İklimler Değişirken « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 22:53

İklimler Değişirken

İklimler Değişirken
Son Güncelleme :

28 Ocak 2021 - 6:19

214 views

İklimler Değişirken

ABD’nin 46. Başkanı Joe Biden (Trump’ın sözleşmeyi umursamayışının ardından) göreve geldiğinde ilk iş olarak İklim Sözleşmesi’ne geri dönecekleri açıklamasını yapınca, Dünyalılar olarak seviniverdik çocuklar gibi, sanki Küresel İklim Değişikliği sorununda en önde gelen suçlu ve sorumlu ülke ABD değilmiş gibi…
Kuşkusuz Çin, Hindistan ve Rusya da sorumlular en az ABD kadar; ama Dünyalılar’a efendilik taslayan Amerika olunca, onun aldığı bu karar belki doğaya salar yarar diye avutuyoruz kendimizi…
Bununla birlikte ülkemizde her alanda sergilenen bilgisizlik, bilinçsizlik, umursamazlık, sorumsuzluk  söz konusu olduğunda bizde de çoğunluk Trump kafa…Kafasını yormadan yarınlara ve aldırmadan geçmişte yaşananlara gündelik/günübirlik  yaşıyor, işler ters gidince de öfkeyle coşuyor. Ama iklimleri/dönenceleri bile bilmiyor. Örneğin Aralık ayı girdiğinde “kış geldi” diye kar yağışı bekliyor. Oysa 21 Aralık gününe değin; mevsim Sonbahar… Yağmur yağsa da, neden yağsın kar?… Ama yağmur da yağmıyor öyle mi?… Yağmur yağması için ağaç mı var, orman mı var?… En sıradan yaşamsal bir bilgi olan “orman yağmuru çeker, yağmur ormanı besler” ilkesini bile bilmiyor, yalnızca ormanları yok edip, ağaç yerine gökdelenleri dikiyor. Sonra da yakınıyor barajların doluluk oranının azlığından, susuzluk kaygısından… Mevsim kış günlerinde ilerlerken “yağış olmadığında yakındığı gibi” bu kez de yağışlardan yakınıyor, asfaltla kapladığı toprak artık suları emme olanağından yoksun kaldığı için oluşan seller nedeniyle gördüğü zarar/ziyan karşısında da öfkeyle doğaya başkaldırıyor.
Dünlerde başka ülkelerde yaşanan doğa olaylarını televizyon yansılarından izlerken birgün bu olayların ülkemizde de yaşanabileceği olasılığını düşünmeden; ormanları yok ediyor, dere yataklarını değiştiriyor, deniz kıyılarını dolduruyor; özetle doğanın dengesini, düzenini bozuyor. Sonra Mavişehir’de denizin suları evlere girmiş, Altınkum’da yağmurun selleri işyerlerini basmış, pek çok yörede çatılar uçmuş, ağaçlar devrilmiş, elektrik direkleri yıkılmış diye ağlanıyor şu insan denen varlık…
Oysa yıllar öncesinde Brezilya’nın Atafona kasabasında denizin 3 metre içer girip, evleri yıktığına ilişkin görüntüleri izlemişti yurdumun insanı televizyon yansılarında… Değil mi ki Kutuplar’da buzullar eriyor, değil mi ki iklim değişiyor; sonrasında Coğrafyamız’da alışkın olmadığımız olayların ülkemizde de yaşanabileceği gerçeğini her nedense çoğunluk öngörmüyor.
Neden?…
Üstelik Antalya kıyılarında son yıllarda görülen hortumlar ki en sonunda “balık karaya değil ama balkona vurdu” ve televizyon çalışanına açıklama yaparken evin hanımı da “bugünün nafakasını deniz bize verdi” deyiverdi yaşanan olaya trajikomik bir yaklaşımla…
Bilindiği gibi son on yıldır Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan İklim Raporları’nda; Kutuplar’da “küresel ısınmanın etkisiyle” buzulların eridiğine ilişkin veriler açıklanıyor ve bizler de bu açıklamalar karşısında “koyun kaval dinler gibi” aldırışsız, vurdumduymaz yaşayıp gidiyoruz, sanki bizler başka bir gezegende yaşıyormuşçasına…
Ama son yıllarda özellikle Antalya kıyılarında görülen hortum olayları; doğa felaketlerinin bizim de kapımızı çalmaya başladığının somut göstergesidir.  Üstelik aşırı yağışların etkisiyle yörede seralar sürekli sular altında kalıyor, ekonomik kayıplar yaşanıyor. En acısı bazen ölümcül kayıplar da oluyor.
Düne kadar yaban ellerde yaşananları; felaket filmi izler gibi izlediğimiz ve bize bir şey olmaz diye kendimizi avuttuğumuz doğa olayları, ne yazık ki bizim de kentlerimizde, topraklarımızda, kıyılarımızda, denizlerimizde… Ama bizler yaşanan bu doğa olaylarının oluşumunda “insan” olarak hiç suçumuz, sorumluluğumuz yokmuşçasına “her şey Cenab-ı Allah’dan, her şey Fıtrat, her şey kader, yazgımızda var” vurdumduymazlığıyla aymıyoruz, aklımızı başımıza toplamıyoruz.
Yapılaşma için tarım topraklarını kirletiyoruz, ormanları yok ediyoruz, havayı, suyu ve “balık üretim çiftlikleriyle” Mavi Bayraklı denizlerimizi zehirliyoruz.
Sonuç olarak…
Küresel bağlamda iklim değişiyor ama yaşanan olumsuzlukların ayırdına varamayan kafalar değişmiyor, özellikle de ülkemizde…