Didim’de ulaşım ve park yeri tepkiye yol açtı - Mavi Didim GazetesiMavi Didim Gazetesi

22 Nisan 2021 - 02:11

Didim’de ulaşım ve park yeri tepkiye yol açtı

Son Güncelleme :

22 Aralık 2020 - 11:47

1.481 views

Didim’de ulaşım ve park yeri tepkiye yol açtı

 

Didim Derneği, Ulaşma-Ulaşamama, Park Etme-Edememe Sorunu ve Çözüm Yoları ile ilgili basın açıklamasında bulundu.

Didim Turizm Derneği binasında düzenlenen basın açıklamasına Didim Derneği Başkanı Mehmet Soysalan, Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız, Didim Turizm Derneği Başkanı Mustafa Şentürk, Didim Hayvanları Koruma Derneği adına Bilal Süren, Didim Çevre Platformu adına Saime Özarslan ve Şehir Plancı Filiz Hekimoğlu katıldı.

 

“Kentimizde bireysel araç kullanımı fazladır”

Şehir Plancı Filiz Hekimoğlu, Ulaşımda araç trafik sıkışıklığı ve otomobil kullanımına bağlı olarak mekânsal ihtiyaçların bir türlü giderilememesi sorunu, 21. yüzyıl kentlerinin hep gündeminde olduğunu belirterek “Özellikle bireysel otomobil kullanımlarının her geçen yıl daha da yaygınlaşması; geliştirilebilen raylı sistem yerine, 10-15 kişilik küçük ölçekli taşıma araçlarının benimsenmesi bunda etken olarak gösterilebilir. Otomobil sayısının artması, kentlerin mevcut yol kapasitesini yetersiz bırakırken, hep daha fazla otopark ihtiyacı yaşatmaktadır. Hızla gelişen kentlerde, ulaşım ihtiyaçlarını kent bütününde analiz etmek yerine, “noktasal çözüm” kararlarının uygulanması, kentteki ulaşım sorunlarını hep daha da derinleştirir.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki 21. Yüzyıl kentlerinde otomobil kullanımlarını öncelikli kılan ulaşım sistemini benimsemesi, yayaların erişebilirliğini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca artan karbon salınımı ile kentlerin ekosistem değerleri önemli ölçüde zarar görmektedir.

Kentimiz Didim’de de son yıllarda mekanlar arası ulaşımda bir zorlanma, konfor eksikliği ve buna bağlı olarak hızla artan bir trafik sıkışıklığı ile otopark sorunu yaşamaktadır. Bireysel araç kullanımının çok yaygın olduğu kentimizde, ne yazık ki toplu taşıma araçları ulaşımda tercih edilen ikinci türdür. Kent içi ulaşımda toplu taşımaların minibüs ölçeğinde yapılması; yayanın durakta bekleme süresinin artması; ancak durakların fazla sayıda yolcunun beklemesi için yetersiz kalması; durakların bekleme alanlarının bireyi mevsimsel etkilerden koruyan konforundan uzak olması gibi nedenler bireyin, kent içi ulaşımda otomobilini kullanmasına yöneltmektedir. Bisiklet gibi ulaşım araçları ise güvenli yol ağlarının yetersizliği ve yolların birbirleri ile bağlantılarının azlığı nedeni ile otomobil, minibüs, mobilet kullanımlarından sonra 4. Sırada tercih edilmektedir” dedi.

Hekimoğlu, dünyada ve Türkiye’de şehirlerin kent merkezlerinde yaya ulaşımlı projelere öncelik verildiği; cadde ve sokakların yayalaştırıldığı ifade ederek “Örneğin, Almanya’nın Hamburg şehrinde insanların şehrin birçok noktasına yürüyerek ulaşmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılmıştır. Şehirdeki parklar birbirilerine bağlanmış ve her noktaya ister yaya olarak, ister bisikletle ulaşmanın imkânı sağlanmıştır. Keza haftada dört milyondan fazla ziyaretçiyi kendine çeken Londra’da Oxford Caddesi, otobüs ve taksilerin yaratmakta olduğu hava ve gürültü kirliliği büyük bir sorun halini alınca 2018 yılında başlayan proje ile Oxford Caddesi’nde yayalaştırma süreci başlatılmıştır. İstanbul kentinde günümüze kadar, İstiklal Caddesi, Kadıköy, Üsküdar ve Tarihi Yarımada Bölgelerinde yayalaştırma uygulamaları geliştirilmiştir. Başkent Ankara’mızda, Kızılay kent merkezinde yer alan, ticaretin en aktif olduğu bölgelerden İzmir Caddesi, Sakarya Caddesi, Yüksel Caddesi ve çevreleri geçmişte önemli trafik tıkanıklığı ve otopark sorunu yaşanan araç kullanımlı alanlar iken günümüzde avalastırılmis alanlardandır. Günümüzde Ankara’nın en eski ve işlek merkezi olan Ulus Kent Meydanı ile araç trafiğinin çok yoğun olduğu Bahçelievler 7.Cadde ve Tunalı Hilmi Caddesi’nin yayalaştırılması düşünülen alanlardır” dedi.

Hekimoğlu, açıklamanın devamında “Dünyada ve ülkemizde mekanlar arası ulaşımda karbon salınımını azaltan, kentlinin daha sağlıklı ve güvenli bir biçimde ulaşımını hedefleyen yaya odaklı ulaşım planları ve uygulamaları hayata geçerken kentimiz Didim için de, her zaman dile getirildiği gibi mekanlar arası ulaşılabilir, engelsiz, çevre ile dost bir ulaşım modelini uygulanması gerektiğine inanıyoruz.

Kentimizin özellikle akciğer hastası bireylerin sağlığına iyi gelen havası, onun en önemli haznesidir. Bu nedenle bu değerini geliştirilecek ulaşım araçlarının hayata geçirilmesi ve yatırımların bu doğrultuda yapılması gerektiğini söylemek yanlış olmaz. Özellikle Mavişehir, Altınkum, Fevzipaşa, Akbük sahil kesimleri ile 1., 2.,3 Koy bölgeleri gibi halkın yoğun olarak kullandığı mekânsal alanlarda uygulanması düşünülen projelerde “kışkırtılmış trafik” etkisi yaratmayan kararların hayata geçirilmesi gereklidir. Karbon salınımlarının başkahramanı olan otomobiller yerine, toplu taşım kullanımını özendirecek uygulamalar; bisiklet gibi doğa ve insan sağlığına dost, ulaşım araçlarını kullanmalarını öne çıkaran ulaşım kararların hayata geçirilmesi önemlidir.

Ne var ki Didim Belediye Meclisi’nin 09.10.2020 tarihinde kentimiz Çamlık Mahalle sınırları içinde bulunan 634 Ada 1 Parsel numaralı taşınmaz ile ilgili olarak zemin altı otopark yapılması için 5393 sayılı Belediye Kanunun 75.maddesinin (d) bendi kapsamında Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilmesi hususuna dair, plan doğrultusunda kullanımının sağlanması ve zemin altı otopark imalatı tamamlandıktan sonra Didim Belediyesine devredilmek üzere alınan karar uyarınca eğer gelecekte parkın zemininde bir otopark yapılacak ise, bu projenin yukarıda bahsedilen yaya odaklı ulaşım politikası ile uyumlu olmayan, aksine kentin bu bölgesindeki taşıt trafiğini daha da artıracak bir proje olduğu unutulmamalıdır. Kaldı ki bölgede yaşanan trafik sıkışıklığının nedeni alandaki yetersiz otopark değildir. Kentimizde yolculukların büyük oranda binek araçlarla yapılıyor olması ve 12 metre genişlikteki Yunus Caddesi’nin, kentimizin ana ulaşım arterlerinden biri olması nedeniyle yaşana sorundur. Meclisimizin aldığı karar uyarınca, gelecekte eğer belirtilen park alanı altında bir otopark yapımı gerçekleşecek ise, alana park etmek amacıyla ulaşmak isteyen binek araç sayısının, alanda zaten var olan araç sayısını artıracağı göz ardı edilmemelidir.

Bununla birlikte bölgenin otopark alanı ihtiyacı giderilirken, aynı noktada bulunan ticaret merkezinin zemin katında var olan otopark alanının kapasitesi, kullanım ve dolulut oram, çevresine etkileri gibi teknik incelemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bölge otopark ihtiyacının, yol kapasiteleri, ulaşılabilirlik, yaya-araç ulaşım emniyeti gibi teknik incelemeler neticesinde çözümlenmesi önemlidir.

Altınkum Sahil bölgesi, Didim ile bütünleşmiş, kentimizin göz bebeğidir. İlçemizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin, Didim halkının rekreaktif amaçla kullandığı önemli bir sosyalleşme alanıdır. Bu derece önem arz eden bölgenin, uygulanacak projeler ile birlikte korunması ve geliştirilmesi gereklidir. Tüm bunların yanında kentimiz Didim’in 1. Derece Deprem Kuşağında yer aldığı ve Altınkum sahil bölgesinin zemin yapısı ile zemin su seviyesi yüksekliğinin özellikleri de düşünülmelidir. Özellikle yağışlı mevsimlerde bölgenin yaşadığı sorunlar, binaların zeminlerinde biriken sular, yüzeyde yaşanan seller nedeniyle alan özel önemli alanlarımızdandır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ayrıntılı jeolojik etüt istediği; kentin yamaçlarından akıp gelen sel suları nedeniyle DSİ tarafından uygulanan kanal projesinin varlığı alanın zemin yapısı konusunda yapıların inşatlarında özel önlem alınmasını şart koşar. Bu nedenle yapılacak zemin altı otopark alanın, benzer projelere göre daha maliyetli olacağı açıktır.

Bu derece yüksek maliyetli projenin, aslında bölgede beklenen çözümü de getirmeyeceği düşünülürse, proje yerinin bu açıdan da uygun olmadığını düşünmekteyiz.

Didim’in en önemli değeri denizleri, havası ve toprağının sağlıklı yapısıdır. Yukarıda belirttiğimiz tüm nedenlerden dolayı kentimizde uygulanması düşünülen projelerin öncelikle kent bütünündeki etkisi araştırılmalı ve mekanlar arası sağlıklı ulaşım konusu ile birlikte tasarlanarak uygulaması önemlidir. Kent içinde engelsiz yaya hareketlilik düzeyini korumak, atmosferimize daha az karbondioksit emisyonu bırakan ulaşım modellerini hayata geçirmekle mümkündür. Bu sebeple bölgenin otopark alan ihtiyacının, sağlıklı ulaşım kriterleri ile birlikte, teknik gerekçeler ve veriler ışında, bölgenin daha iç kesimlerinde gerçekleştirilmesi; Didim Meclis kararında belirtilen Yunuslu Park’ın zemin altında gerçekleştirilmesi düşünülen otopark alanı yapımından vazgeçilmesi; taşıt trafiğinin sorunlarını çözerken, dezavantajlı gruplar da dahil olmak üzere bütün yayaların, güvenli ve engelsiz yürümeleri için gereken tüm tasarım özelliklerinin birlikte kurgulanmasının önemli olduğunu bir kez daha paylaşmak isteriz” ifadelerine yer verdi.

Açıklamanın ardından toplantıya katılanlar görüşlerini belirtti.

 

  • Didim Turizm Derneği Başkanı Mustafa Şentürk,
  • “Altınkum yunuslu parkta yapılmak istenen otoparkın yerinin uygun olmadığı görüşü deklare edildi.  Altınkum’da bulunan yunuslu parkın orası dere yatağıdır, deniz yatağıdır, bataklıktır” dedi.
  • Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız,
  • “Yunuslu parkın oradaki otopark konusunda işin bu hassasiyete gelme noktasında yer ile ilgili öneri yaparken genel değerlendirme yapman gerekiyor. Yunuslu parkın orada bulunan esnaflar bu konuya itiraz ediyor. Yunuslu park olacak diye bir kayıt yok şu an olmayabilir de” dedi.
  • Didim Derneği Başkanı Mehmet Soysalan
  • “1994 yılında ben belediye başkanı olduğumda şöyle bir tablo vardı. 1988 yılında Didim’in ilk şehir planı kabul edildiğinde şehir merkezi 3 katlı plan verilmiş ama uyulmamış. Biz belediye yönetimini aldığımızdan beri noktasal yerleri düzeltmeye çalıştık.

Haber : Ergun KORKMAZ

%d blogcu bunu beğendi: