Gerçeklerimiz « Mavi Didim Gazetesi

17 Haziran 2021 - 19:57

Gerçeklerimiz

Gerçeklerimiz
Son Güncelleme :

09 Haziran 2021 - 15:50

73 views

Gerçeklerimiz

Bugünlerde herkes “erken seçim” beklentisi içinde, Reis Peker’in yaratacağı yıkım bağlamında… Diyelim ki seçim var; ne değişecek ki bu ülkede uygulamalar değişmedikçe ?…
Dün; seçim öncesinde tencereyi verip, seçimi kazanırlarsa kapağını sonra veriyorlardı ya da ayakkabının bir tekini verip, kazanırlarsa diğer tekini… Bugün; seçim öncesi para verip, sonrasında geri alıyorlar. Büyük ilerleme, çağdaş değişme,21. yüzyıla uyarlanmış acayip bir gelişme…Yalnızca ülkemize özgü, yalnızca beşinci dünya ülkelerinde ortaya çıkabilecek türden…Yakışır eşi benzeri olmayan şu “ileri” demokrasi anlayışına…
Atatürk İlke ve Devrimleri; kadınla, erkeğin eşitliği için vardı. Ama kadın haklarını kullanmaktan geri döndükçe; birileri bu ilkelerin kafasını, gözünü yardı. Yazık!…
Yeterli eğitimi almaktan yoksun kalan ya da bırakılan kadın; iş yaşamında bile yasaların kendisine tanıdığı haklardan yoksun olduğu yetmezmişçesine…
Siyasal yaşamda da yeterince donanımlı, bilgili, güçlü olamadığı/olmadığı gerekçesiyle; seçilme, aday gösterilme ve seçimleri kazanıp TBMM’ye gidebilme haklarını, olanaklarını kullanamadı.
Siyasal yaşamda; çoğunlukla bataklık ortamında, üzerine basılıp geçilen taş işlevi görmekten öteye gidemedi.
Ne yazık ki dünden, günümüze ulaşan bu haksızlık ortamı; her seçim öncesinde de varlığını sürdürmektedir.
Ve her seçim döneminde kadın adayların azlığı; bu ülkede kadının giderek YOK sayıldığı anlamına gelmektedir.
Eyyy KADIN; önce eğitim, önce DİPLOMA… Eğer sende DİPLOMA yoksa; siyasal yaşama katılmak için boş yere hoplama!…
DİPLOMA yoksa; seçme hakkını kullanabilirsin ama, SEÇİLME hakkını kullanamazsın ASLA!…
Bak kız kardeşin Meral AKŞENER’e; diploması olduğu için nasıl da meydan okuyor şu bıyıklılar ordusuna…
Ola ki bir erken seçim sandığı konursa halkın önüne; değerli kız kardeşlerim bu sözlerim küpe olsun kulaklarınıza…
Üstelik Platon dedeniz de bakın ne demiş benzer konuda?…
“Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye mahkum olmaktır.”
ANAP’dan beri; ülkenin yazgısı, kaderi; bakkal, kasap, diplomasız ev kadını, kuaför eliyle biçimlendikçe, işte biz de geldik bu günlere… Ne yazık ki bu durum ülkemizde yaşanan acınılası, eleştirilesi bir gerçektir.
Seçim-geçim-yeni yaşam için biçim, dolayısıyla çevre… Ve bu bağlamda sanayileşme, üretim, üretim için enerji:
-İnsanın daha çok üretmek için, daha çok enerji elde etme girişimleri üzerine düşünmek…
Üretimde kullanılan enerji; gönence ulaştırmak isterken insanı, yoksa Dünya’yı mı yoksullaştırdı ?…
İnsanlık tarihi; kandan çok, yoksa ateş ve dumanla mı yazıldı ?…
Ve ortak geleceğimiz diye övgüler duyulan gezegenimiz Dünya’nın varlığının sürdürülmesi için umut dolu sözler söylenirken, uygulamada/eylemde; insan soyunun doyumsuzluğu ve de akıl-sızlığıyla hem Dünya’ya, hem de Dünya’da yaşayan canlılara yoksa mezarlar mı kazıldı?…
Bu süreçte; yokluğa giden Dünya mı oldu, yoksa insan türü mü?…
Bu aşamada; ekonomik kalkınma için daha çok enerji isteminin olumsuz dışsallıklarını tartışmak ve bu soruya yanıt aramak: Enerji ve iklim değişikliği arasında nasıl bir ilişki var?…
İşte bu ilişkiyi sorgulamak Dünya üzerinde yaşayan her insanın görev ve sorumluluğudur.
Bugünlerde çanlar “erken seçim” için çalarken… Bundan böyle Dünya’ya, doğaya, çevreye değer veren seçkinlerin seçilmesinin önemi de üzerinde durulması gereken en önemli gerçektir.