini deneyebilirler. Londra, Barcelona, Berlin, Paris, Atina gibi örnekleri var. Bunun için de mevcut ürünlerimize Didim’de gerçekleşen ve 100 binlerin katıldığı Vegan Festivalini örneğindeki gibi yeni, katma değeri olan etkinlikler ilave etmemiz gerekir, Bu çalışmalara kaynak olarak da 1 Ocak 2022’ye ertelenen konaklama vergisi yerel yönetimlere yönlendirilmelidir” dedi.

Avrupa da yaşayan yaşlı nüfusa yönelik özel bir çalışma yapılabileceğini söyleyen Atilla  “yeşili bol olan, sağlık merkezleri, spor kompleksleri olan yerler yapabiliriz, kur farkının avantajını kullanabiliriz. 2000 € alan bir emeklinin parası Türkiye’de 21 bin TL yapıyor, krallar gibi ülkemizde yaşar, yılın en azından 6 ayını Türkiye de geçirme durumları olabilir, bu projelere AB’nin de destek vereceğini düşünüyorum. Yer olarak önerimi de belirteyim; DİDİM!” dedi.

Almanya ve Türkiye örneğinden yola çıkan Atilla, iki ülkenin neredeyse aynı nüfusa sahip olmasına rağmen seyahat eden kişi sayısında önemli bir fark olduğunu ifade etti. Atilla, Dünya Turizm Örgütü dahil herkesin dikkati çektiği yurt içi turizmde potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşa tatil hediye edilmesinin yurt içi turizmi canlandıracağı gibi Vatandaşın da Devlet gücünü hissetmesine sebep olacağını vurguladı.

Yurt dışından gelenlerin kovid-19 kısıtlamalarından muaf olduğunu, aynı şartlarda Türk vatandaşlarının muaf almadığını söyleyen Atilla, “Yunanistan bizi çağırıyor, aşınızı olmuşsanız, hastalığı atlatmışsanız gelin diyor. Biz de onlara gelin diyoruz, 146 ülkeye bu şartlarda gelin diyoruz, fakat aynı şartlarda olan vatandaşlarımıza evde kalın diyoruz. Akşamları saat 22’den sonra ve Pazar günleri sokağa çıkmayın diyoruz. Ne büyük bir çelişki” dedi.

Karamsar tablo çizmedim, kendi kendimizi fazla umutlandırıyoruz. Bizim beklendiklerimizi bütün dünya ülkeleri bekliyor. BM’ye üye 193 ülke rakibimiz. 1 milyon 750 bin yatağımız, 13.500 konaklama tesisimiz var, nasıl dolduracağız, bir gün rezervasyon alıyoruz, umutlanıyoruz, “tamam” diyoruz, krizi atlattık” diyerek sektörün yaşadığı beklenti ve hayal kırıklıklarına dikkati çekerek sözlerini tamamladı.

The Holiday Resort Genel Müdürü Derviş İşçi “turizm dünyaya açılan penceremizdir” diyerek başladığı konuşmasında sektörün Ülkemizin marka değerine yaptığı katkının altınını çizdi. Turizmin ekonomiye sağladığı etkinin bu dönemde daha fazla önem kazandığı ve fark edildiğini söyledi. Sektörün işgücüne önemli bir katkı yaptığını ve 30 sektörün lokomotifi olduğunun altını çizdi. “Buna rağmen sektör ve sorunlarının her zaman ya ötelenmiş, yalnız bırakılmış ya da görülmemiştir” dedi. Turizm sektörünün sorunlarını; çalışanlar, İşverenler, Enerji giderleri, Yiyecek içecek maliyetleri, İşverenin kurumlarla olan kiralama, ecri misil sorunları başlıkları altında detaylandırdı. İşçi, Kısa çalışma ödeneğin en azından yeni sezona kadar devam etmesi, İrtifa haklarının tefe tüfeye göre değil, ciroya bağlı olarak ödenmesi, Aşılanmanın hızlandırılması, Kredi faiz oranlarının düşürülmesi önerilerini dile getirdi.

İşçi, Seçim konuşmalarının başladığı şu günlerde olası bir erken seçimde veya 2023 yılı normal tarihinde yapılacak seçimlerde, bahsettiği sorunlarla ilgili nasıl bir planlama yapılacağını bilmek istediklerini, çözüm önerilerini Cumhuriyet Halk Partisi seçim bildirgesinde görmek istediklerini ifade etti.

Restoran işletmecisi Onur Çağlar saat 22:00’da başlayan ve Pazar günleri tam gün uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması ile mekanların 21:00’de kapanmasının işletmelerin sıkıntılarını gidermediğini ifade etti.