ÇÖZÜLMEK TEK BAŞINA YETMEZ! « Mavi Didim Gazetesi

25 Haziran 2021 - 00:31

ÇÖZÜLMEK TEK BAŞINA YETMEZ!

ÇÖZÜLMEK TEK BAŞINA YETMEZ!
Son Güncelleme :

27 Mart 2021 - 20:27

392 views

ÇÖZÜLMEK TEK BAŞINA YETMEZ!

Ülkesini sevmek ve ona sahip çıkmak; hakkını ve hukukunu bilerek kendi varlığına sahip çıkmakla eş anlamlıdır. Bu yaşamsal gereklilik, toplulukları oluşturan; kurumları ve devleti yaratmayı başarmıştır. Yaratılan kurumlar, varlıkların temel haklarını korumakla yükümlüdür.

Kurtuluş öncesine dönüştürülen bir sağlıksız yapıda, yeniden kurtuluş beklenmektedir. Bu görev öncelikle, ülkesini ve ülkesinin tüm insanlarını ayrımsız olarak seven yurtseverlere düşmektedir. Yurtseverler, bugünün koşullarında muhaliflerden oluşmaktadır. Muhalif kesimde yer alanların tek istem ve beklentisi, ülke yararı temelinde birleşmektir. Yasal ve kurumsal zeminlerde hukukun üstünlüğünü hâkim kılmaktır. Bunun için yönetemez olan yönetimlerin çözülmesi yeterli değildir. Bu sürece iradi müdahale kaçınılmazdır:

“Tükenmişlik bir son olarak görülmemeli. Bu, sonrasını getirecek bir kuvvet olduğunda ancak bir sonun işaretidir. AKP ve MHP’nin şimdi bu tükenmişlik içinde, devlet imkânlarına dayanarak yaptığı hamlelere bakarak onlara bir güç atfetmek ne kadar doğru değilse, tükenmişliklerinden hareketle mutlak bir son beklemek de o kadar yanlış. Bütün bunlar, değiştirecek bir güç birikimi, örgütlü bir toplumsal mücadeleye olan ihtiyacı da devrimciler için yapılması gerekeni anlatıyor. Bu tükenmişliğin memleketin nefesini de tüketmesinin önünü geçebilmek böyle mümkün!” (*Bu yazı solsiyaset.org adresinden alınmıştır.)

Somut olarak görülen o ki; sorun bir yönetememe sorunu değil, tamamen ve tamda bu şekilde yönetme iradesidir:

“Öncelikle, son yaşananları iktidarın genel çizgisinden koptuğu şeklinde değil, tam tersi aynı doğrultuda el artırma ve ilerletme olarak düşünmek gerekir.

Meclis içi muhalefet partilerinin iktidarın hamlelerine verdiği tepki epeydir şu şekillerde gerçekleşiyor:

Sandıkta hesabını soracağız, savruluyorlar, yönetemiyorlar, bizi sokağa çekmek istiyorlar ya da şöyle yapın böyle yapın şeklinde akıl vermeler. Bu tepkilerin iktidarın yol haritasına engel olmak bir yana el arttırmasına yol açtığı da bir vakıa. Yapılacak şeyleri, ne zaman ne şekilde geleceği, hatta gelip gelmeyeceği belli olmayan bir sandığa ertelemenin sonuç vermediğini her gün deneyimliyoruz.”(İlhan Cihaner, BİRGÜN,26/03/2021)

“İçeride, kendisine “dur!” diyecek hiçbir gücün kalmamış olması, AKP’yi daha da pervasız kılmaktadır.

***

AKP bu ortamda baskıcı zulüm yöntemlerini daha da artıracak, demokrasinin son kırıntılarını da süpürecek, seçimleri hiç yapmayacak ya da “ben kazandım” diyerek üstü zulümle örtülmüş bir hileyle sandıktan çıkmayı deneyecektir.

Bu yüzden geleceği karanlık yorumlayanlar haksız da değillerdir.

Ama hiç merak etmeyin! Bu çalkantılı ve acılı dönem geçecek, demokrasiye ve Cumhuriyete karşı olanlar yenileceklerdir.(ALİ SİRMEN, CUMHURİYET,26/03/2021)

Kurumlar işlevsizleştirilmiş, kurallar esnetilmiş, tanımlar ve kavramlar içeriğinden koparılmış, yasalar tercihli uygulanır olmuş bir yapıda sorunlar içinden çıkılmaz hale gelmiştir. Ancak, unutulmaması gereken, insanların yaşama hakkıdır. En sıradan kişi bile bu haklarını korumak için, karşılarında kim olursa olsun mücadeleden kaçınmaz!…