ÇÖZÜLÜRKEN ÇÜRÜME. « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 08:38

ÇÖZÜLÜRKEN ÇÜRÜME.

ÇÖZÜLÜRKEN ÇÜRÜME.
Son Güncelleme :

22 Aralık 2020 - 16:07

295 views

ÇÖZÜLÜRKEN ÇÜRÜME.

 

Çözülme, bilinir ve algılanır olan yapıların bütünlüğünü ve tutarlılığını sağlayan bağların gevşemesi ile başlayan bir süreçtir. Bu süreç algılandığında, çözülmenin nedenlerinin ortadan kaldırılması yönünde olumlu önlemlerin alınması gerekir. Etkili önlemler, çözülmeyi tersine çevirerek yapıyı eskisinden daha güçlü ve güvenceli hale getirir. Bu durum normal koşullarda ve normal yapılar için geçerlidir.

Yaşamı boyunca, planları sadece kişisel çıkarlar çevresinde dönen kişilerin, genel geçer anlamda planlamadan haberdar olmadıkları söylenebilir. Uzun erimli plan, geleceği görüp algılayan bir bakıştır. Özgür ve yetkin kişi, kurum veya kuruluşlar, geleceği öngören planlamalar yapar. Bu tür planlar, kamu yararı doğrultusunda yapılan, insanlık temelli, varlıkların yararını gözeten planlardır. Uzlaşma temelli planlar insanları, hayvanları, taşı, toprağı, havayı ve suları, yani doğayı dikkate alır. Normal insanlar, bu doğrultuda önerilen ve geleceği gören planları kabullenerek uygularlar. Bu tür planlar tüm varlıkların, ortak çıkar temelinde korunup kollanmasını gerektirir.

Genel yarar temelli öneri ve uyarılar dikkate alınmadığı zaman, toplumda ve öteki ilgili yapılarda çözülme ve çürümeyi kaçınılmaz kılar. Yapılardaki bu bozunum, tekil örneklerle sınırlı değildir. Damıtılmış bir ata söylemimiz der ki; “Üzüm üzüme baka baka kararır.” Bu etkileşim bağlantısı, öteki varlık ve yapıları da etkiler(bozar).Bozulan yapılar, bozulmamış olan unsurların omuzlarına abanarak varlığını sürdürür. Bu olgu sonsuz değildir. Ziya Paşa der ki;” İçin çürükse destek nene gerek, destekle birlikte sende çökersin!”  Usulü, usulsüzlük olan kişi veya yapıların uzun süre ayakta kalmaları olanaksızdır! Kişisel çıkar temelli planlar, uzlaşmayı yadsıdığı için uzun süre varlığını sürdüremez. Paylaşım olgusu, yaşam kültürünün insanlığa ve doğaya katkısıdır. Bu katkı varlık koruma ve sürdürme için olmazsa olmazdır. Aynı zamanda ortak geleceğin(birlikteliğin)güvencesidir.

Çözülme, çürümeyi önceler. Çözülme sürecinde kurum ve kuruluşlar işlevini yerine getiremez. Bu süreç, tasarlanmış bir süreç olabileceği gibi, liyakatsizlikten de beslenebilir. Demokrasiden uzaklaşılan süreçlerde, dar bir çıkar grubunun hizmetinde olanların liyakatinden söz edileme!

Çözülme, kurumların gerektiği gibi işlememesi ve hukuka uygun kuralların uygulanmamasıdır. Bu süreçte, kişi veya dar bir çıkar grubu lehine uygulanan iş ve eylemler çürümeyi tetikler. Çürüme, erk kullanan çıkar grupları için bulaşıcı olabilir. Bu tür oluşumlar, demokrasinin olmadığı yapılarda ortaya çıkar. Çıkar grubunun birinci halkasında hukuka ve yasalara aykırı veya onları görmezden gelip erk kullananlar, ikinci halkada da yandaşlar bulunur(!)

Gelir dağılımının adaletsiz olduğu ve kitlelerin seçeneklerinin bulunmadığı hal ve ortamlar, bağımlı yandaşların ortaya çıkmasına ve varlıklarını sürdürmelerine neden olur. İşte bu istemsiz olgu(dar bir grup dışında) çözülmeyi izleyen çürüme sürecidir. “Uydum imama” yaklaşımları, kaçınılmaz olarak körle yatıp, şaşı kalkanların mekânı olur! Çözülme çürümeyi önceler; çürüme çözülmeyi tetikler!