ZORLUKLAR İNSANLARIN ÖĞRETMENLERİDİR… « Mavi Didim Gazetesi

23 Haziran 2021 - 03:04

ZORLUKLAR İNSANLARIN ÖĞRETMENLERİDİR…

ZORLUKLAR İNSANLARIN ÖĞRETMENLERİDİR…
Son Güncelleme :

14 Şubat 2021 - 17:22

687 views

ZORLUKLAR İNSANLARIN ÖĞRETMENLERİDİR…

-Korumacı Eğitim Anlayışımıza-

Öğrenmenin temelinde, zorluklar ve sıkıntılar vardır.

Tüm buluşların temeline baktığımız zaman da bunu görürüz

Ateşin, tekerleğin, bisikletin bulunuşunun da temeli , zorluklardan kurtulma isteğidir.

Dağ başındasınız, yalnızsınız, üç gün dağda kalmak zorundasınız.

Ekmeğiniz, suyunuz, battaniyeniz yok.

İnsanoğlu kendini korumak için, yiyecek, korunma, su kaynağı bulacaktır.

Bunu bulmanın yollarını düşünecektir.

Toplum olarak çok korumacıyız.

Çocuklarımızı bebeklikten başlayarak çok ileri yaşlara kadar korumamız altına alırız.

Aman düşme, onu yeme, bunu ye. Koşma yavaş ol. Kazağını giymeyi unutma. Paranı kaybetme. Soğuk su içme…

Daha neler söyleriz neler.

Çocuklarımız, büyüyüp çocuk sahibi de olsalar, bunları söylemeye devam ederiz.

Korumacı yapımız, çocuklarımızı hazırcı, kolaycı yapmaktadır.

Kişilikleri olumsuz yönde gelişmektedir. En basit bir sorun karşısında paniklemektedirler.

Annelerinin babalarının onayını almadan bir iş yapamamaktadırlar.

Parasını kaybetsin, düşsün, soğuk su içsin, istediğini yesin. İyiyi kötüyü kendisi bulsun.

Çocuklarımız zorluklardan bir şeyler öğrensin. Kendi söküğünü kendisi diksin.

Üniversiteye girerken okuyacağı bölümü kendisi seçsin.

Bunları söylerken bir kısır döngü içinde olduğumuzu da belirtmek isterim.

Bizim annemiz babamızda bizi korumacı olarak yetiştirdi.

Biz de hep bir yerlerden koruma bekledik.

Aldığımız kötü mirası da çocuklarımıza uyguladık.

Çocuklarımız da; torunlarımıza uygulama eğilimindeler.

Bu anlayışa dur demek gerekir. Bu anlayışı engelleyici programlar ve politikalar geliştirilmelidir.

Bu sayede çocuklarımızın kendine güvenleri gelişir, daha yapıcı ve verimli olurlar.

Yaşamdan da büyük mutluluk duyarlar.

Yurt dışında öğretmen olarak çalıştığım ilk günlerde, bir Alman meslektaşımla teneffüslerde bahçe nöbetini beraber tutuyorduk.

Çocuklar, koşuyorlar oynuyorlar, atlıyorlar, ağaçlara tırmanıyorlardı. Ben çocukları takip ediyor, çocuklara bir zarar geleceği endişesine kapılıp, Türkiye’den getirdiğim alışkanlık ve anlayışla çocuklara sözlü uyarılarda bulunuyordum.

Alman meslektaşım ise hiç karışmıyordu. Hatta benim müdahalelerime bir anlam veremediğini de açıklıkla dile getiriyordu. Düşsün bir şey olmaz. Bir daha düşmemeyi öğrenir diyordu.

Zorluklar bize önemli şeyler öğretir. Zorluklar bilimselliğin ve teknolojinin, buluşların hareket noktasını oluşturur.

Korumacı yapımız devam ettiği sürede, çocuklarımızın gelişimi eksik kalır.

Her ihtiyacı yerine getirilen çocuk, bir şey geliştiremez, bir şey yapma isteği de duymaz.

Bu konuda annelere babalara çok önemli görevler düşmektedir.

Çocuklarımızın her isteğini yerine getirmeyelim. Kendi sorunlarını kendi çözmeye çalışsın.

Evimizi oyuncaklarla doldurmayalım. Kendi oyuncağını kendi yapsın. Kendi yaptıkları daha kıymetli olacaktır.

Okul harçlıklarını fazla vermemeliyiz. Tasarruf etmesini, biriktirmesini öğrensin.

Günlük değil haftalık, yaşa göre aylık harçlık verelim.

Öncelikle çocuklarımıza güvenelim. Onlara güven duygusu, aşılayalım.

Zorluklardan da çok şeyler öğrendiğimizi unutmayalım.

Zorluklar insanların öğretmenleridir.