İki gram mutluluk bile fazla « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 08:22
Erol Yıldız

Erol Yıldız

Erol Yıldız

İki gram mutluluk bile fazla

İki gram mutluluk bile fazla
Son Güncelleme :

02 Nisan 2021 - 17:19

305 views

İki gram mutluluk bile fazla

Gülmeyin lütfen. Zaten tam bir Aziz Nesin’lik olduk. Memleketimizin her tarafında akmakta olan derelerimiz, akarsularımız ve nehirlerimiz sayesinde, günümüze kadar rahat biçimde susuz kalmadık. Sonunda olanlar oldu ve suya duyduğumuz ihtiyaçlar her geçen gün arttı. Suya olan ihtiyaçlar elbette çok ama bir de istediğimiz suyu bulabilsek diyorum. İstediğimiz kadar duaya çıkalım. Şuanda yağmurdan istenilen ölçü alındı. Asıl mutlu olanlar HES işletmelerinin sahipleri.  Bir canlının yaşaması için suyun önemini sanırım artık anlatmama gerek yok. Bunu herkes iyi biliyor ama uygulamak işlerine gelmiyor. Yakında böyle giderse, su savaşları çıkabilir diye uyarıda bulunmak istiyorum. ABD’nin demokrasi getiriyorum sözleriyle, ne yapmak istediğini bilmeyen kalmadı. Onun gibi biz de demokrasiden nasibimizi bu su meselesinden umarım ki almayız.

Dünyanın sonunda el birliği ile altını üstüne getirmeyi başardık. Buzulların erimesi, ozon tabakasındaki açılmalar, yoğun gaz salınımları sonucunda ortaya çıkan yaşam koşulları artık yaşanmaz ve insanların mutsuz olduğu bir dünyayı karşımıza çıkardı. Denizleri kirlettik, akar suların yataklarını değiştirdik, yer altı su kaynaklarını yok etmek için gerekeni yaptık. Değişen dünyanın iklimi sonucunda dualarla Yüce Tanrımızdan medet ummaya başladık. Buna ne gerek vardı bilemiyorum. Kendi yaptığımız yanlışlıkları görmüyor ama Tanrıdan bizlere verdiği akla ihanet ederek ondan yağmur  istiyoruz.

Yağmur bizim neyimize. Yağmur yağdığında topraklarımız yumuşayacak ve üstü yeşerecek. Peki sonunda ne olacak. Verimli topraklara sahip olacağız. Elimizdeki topraklarımıza sahip olamıyoruz ki, yenisine ne gerek var. Yağmur yağarsa tarlalarımız daha verimli olacak. Hangi tarlamız diye sorarsak, dünyanın en önemli tahıl deposu olan ülkemizin toprakları ağlamakla meşgulken, ne gerek var yağmura. Yağmur yağdığında ağaçlarımız daha verimli olarak büyüyecek. Memlekette ağaç bırakmadık ki. Memlekette biraz direnme olmasaydı, şimdi belki de dünyanın en önemli besin maddesi olan zeytin ağaçları yok olmuştu. Madenler uğruna üstelik de yabancılara güzel ve verimli doğamızı eşelettirdik ya, suya ne ihtiyacımız var. Derelerimiz susuz kalmış. Gürül gürül akmış olsaydı, ondan faydalanacak olan köylümüz suyunu kullanacak, hayvanları suyunu içecek, sebze ve meyvesi yeşerecekti. Biz ne yaptık, suyu enerji üretsin diye ucuz yoldan enerji üretimine verdik. Köylünün suyuna el koyduk. Ne gerek var yağmura. Kehanete gerek yok aslında. Kehaneti kendimiz zaten yaratıyoruz. Bir gün elimizde bir dikili ağaç bile kalmazsa hiç şaşırmayalım. Sularımızı serbest bırakalım ve bizden öç almasınlar.