Didimli Kadınlar, Kaymakam’a darıldı « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 21:37

Didimli Kadınlar, Kaymakam’a darıldı

Didimli Kadınlar, Kaymakam’a darıldı
Son Güncelleme :

08 Mart 2021 - 14:22

574 views

Didimli Kadınlar, Kaymakam’a darıldı

Didim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle Didim Kaymakamlığına yazılı olarak verdiği dilekçe sonucunda kadınların yürüyüş yapmasına gerekçesiz bir şekilde izin vermemesi üzerine Aşık Mahzuni Şerif’in ‘Darıldım Darıldım Ben Sana Canım’ şarkısını armağan etti.

Didim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla, Kent Meydanında düzenledikleri eylemle kadın cinayetlerinde, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçi kadınlar için saygı duruşunda bulanarak başladı.

Kadın Platformu adına açıklamada bulunan DİSK Genel-İş Sendikası işyeri temsilcisi Aslı Oflaz Kaya, “Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana yaşadığımız COVİD-19 sürecinde evlere kapatılmayı, isyanımızı bir kenara bırakmayı kabul etmedik. Pandemi boyunca kadın dayanışmasıyla birbirimizin çaresi olan bizler, yine birbirimizden güç almak için; emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz, hayatımız bizimdir demek için; kadın dayanışmasını büyütmek için; ‘Söyleyecek Sözümüz, Değiştirecek Gücümüz Var” demek için buradayız!” diyerek açıklamaya başladı.

“Yaşasın 8 Mart, Yaşasın Kadın Dayanışmamız”

8 Mart’ın tarihçesini anlatan Kaya, 8 Mart, sorunların yalnızca suretlerine karşı değil aynı zamanda, esasına karşı da mücadelenin günü olduğunu belirtti.

Kaya, “Saray rejiminin, sömürünün ve erkek şiddetinin karşısında, hayatımızı ve haklarımızı savunmaktan vazgeçmedik. Ekonomik ve siyasal krizin faturasının biz kadınlara kesilmesini, salgında evlere kapatılmayı kabul etmedik. Sokaklara aktık, meydanları doldurduk,  dayanışmayla özgürlüğümüzü kazanacağız! Direncimiz ve ısrarımızla, eşit ve özgür bir yaşam için birlikte seslenelim, Yaşasın 8 Mart, Yaşasın Kadın Dayanışmamız!

Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Güney Asya’dan Ortadoğu’ya dünyanın dört bir yanında kadınlar olarak isyanımız pandemiye rağmen devam ediyor. Bugün Boğaziçi’nde “atanmış değil seçilmiş” diyerek kayyımlara karşı üniversitelerimizi savunan kadınlarız! Yıllardır kayyımların kadın kazanımlarına karşı erkek-devlet şiddeti icraatlerini yürütmesine karşı kentlerimizi savunan kadınlarız! Özgürlüğümüz için bir aradayız. Yaşamımızı, kampüsümüzü, kentlerimizi bizler yöneteceğiz.

Pandeminin derinleştirdiği ekonomik krizi üstümüze yıkmaya çalışanları; ‘üretim devam etsin’ diye fabrika karantinalarında çalışmayı, çocuk işçiliğin gizlenmesi için 20 yaş altı yasaklarından işçi gençlerin ve çocukların muafiyetini, esnek çalışmayı, evden çalışmayı, güvencesizliği biz kadınlara lütuf gibi sunanları unutmadık. Ne ‘en az 3 çocuk’u kabul ettik ne de ev işlerinin tek sorumlusu olmayı.

Gebze’de Migros’un emek sömürüsü ve tacizlerine karşı ‘emeğimiz bizimdir’ diyen, Avcılar’da SML direnişinden kadınlarız! Sinbo direnişimizle sendikalaşma hakkımızı savunuyoruz, Kod-29’a, ahlak safsatasıyla işten atılmalara, ücretsiz izine karşı direnen kadınlarız! İnsanca yaşayacak ücret talep ettiği için düşmanlaştırılan, grev hakkı gaspedilen belediye işçisi kadınlarız! Evden çalışma adı altında sınırsız ve ücretsiz mesaiye karşı “hayatımız bizimdir” diyen kadınlarız, pandemide çalıştığımız evlere hapsedilen, bazımız aylarca işsiz bırakılan ev işçisi kadınlarız; Türkiye’nin her yerinde emeği, iş güvencesi ve hakları için mücadele eden kadınlarız! Çünkü bizlere dayatılan işsizlik ve yoksulluğa karşı biz emeğimize sahip çıkıyoruz ve ekonomik özgürlüğümüzü istiyoruz!” dedi.

“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”

Kaya, İstanbul Sözleşmesi yaşatır demekten hiçbir zaman vazgeçmediklerini belirterek, “Geçtiğimiz yıl boyunca ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ demekten vazgeçmedik, her bulduğumuz fırsatta da söylemekten vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni, 6284 Sayılı Kanun’u, önleme ve koruma kararlarını uygulamayan erkek-devlete “Suçlu sensin!” diyen kadınlarız! Şiddet faili erkeklerin cezasız bırakıldığını, devlet eliyle kadınların kaybedildiğini gören ve birbirinden asla vazgeçmeyen kadınlarız! Erkek şiddetine karşı hayatını savunduğu için tutsak edilen kadın arkadaşlarımızın sesini sesimize katıyoruz. Özgür, eşit ve şiddetsiz bir yaşam için mücadele eden, prangalarla evlere, ilçelere hapsedilen bütün kadınlar için bir aradayız, sesimizi hep beraber yükselteceğiz. Çünkü biz sözümüzü, örgütlenmemizi, mücadelemizi ve hayatlarımıza sahip çıkma özgürlüğümüzü de kazanacağız!

Hayatlarımızı birlikte savunmak, özgürlüğümüzü birlikte kazanmak için dayanışmamızın esas olduğunu gösteriyoruz. Çünkü biz nefretin hedefi olmadığımız, özgürce kendimiz olabildiğimiz bir dünyayı kazanacağız!” dedi.

“Çıplak arama insanlık suçudur”

Kaya, geçtiğimiz günlerde Didim’de gözaltına alınan HDP’li kadınları çıplak arama yapıldığı iddiasına sert çıkarak “Tutsak edilmeyle, çıplak arama işkenceleriyle korkmuyoruz, aksine teşhir ediyoruz. Çıplak arama vücut dokunulmazlığını ihlal eden, tüm insanlar bakımından cinsel şiddete dönüşebilen bir uygulamadır ve insanlık suçudur, kişiliği ezmeye yönelik bir işkencedir!   Hayatın her alanında, her biçimiyle mücadele eden biz kadınlar, bizlere dayatılan kuşatmalara boyun eğmedik. Gökçe Kurban’a yapılan işkencenin insanlık suçu olduğunu biliyoruz. Hatice Tusu’nun katledilmesinin politik olduğunu da biliyoruz, unutmuyoruz, unutturmayacağız !

Hayatımıza dayattığınız iki kötüden birini seçmeyi kabul etmedik, biz özgürlüğümüze giden yolu dayanışmamızla örgütlüyoruz! Hayatına savaş, tecrit, sömürü, işkence dayatılan kadınlarız ve birlikteyiz. 100. Gününde Açlık grevlerine ses olmak, dayanışmayı büyütmek için, çocuklarıyla tutsak edilen kadınlar için, hala tahliye edilmeyen hasta tutsaklar için mücadelemizi büyütüyoruz!” dedi.

“Mücadelemizi her yerde büyütüyoruz”

Yıllardır 8 Martlarda emek sömürüsüne, işsizliğe, güvencesizliğe, erkek-devlet şiddetine, LGBTİ+fobiye, ırkçılığa, irade gaspına, adaletsizliğe karşı sokakları dolduruyoruz. Bu sene de hayatlarımızı kuşatan faşizme, patriyarkaya, erkek-devlet şiddetine, ekolojik yıkıma, kapitalizme, emek sömürüsüne ve saray rejimine karşı; isyanımızı, öfkemizi, mücadelemizi her yerde büyütüyoruz. Özgürlüğümüzü kazanmak ve hayatlarımızı savunmak için 8 Mart’ta ve her günde bir aradayız, alanları, sokakları doldurmaya devam edeceğiz.

Dünyayı yerinden oynatacağız. Özgürlüğümüzü kazanacağız.” dedi.

Didim Eğitim-sen Kadın Sekreteri Gülay Sezer, basın açıklamasının sonunda taleplerini sıraladı:

Ø Kadınlar ve LGBTİ+ lara yönelik her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önleyen yasal düzenlemeler acilen yapılmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmasına son verilmeli, 6284 sayılı yasa etkin bir şekilde uygulanmalı,

Ø Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli güvenceli, düzenli işler yaratılmalı,

Ø Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyetin hayata geçmesi sağlanmalı,

Ø Bir sağlık ve sosyal hak olarak kürtaj hakkının kullanımını engelleyen fiili uygulamalardan vazgeçilmeli, güvenli ve parasız kürtaj olanakları sağlanmalı,

Ø Kadınlar regl döneminde en az iki gün ücretli izinli olmalı,

Ø Kadın istihdamın önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı kamusal hizmet olarak sunulmalı, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal politikalar uygulanmalı,

Ø Kapatılan kamu kreşlerinin yanı sıra tam zamanlı, ücretsiz, nitelikli ve anadilinde hizmet veren kamu ve mahalle kreşleri açılmalı,

Ø ILO 190 sayılı sözleşme uygulanmalı,

Ø Kadını eğitimden, istihdamdan, yaşamdan koparan, çocuk yaşta evliliklerin hızla artmasına yol açan 4+4+4 eğitim sistemi hemen iptal edilmeli,

Ø 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalıdır.

Kadınların eşit ve özgür olduğu, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için,

– Hayatlarımıza sahip çıkmak için,

– Savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için,

– Demokrasi ve barış için,

– Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz bizimdir demek için,

– Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için,

Emeğimizi ve hayatı örgütlemek için,

Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Evde, işte, okulda, tarlada, fabrikada, atölyelerde, emeği ve hakları için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart mücadele gününü kutluyoruz.

Basın açıklamasının ardından Eğitim-sen Kadın Ritim grubu tarafından verilen küçük ardından etkinlik sona erdi.