KA­TI­LIM « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 01:05

KA­TI­LIM

KA­TI­LIM
Son Güncelleme :

22 Ocak 2021 - 17:09

485 views

KA­TI­LIM

Atama, ka­tı­lı­mı temel alan bir idari işlem gibi gö­zük­me­si­ne kar­şın; li­ya­ka­ti temel al­mı­yor ise, de­mok­ra­tik ola­maz!

Özgür iradi se­çim­le­rin ola­bi­le­ce­ği or­tam­lar­da, atama yap­mak ön­ce­lik­le hak ve öz­gür­lük­ler­le bağ­daş­maz. Bu ifade aynı za­man­da, de­mok­ra­tik­lik­le bağ­daş­maz(iradi se­çim­ler ön­ce­lik­li ol­ma­lı) an­la­mın­da­dır. Yetki ak­ta­rı­mı yo­luy­la yet­ki­len­dir­me­nin içe­ri­ği ve sı­nır­la­rı, ya­sa­la­rın gü­ven­ce­sin­de ol­ma­lı­dır. Özel­lik­le temel hak­la­rın kul­la­nı­mı, her ko­şul­da hak sa­hi­bi­ne ait­tir. Bu hak­lar en­gel­len­me­ye­ce­ği gibi, özel hal­ler dı­şın­da adına da kul­la­nı­la­maz. Yetki kul­la­nı­mı ön­gö­rü­le­bi­lir­li­ğin, gü­ven­li sı­nır­la­rı için­de ol­ma­lı­dır. Temel hak­la­ra, hu­ku­ka ve ya­sa­la­ra ay­kı­rı ol­ma­ma­lı­dır.

Hak sa­hip­le­ri­nin söz hakkı, şef­faf­lık ve de­net­le­ne bi­lir­lik­le ya­şa­ma ge­çi­ri­le­bi­lir. Hak sa­hi­bi olan­la­rın (vergi ve­ren­ler) söz hakkı yok ise, o ya­pı­da de­mok­ra­si­de yok­tur. Söz hakkı(ka­tı­lım hak­kı­dır), hu­ku­kun gü­ven­ce­sin­de ol­ma­lı­dır. Hu­ku­ki gü­ven­ce ku­rum­lar ara­cı­lı­ğı ile ye­ri­ne ge­ti­ri­lir. Ku­rum­la­rın özerk­li­ği­nin önemi bu nok­ta­da or­ta­ya çık­mak­ta­dır.

En az, temel hak­la­rı­mız kadar önem­li olan top­lum­sal hak­la­rı­mız var(çevre hakkı ve ka­tıl­ma hakkı). Bu top­lum­sal hak­lar, temel hak­lar­la iç içe geç­miş­tir. Bun­lar­dan bir ta­ne­si, top­lum­sal mül­ki­ye­tin pay­da­şı olma hak­kı­dır. Bu hakka bağlı ola­rak olu­şan yö­ne­ti­me ka­tıl­ma hakkı da göz ardı edil­me­me­li­dir. Yö­ne­ti­me ve is­te­nir ör­güt­lü­lük­le­re(da­ya­nış­ma) ka­tıl­ma hakkı aynı kap­sam­da­dır.

Top­lum­sal mül­ki­ye­tin pay­da­şı olmak, söz sa­hi­bi ol­mak­tır. Söz sa­hip­li­ği, ka­tı­lım­la ger­çek­leş­ti­ri­lir. Ka­mu­sal alan, top­lum­sal po­li­ti­ka­la­rın vücut bul­du­ğu ve et­ki­le­şi­min ol­du­ğu alan­lar­dır; so­kak­lar ve mey­dan­lar­da bu kap­sam­da­dır. Kent­le­rin ortak me­kân­la­rı aynı za­man­da yerel yö­ne­tim­le­rin ka­tı­lım alan­la­rı­dır. Bu ka­tı­lım­lar, yerel de­mok­ra­si­nin en önem­li ön adım­la­rın­dan­dır.

Va­tan­daş­lık, maddi ve ma­ne­vi hak sa­hip­li­ği­nin kay­na­ğı ve te­me­li­dir. Hak sa­hip­le­ri­nin onayı ol­mak­sı­zın, onlar adına ka­rar­lar ve­ril­me­me­li­dir. Se­çim­ler­le dev­re­di­len yet­ki­ler son­suz ve sı­nır­sız de­ğil­dir. Bu ne­den­le hak sa­hip­le­ri­nin ka­tıl­ma­dık­la­rı ka­rar­lar alın­ma­ma­lı­dır. Özel­lik­le HES’ler, je­oter­mal­ler, nük­le­er sant­ral­ler, orman alan­la­rı­nın maden sa­ha­la­rı­na dö­nüş­tü­rül­me­si veya imara açıl­ma­sı so­run­lu alan­la­rı işa­ret et­mek­te­dir. Bu ka­rar­lar­dan doğ­ru­dan et­ki­le­necek olan­la­rın onayı alın­ma­lı­dır. As­lın­da bir böl­ge­sel hak gibi gö­zü­ken so­run­lar özün­de tüm va­tan­daş­la­rın hak sa­hi­bi ol­du­ğu alan­lar­dır. Da­ha­sı, bu nok­ta­da in­san­lık hak­kın­dan da söz edi­le­bi­lir.

Hak sa­hip­le­ri­nin onayı ol­mak­sı­zın alı­nan ka­rar­lar­dan do­la­yı, ülke za­ra­rı­nın or­ta­ya çık­tı­ğı ör­nek­ler göz ardı edil­me­me­li­dir. Yağ­ma­la­nan Kaz dağ­la­rın­dan ülke ne gibi ka­za­nım­lar elde etti? As­lın­da ül­ke­miz, özel­leş­tir­me­ler­den büyük za­rar­lar gör­müş­tür. Özel­leş­tir­me ka­rar­la­rı­nın doğru, ger­çek­çi ve ge­rek­li ol­du­ğu iddia edi­le­mez. Şeker fab­ri­ka­la­rı­nın özel­leş­ti­ril­me­si, yüz­bin­ler­ce ki­şi­nin hak­la­rı­nın el­le­rin­den alın­ma­sı ile so­nuç­lan­mış­tır. Aynı za­man­da, bu alan bir ABD şir­ke­ti olan Car­gil’e ter­ke­dil­miş ve sağ­lı­ğa za­rar­lı olan bir ürün tüm tat­lı­lar­da kul­la­nı­la­bi­lir ol­muş­tur. K_­Top­rak adlı bir kişi, konu ile il­gi­li şunu yaz­mış: “Üç teh­li­ke­li beyaz ola­rak bi­li­nen ‘un, şeker ve tuz’un insan sağ­lı­ğı­na et­ki­si tar­tı­şı­lır­ken, daha az ma­li­yet­le elde edi­len ve ga­zoz­dan çi­ko­la­ta­ya pek çok ürün­de kul­la­nı­lan ni­şas­ta bazlı şeker (NBŞ), bazı AB ül­ke­le­rin­de ya­sak­lan­dı. Tür­ki­ye, dün­ya­nın en büyük 4. şeker pan­ca­rı üre­ti­ci­siy­ken, ton ba­şı­na 250-300 dolar daha ucuz olan “mısır şu­ru­bu” üret­mek için sa­de­ce 2010’da 500 bin ton mısır ithal etti. Ancak içe­ri­ğin­de fruk­toz olan mısır şu­ru­bu ile ya­pı­lan gı­da­lar, dok­tor­la­ra göre kro­nik has­ta­lık­la­rı sal­gı­na dö­nüş­tü­rü­yor.”

Bu nok­ta­da de­ğer­len­dir­me­yi okur­la­rı­ma bı­ra­kı­yo­rum. Va­tan­daş­la­rı­mız, hak­la­rı­na sahip çık­mak is­ti­yor­sa, ön­ce­lik­le bir araya gel­me­li­dir(ör­güt­len­me­li). Ülke ya­ra­rı­na ol­ma­yan özel­leş­tir­me­ler ka­mu­laş­tı­rıl­ma­lı veya ye­ni­den ku­rul­ma­lı­dır! Ya­şa­mak­ta ol­du­ğu­muz b u zor­luk­lar­dan kur­tul­mak için üret­mek, ge­rek­li ol­ma­nın da öte­sin­de, ka­çı­nıl­maz­dır!