Kazan Kaynıyor « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 01:09

Kazan Kaynıyor

Kazan  Kaynıyor
Son Güncelleme :

10 Ocak 2021 - 12:37

240 views

Kazan  Kaynıyor

  • Günlerdir Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektör nedeniyle; üniversitenin öğretim görevlileri “ki Rektörlük binasına sırtlarını dönerek tepkilerini gösterdiler” ve öğrencileri  ayaklandılar, bu dışarıdan atama kararına karşı çıkıyorlar.
  • Doğal olarak atama yapan taraf da bu göstericilere karşı, dolayısıyla ortalık ha karışacak, ha karıştı ki olayları “yeni bir Gezi parkı olayı” olarak niteleyenler de var.
  • Polisin üniversite giriş kapısına “kelepçe” takması; oldukça anlamlı “olumsuz anlamda” elbette ki… Burada “kelepçe” bir metafor mu?… Bir şeylere gönderme mi?… Kapının iki kanadının kelepçelenmesi; tartışmaya açık bir olay ama şöyle bir gerçek var ki bugüne değin rektör atanan hiç bir üniversitede, Boğaziçi Üniversitesi’nde görüldüğü gibi bir tepki verilmedi. Kuşkusuz içten, içe ya da aralarında atamaları eleştirmiş olsalar bile, kesinlikle dışa vurmadılar tepkilerini ya da öfkelerini… AKBaşkan’ın yaptığı atamalara hep suskun kaldılar. Bir tek, evet bir tek Boğaziçi Üniversitesi başkaldırdı üniversite dışından yapılan bu atamaya…
  • YÖK’den, daha doğrusu 12 Eylül 1980’den önce bu ülkede “özerk üniversiteler” vardı ya… İşte Boğaziçi Üniversitesi; bize o günleri anımsattı bu duruşuyla… Ama LGBT bayraklarının ne işi vardı atanmış rektöre karşı tavır sergilenen bir kalkışmada yer alan göstericiler arasında?…
  • İnsan Hakları, Kadın Hakları için düzenlenen gösteri ve yürüyüşlerde; hemen ön sıralarda “sarılı, yeşilli, kırmızılı” bezler sallanırdı havada… Sanki “hak ihlali ya da insan hakları söz konusu olunca” öncelikle PKK yandaşlarının, ayrılıkçılarının ayrıcalıkları olmalıymış gibi… Bu kez de LGBT’liler boy gösteriyorlardı gökkuşağı rengindeki bez parçalarıyla…
  • Orada olmaları; destek için midir, köstek için midir yoksa kendilerini kamusal alanda göstermek, varlıkların halkın gözüne, gözüne sokmak için bir fırsatçılık mıdır?… Ne de olsa 2020’nin son aylarında “gökkuşağı renkleri”ni kullanmak yasaklanmıştı AKİktidar tarafından alınan kararla, bu renklerin LGBT’lileri çağrıştırdığı gerekçesiyle… Bırakalım onları kendi, kendileriyle; bakalım gündemde daha neler varmış diye…
  • Boğaziçililer bir yana; yeniden dalga, dalga yayılan “ifade özgürlüğü”nü kısıtlama girişimleri ki bu bağlamda üç ünlü ve önemli ad var sırada… Daha önce FETÖ’cülerin hışmına uğrayan İlker Başbuğ; yazdığı son kitabıyla “darbe çığırtkanlığı” yapmakla suçlanıyor. CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden Fikri Sağlar; bir televizyon programında “Türbanlı hakime güvenmem” açıklaması nedeniyle taşlanıyor. Ve KRT’nin yorumcusu Can Ataklı da “AKBaşkan’ın seçimi kaybetse bile gitmeyeceği” üzerine paylaştığı görüşleri nedeniyle haşlanıyor.
  • Sonuç olarak bu üç ünlü ve önemli yurttaşımıza “yargı yolu” gözüktü. Sanki kazan kaynıyor ülkede…
  • Ama kaynayan kazan yalnızca bizde mi?… Asıl kazan, Amerika Birleşik Devletleri’nde kaynıyor, tüm dünyanın şaşkın bakışları altında…
  • Bizim AKBaşkan’ın gelecekte ne yapacağı üzerine tartışmaları bırakırsak geleceğe… Günümüzde Cumhuriyetçilerin Başkanı Trump; seçim yenilgisini bir türlü içine sindiremeyip, yandaşlarıyla birlikte eyleme geçiyor, yandaşları “Biden’ın parlamentoda Başkanlık ünvanının oylandığı ve onandığı günde” parlamentoyu basıyor. Ölenler, yaralananlar, dünyanın dehşetle “ama içlerinden de oh olsun diyerek” izlediği olaylar yaşanıyor.
  • Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılırken; yıllardır etken/kışkırtan/destekleyen ya da tek bir sözcükle manüple eden bir devletin olduğu ileri sürülür bilindiği gibi…
  • Bu dağılışın ardından Putin’in yönetimiyle yeniden güçlenen Rusya Federasyonu için de Trump’ın seçimleri kazanmasında katkısı/desteği olduğu da ileri sürülür.
  • Acaba Trump; seçim yenilgisini içine sindiremeyip, seçimleri Demokratlar’ın çaldığını söyleyip, savaşımını sürdürürken, birileri SSCB’nin yıkılışında katkısı olduğunu varsaydığı “güç”den rövanş alma amacıyla Trump’a destek veriyor olabilir mi?…
  • Varsayalım ki destek veriyor; verirken  aslında Amerika Birleşik Devletleri’nin parçalanmasını amaçlıyor olabilir mi?… Ne de olsa yaşadığımız dünya; göze-göz, dişe-diş ya da kısasa, kısas dünyası… Neden istemesin ki Putin de değişiversin diye ABD’nin haritası?… Çünkü Trump’a bağlı eyaletlerin ayaklanacağı, birliğin parçalanabileceği söylenceleri almış yürümüş Amerika’da…
  • Olmaz, olmaz dememeli; olmaz, olur ama Ulu Manitu (İlüminati) hiç izin verir mi bu parçalanmaya?…
  • Gerçekten de kazan “fokur, fokur” kaynıyor, 2021 yılı yalnızca mutasyona uğramış Corona Virüsü, ekonomik sorunlarıyla değil  bir de siyasal entrikalarıyla oldukça karmaşık geçecek gibi…
  • Ve…
  • Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz “eninde, sonunda Teksas; birlikten ayrılacak, ABD yıkılacak” varsayımı yoksa gerçek mi olacak acaba?…
  • Kim bilir?… Kemal Atatürk’ün kurduğu devleti parçalamak, yıkmak için uğraşanlar… Her ne ise… Biden gelecek, kaos bitecek diyerek… Konuyu burada keselim, kimsecikler kapılmasın hevese diyelim.