Düne Bakarken « Mavi Didim Gazetesi

17 Haziran 2021 - 20:13

Düne Bakarken

Düne Bakarken
Son Güncelleme :

18 Mart 2021 - 6:46

307 views
Düne Bakarken
Ülke kolay gelmedi bugünlere, bir başka deyişle AÇILIM ve ANDIMIZ ayrışmasında ortaya çıkan bir yön seçimine… Oysa böylesi ayrışmaları dile getirebilmek olanaklı mıydı ki 12 Eylül 1980 öncesinde ?… Turgut Özal dönemiyle birlikte; kimlik üzerinden ayrışmalar, küreselleşme tartışmaları bağlamında alt ve üst kimlikleri sorgulamalar, bizleri taşıdı ulusalcılık karşıtı kaygan zeminlere… Ve gelen her iktidar da yangına körükle gitti; hangisinin payı yok ki yaşadığımız bu iklimin oluşmasında ?…
Anımsayacak olursak yakın geçmişimizi ve sayarsak tek, tek emeği geçenleri…
Önce DYP-ANAP birleşmesiyle Erkan Mumcu’yu oyalayıp, daha sonra Mesut Yılmaz’ı işin içine katmaya kalkışıp Mumcu’nun bam teline basarak oyun bozanlık ettiği ve bu sürecin sonucunda ANAP’ı, gerçekteyse RTE’nin karşısında Mumcu’yu sildiği/susturduğu, dolayısıyla RTE’nin ve AKP’nin iç gerçeklerini alanlarda halka anlatmasını önlediği için…
Mehmet Ağar’a; bugünlerden o dünler için bir selam gönderelim.
MHP ve CHP’ye gidebilecek olası oyların yönünü şaşırtıp, oyların bölünmesini sağladığı için ki özellikle de Tatlıses’i yanına alarak kararsızların, “bu şarlatanlara, soytarılara mı oy vereceğiz ?” sorularının ardında/sarmalında/gölgesinde/kuşkusunda kararlı bir biçimde AKP’ye yönelmelerine, “bu tutarsızların arasında, yine de en tutarlısı AKP” diye düşünmelerine neden olduğu içi…
Cem Uzan ve İbrahim Tatlıses’e de bugünlerden, o dünler için bir selam gönderelim.
Öncelikle de “Atatürk, ulus, devlet, kuvva-i milliye” söylemleriyle; CHP ve MHP’ye gidebilecek oyları çekerek, adı üzerinden çöpe gitmesine aracı olduğu için…
Hulki Cevizoğlu’na da bugünlerden, o dünler için bir selam gönderelim…
Ve Yalancılar’a; Aydınlık Türkiye için alanlarda buluşup da, sandıklarda oylarda buluşmayı beceremeyenlere…
Ki onlar;
Şehit aileleri, işçiler, memurlar, emekliler, işsizler, köylüler, Aleviler ve Atatürk’ün Ordusu…
En çok da halkın partisi olduğu savıyla varolup da halktan bu denli kopuk, bu denli uzak kalabildiği, halkta sınıf bilinci-ekonomik gönenç ilişkisi bağlamında iletişim kuramadığı için CHP’nın Başkanlık koltuğunda oturmuş olan Deniz Baykal’a… Üstelik de bugünkü egemenlerin iktidara giden yollarındaki engelleri kaldırdığı için evet en çok Deniz Baykal’a bugünlerden, o dünler için bir selam gönderelim.
O dünlerde verilen ödünler nedeniyle; bugünlerde ülke sürüklenirken karanlık bir geleceğe…
Nasıl, onların her birisinin içleri rahat, keyifleri yerinde, gönülleri hoşnut mudur ?…
Acaba diyorlar mıdır ki benden sonrası tufan, nasılsa hepimizin gireceği bir çukurdur ?…
Bugün ülkenin bulunduğu koşullardan yakınan herkes, ne yazık ki dün kendisini sorumluluk almaktan sakınıp, sessiz kalmıştır. Üstelik o sakınma ve sessizlik durumları dün olduğu gibi bugün de sürmektedir. Dolayısıyla Atatürk ve O’nun kurduğu Cumhuriyet’in düşmanları da bu manzara karşısında oldukça sevinmektedir. Bu sevinçle ANDIMIZ’a hukuksal olarak yasak koyanların yanında, toplumsal olarak da dil uzatanlar çoğalmaktadır böylesi suskun, böylesi sessiz kalanlar oldukça…
Daha ne kadar suskun kalacaksın Türk; bir kez daha soruyorum sana ?…