İklim Zirvesine Doğru « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 00:45

İklim Zirvesine Doğru

İklim Zirvesine Doğru
Son Güncelleme :

31 Mart 2021 - 18:28

360 views

İklim Zirvesine Doğru

Dünya pek çok sorun ve salgınla karşılaşırken, bir de iklim sorunları Demokles’in Kılıcı gibi duruyor insanlığın başının üzerinde… İkilm değişikliği, küresel ısınma ya da soğuma hakkında tartışmalar sürüp, giderken uluslararası kamusal alanda… Gazeteler 26 Mart 2021 günü “Başkan Biden’dan Erdoğan’a davet” diye bir duyuru girdiler sayfalarına, kuşkusuz Akyandaşlar da sanki Biden yalnızca Akbaşkan’ı çağırmış sanıp sevinmiş de olabilirler kanımca… ki sevinsinler de… Gerçekten de sevinecek bir durum var ortada çünkü Trump’ın çıktığı Paris İklim Sözleşmesi’nden, Biden yeniden dönüş yaptı sözleşmeye; göreve geldiği günlerin ilk aşamasında… Elbette ki bu Dünyamız için, değişen iklim koşularının tartışılmasının ve çözüm aranmasının sürekliliği için iyi bir dönüş, iyi bir tavır. Tanrım bizlere de çıkılan sözleşmelere hızlıca U dönüşleri nasip et, çektirmesinler kadınlara ve çocuklara kahır. Amen !…
Anımsanacağı gibi geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray’dan “Başkan Biden; 22-23 Nisan’da ev sahipliği yapacağı ve çevrim içi düzenlenecek Liderler İklim Zirvesi’ne 40 dünya liderini davet etti” açıklaması yapılmıştı.
Yine bu açıklamada; liderler zirvesinde iklim değişikliği ile daha güçlü bir savaşımın aciliyetinin ve ekonomik yararlarının altının çizileceği bildirilirken “Glasgow’da, Kasım ayında toplanacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesi, bu zirve önemli bir kilometre taşı olacaktır” değerlendirmesine de yer verilmişti. Umalım ki dünya liderleri; dünyamız için, dünyamızdaki tüm canlıların yaşamlarının sürdürülebilirliği için ve insanlık için doğru ve yararlı kararlar alırlar, kuşkusuz aldıkları kararlara uymak konusunda da doğru ve dürüst olurlar. Yoksa tutanaklarda yazılı olarak kaldıkça kararlar ve egemen güçlerce sorumsuzca dünyaya/doğaya verildikçe zararlar; her şey boş, acımasızca kandırılmasın sıradan insanlar.
Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler; dönem, dönem İklim Zirvesi için toplanırlar. Ama zirve sonrasında; doğamız için, dünyamız için Nirvana’ya ulaşmak yerine zırvalama durumlarına geldiklerinden, bugün için doğamız, dünyamız ne yazık ki “sürdürülebilir” kalkınma değil, risk altındadır.
Ne yazık ki…
Giderek daha da hızlı çalıyor tehlike çanları…
Ve “kendisini Doğa’nın Efendisi sayan/sanan” insan türü; düşüncesizce, sorumsuzca karbon ayak izini daha da büyütüyor, daha da artıyor carbon salımları…
Uzmanlara göre, eğer bu sorumsuzluk sürerse; en çok 70 yıl sonrasında buzullar bütünüyle erimiş olacak, pek çok ülkeyle birlikte, ülkemizin kıyı kentleri de sular altında kalacak… !
Özellikle de İstanbul sular altında kalacak ve yaşanabilirlik özelliklerinin tümüyle yitirmiş olacak. Yine uzmanların belirttiğine göre Kanal İstanbul Projesi bu riskin etkisini daha da arttıracak.
İşte böyle bir sonla karşılaşıldığında; bazen acıdığımız, bazen istemediğimiz, son aşamada “gönencimizden pek çok değer çaldıkları gerekçesiyle” nefret ettiğimiz göçmenler gibi, bizler de iklim değişikliğinin olumsuz dışsallıkları sonucunda belki yerimizden, yurdumuzdan ayrılmak, topraklarımızdan göç etmek zorunda kalacağız. Kim bilir belki de Ergenekon’dan göç eden atalarımız gibi, bizler deAnadolu’dan göç etmek zorunda kalacağız.
Günümüzün öncelikli uluslararası sorunlarından birisi olan iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan göç olgusu sonucunda türeyen İklim Göçmenleri gibi bizler de kendimize yaşanacak yeni bir yurt, yeni bir yer, yeni bir yuva arayacağız.
Böylesine güvensiz bir geleceği, böylesine karanlık, korkulu yarınları yaşamak ister misiniz?…
“Benden sonrası tufan, yaşanacak 70 yılım var mı ki be anam, babam?” diyebilirsiniz de, ben de sizlere “genlerinizden gelenleri hiç mi düşünmüyorsunuz ?” diye sorarım yurttaşlarım.
Çünkü tüm insanlığın başına bela olan virüse karşı bir çözüm nasıl olsa bulunur eninde, sonunda ama gezegenimizin başına çökerse bir bela işte ona çözüm bulmakta çok daha zorlanırız.