Evet; İklimler Değişiyor Ama Neden?… « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 08:02

Evet; İklimler Değişiyor Ama Neden?…

Evet; İklimler Değişiyor  Ama Neden?…
Son Güncelleme :

29 Ocak 2021 - 6:18

308 views

Evet; İklimler Değişiyor  Ama Neden?…

Bir an kar yağıyor sandık 28 Ocak 2021 günü nohut büyüklüğünde dolu taneleri düşerken göklerden… Ve ardından tipi biçimiyle bulgur iriliğinde sürerken yağış; her yer bembeyaz oldu, bir an için kendimizi “küresel salgını umursamayan tatilcilerle birlikte” Uludağ’da sandık. Meğer ne kadar da özlemişiz kar yağışını, bir an için dolu tanelerinin oluşturduğu kar benzeri görüntülerle avunduk. Kuşkusuz Didim’de böylesi bir dolu yağışına ilk kez tanık oluyorduk, Didimli oluşumuzun 5. yılında… Her ne kadar görsel bir şölen sunsa da doğa gözlerimize, ama ürkütücü de bu durum. Çünkü şu iklim olgusu çok değişkenli bir denklem, iklim değiştikçe de ülkemizin konuşlandığı enlem çok başka, başka özellikler gösteriyor. Bu değişiklikler de çoğunlukla bizleri üzüyor, bu değişiklikler sonuncunda büyük kayıplar yaşanıyor.
Çünkü…
Bir zamanlar Timur’la, Yıldırım’ın Ankara Savaşı’nda, Timur’un fillerini gizlediği ormanlar, nasıl ki yok edildi tarım alanı açmak amacıyla ve daha sonra da tarım alanı olarak tanımlanan bu topraklar, dönüştürüldü konut alanlarına… Nasıl ki Bursa’nın ormanları yakılarak, yapılaşmaya açıldı ve griye boyandı “yeşil” ön ekli kent paragöz “yap-satçılar”ın çıkarları doğrultusunda… Nasıl ki Antalya turizm kentine dönüştürülmek adına, kurban edildi çarpık yapılaşmaya… Gerçi yalnızca Antalya’mı?… Tüm Ege ve Akdeniz kıyıları; yeşilinden yoksun kaldı, ormanları yakıldıkça, kesildikçe…
Bir de Dünya genelinde  yaşananlara bakarsak…
Dünya’nın akciğerleri olarak tanımlanan Brezilya’nın Yağmur Ormanları; yok edildi koca, koca uluslararası sömürgen şirketlerce… Son yıllarda  da “palm yağı” elde etmek amacıyla; Endonezya’nın palmiye ormanları yakılıyor acımasızca… Hem ormanlar yok ediliyor, hem palm yağının elde ediliş yöntemi sonucunda insan sağlığına pek de uygun olmayan bir yağ elde ediliyor ve hem de ormanların yakılması sonrasında atmosfere  yayılan kirli, küllü hava nedeniyle insanların sağlığı bozulduğu gibi, doğanın da sağlığı bozuluyor, bu yakma eyleminin sonucunda küresel ısınma daha da artıyor.
Ormanların yok edilmesinin yanı sıra; Uluslararası İklim Sözleşmesi’nin koşullarına aykırı üretim yapan ülkelerden en başta Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin de havanın kirlenmesinde, daha da ötesi küresel ısınmanın artmasında olumsuz etkileri olduğu biliniyor.
Küresel iklim değişikliğini tetikleyen daha pek çok olumsuzluğun etkisiyle yalnızca Okyanuslar’da değil, Akdeniz gibi kapalı denizlerde de hortumlar, kasırgalar oluşuyor. Ve insan denen “o bencil” varlık; ne yazık ki kendi elleriyle, kendi sonunu hazırlıyor, bindiği dalı kesiyor, mezarını kazıyor. Ama Nuh Tufanı’nı bir masal gibi dinleyen insan türü; İnsanlık Tarihi boyunca yaşanan olağanüstü doğa olaylarından bir türlü dersini almıyor. Sorumsuzca, doğaya saygısızca davranışlarını değiştirmeden/düzeltmeden; her geçen gün bir adım daha sonuna/kıyametine yaklaşıyor.
Mutlu olmak, sağlıklı yaşamak, gönenç içinde bolluk ve bereketin tadını çıkarmak varken; açgözlü, sorumsuz, doyumsuz tutum ve davranışlarıyla ölümüne koşuyor.
Neden “değişmeyen, değişimin kendisidir” kuramına karşın; insanın kötü huyları, tutum ve davranışları asla değişmiyor, neden?…