Hüzünlü Anılar « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 07:50

Hüzünlü Anılar

Hüzünlü Anılar
Son Güncelleme :

12 Mart 2021 - 16:01

401 views

Hüzünlü Anılar

Halk TV’de Serhan Asker tarafından yayınlanan Görkemli Hatıraları izlerken bu makaleyi yazmaya niyetlendim.

Halk TV Türkiye’de gösterilmeyen, söylenmeyen gerçekleri dile getiriyor. Muhalif yayının görevi yanlışları göstermek, noksanları tamamlamak olmalı. Elbette yalnız eleştiri yapma değil, çözüm önerileri de hatırlatmak zorundadır.

Bir yıldır Korona virüs krizinde okullar dahil her yer kapandı, sonu görülmeyen mücadele başladı. Aşı on ay sonra bulundu, diye sevinirken dağıtım, sonra virüsün değişime uğramasıyla mutasyon sorunları başladı.

Bu zor günlerde Görkemli Hatıralar yayını sanat, edebiyat ve müzik dünyasını izleyenlere açtı. Dünya halkını barışa götürecek sanat olduğu halde, krizde ekonomik sıkıntı çeken bölüm oldu.

Almanya’da Maliye Bakanı sürekli parasal yardım dağıtıyor, en son düşünülen sanatçılar oldu. Tiyatro, sinema ve konser salonları kapatıldı, ama kiliseler açık tutuldu. Sanat iman ve ibadet gibi ruh sağlığını korur. Hele böyle bir krizde yaraya merhem gibi gelir. Herkes kiliseye veya camiye gitmiyor.

Yukarıda bahsettiğim yayında moderatör gazeteci, bilgi hazinesi dolu ve çok kitap okuyan biri olduğu izlenimini veriyor.

Önerilen kitap adları yürüyen bantta verilirse not alabiliriz. Bilhassa yurt dışında Türkçe yayınları takip etmek kolay olmuyor.

İzleyenlerin sayısından ziyade, kalite önemli. İzleyen bu bilgi ve donanımla ne yapıyor, o önemli.

Son yayında Sivas’ta yakılarak öldürülen yazar ve sanatçılar anılıyordu. Bir gün önce Hanau kentinde dördü Türk dokuz göçmen kökenli gencin ölüm yıl dönümü anılıyordu.

Bu yayında bahsedilmeliydi. Türkiye’de Yurtdışı Türklerin vatana bağlılığı ve sevgisi bekleniyor. Ama aynı ilgi orada onlara gösterilmiyor. Yani aşk, sevgi tek taraflı.

Hanau’da Hessen Eyalet Başbakanı Volker Bouffier ve Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in konuşmaları Türkiye’den de takip edilmeliydi.

Nazi katil, beş dakika dokuz saniyede dokuz genci silahla vurduktan sonra, evinde annesini sonra da kendini öldürdü. İki Almanya’nın birleşmesinden beri, 1990 – 2020 yılları arasında çoğu Türk kökenli 213 göçmen çocukları genç yaşta vurularak, yakılarak, dövülerek aşırı sağcı ırkçılar tarafından katledildi.

Bahsettiğim yayında anılan sanatçıların çoğu siyasi suçlu olarak ceza almış, yurdunu terk etmek zorunda kalmış. Zamanında kıymetleri bilinmemiş. Bu nedenle hatıraları görkemli olamaz. Hayata veda ederken de yaşamları gösterişli, muhteşem olmamış.

Fakir Baykurt anılırken Almanya Duisburg kentinde sürgünde geçirdiği yıllardan bahsedilmeliydi. Öğretmenleri yetiştirdi, eserlerini yazmaya devam etti. Barış Çöreği, Gece Vardiyası gibi eserlerinde konuk Türk işçilerin çok zor şartlarda çalıştığını anlatıyordu. Türkiye’de yazdığı kitapların çoğu Almanca’ya çevrildi. Çocuk kitapları iki dilde yazıldı. Çok sayıda ödül aldı.

Yayında sık sık Köy Enstitülerinden bahsediliyor. Mezunların edebiyat çalışmalarından örnekler veriliyor. Fakat Adnan Binyazar’ın adını hiç duymadım, ölümü beklenmemeli.

Berlin Bilim Senatörlüğü tarafından davet edildiği yıllarda çok önemli eserler yarattı. Biz öğretmenlerin öğretmeni oldu.

7.-10. Sınıflar için yazdığı Türkçe Dil ve Okuma kitapları ansiklopedi niteliğinde, Ararat Yayınevi tarafından basılmıştı. Orta Okuldan itibaren Türkçe derslerinde okutuluyordu. Proje Müdürü Dr. Gerhard Weil yazara çok destek olmuştu. Doktora çalışmasını Türkçe ve Türk öğretmenleri hakkında yapmıştı.

Hüzünlü Anılar, yayınlanırken konuk olduğu kentler tanıtılıyor. Sanat ve edebiyatla ilgilenen beldelerine her türlü konuda hizmet eden Belediye Başkanları konuşuyor, hatta türkü söyleyip, şiir okuyorlar.

Nebil Özgentürk’ün yaptığı belgesellerle yayın can ve renk kazanıyor. Yayını ve Serhan Asker’in annelere öğretmenlere saygısını çok beğeniyorum. Başarılı bir öğrencim gibi yayını izliyorum. Bu nedenle daha iyi olmasını diliyorum. Yurtdışı Türkleri hakkında bilgi edinmesi çok olumlu olur. Yılmaz Güney ile birlikte, onu film dünyasına tanıtan önce Paris sonra Berlin’de sürgünde yaşayan kameramanı İzzet Akay’da anılmalıydı.

Okuyucularım bu makalemi kendisine, Halk TV’ye iletirlerse çok sevinirim. Zira daha iyi ve başarılı olmasını arzu ettiğim için yazıyorum.

Hüzünlü Anılar yayını yurtdışında da izlenmeye devam edilecek.

 

Hoşça kalın!