Çocuklar ve Adamlar « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 08:25

Çocuklar ve Adamlar

Çocuklar ve Adamlar
Son Güncelleme :

24 Mayıs 2021 - 15:20

138 views

Çocuklar ve Adamlar

65 yaş üstü yurttaşlara evde otur diyenler…
65 yaş üstünde ülke yönetiminde kim varsa (TBMM üyeliği de içinde olmak üzere)…
Öyleyse herkes görevlerinden çekilip, otursunlar evlerinde…
Değil mi ki kimilerine göre “65 yaş üstü her kim varsa, beyni sulanmış” diye bir yargı yayılmakta ülkede…
Eğer kıstas/ölçek beynin sulanması ise bu durumda “genç oldukları savıyla ortalıkta gezen ve de uyuşturucudan beyni sulanmışların” akıbetleri ne olacak acaba?…
65 yaş üstü bilge halka saldıranlar; birazcık da bu soruna kafalarını yorsalar, nasıl olurdu acaba?…
Ülkenin geleceği yok ediliyor; yalnızca doğal kaynaklarıyla değil, insan kaynaklarıyla da, aklınızı başınıza toplayın muhteremler !…
1980 sonrasında Turgut Özal’la başladı eğitim-siz-lik düzeni…
Bu nedenle benim çocuklarım aynı dönemde iki ayrı okula gitti. Birincisi Milli Eğitim denetimli ve de paralı okullar… Diğeri de; ATATÜRKÇÜ ANNE denetimli özverili, özenli , üstelik de parasız eğitimli ev ortamındaki çok özel okullar…
Dolayısıyla çocuklarını aydınlık ve çağdaşlık yolunda yetiştirmek isteyen ana-babalar kolları sıvamalı !…
Okuldaki dersler; not alıp, sınıf geçmek için, evdeki dersler yaşamda başarılı olmak için alınmalı derim.
Nasıl ki Sovyetler döneminde “din” yasaklanmış olsa bile, halk inancından vaz geçmedi. İşte onların yaptığı gibi, ülkemizde de dayatılan eğitim sistemine karşı; ana-babalar Atatürk’ün aydınlığından geri dönmemeli, çocuklarını çok sağlam yetiştirmelidir. Onların uluslararası düzeyde başarılı olmaları hedeflenmelidir !…
Bu amaca ulaşmak için de çocuklarını çağdaş bireyler olarak yetiştirmek de ana-babaların işi… Bununla birlikte her ana-baba eğitimli değil ki derse birileri… Ne yapalım; bu işler zincirleme trafik kazası gibi… Yoksa kuş yuvada gördüğünü nasıl işlerdi?…
Haydi ana-babalar; cahil kalmasın çocuklar!…
Ve Adamlık
Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer
Herkes senden kuşku duyarken, hem kuşkuya yer bırakır,
Hem kendine güvenirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana.
Herkesle düşüp kalkar, erdemli kalabilirsen
Unutmazsan HALKI krallarla gezerken
Dost da düşman da incitmezse seni
Ne küçümser ne büyütürsen çevreni
Her saatin her dakikasına
EMEĞİNİ katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum ADAM OLDUN demektir.
Bülent Ecevit tarafından bu dizelerde karakteri çizilen ADAM; halkımızın özlemini çektiği siyasetçinin tasviridir, bir bakıma da BÜLENT ECEVİT’in ta kendisidir.
Adamlık kavramını şimdilik bırakalım bir yana, dönelim bir bilim insanına ki o da Ahmet Taner Kışlalı…
1977 yılında CHP’den milletvekili olan ve 1978-1979 yıllarında Bülent Ecevit Hükümeti’nde Kültür Bakanı olarak görev yapan…Daha sonra karanlık güçlerin bombalı saldırısı sonucunda; 21 Ekim 1999’da aramızdan ayrılan Ahmet Taner Kışlalı bakın neler diyor Siyaset Bilimi üzerine…
Siyaset Bilimi’nde ya da genel olarak Sosyal Bilimler’de KESİNLİK yoktur. Çünkü insanın evrimleşmesiyle birlikte; dünkü insanla, bugünkü insan arasında bir değişim vardır, dolayısıyla insanın davranışları, etkisi, etkenliği de evrim geçirmiştir.
Fen Bilimleri’ndeki gibi kesinlik yoktur, Sosyal Bilimler’de olasılık vardır. Dolayısıyla kuram ileri sürerken de kesinlikten değil, olasılıktan söz edebiliriz.
Bu açıklamalara göre…
Örneğin; “Bireyin sosyo-ekonomik düzeyi yükseldikçe, sosyo-politik düzeyinin de değişiklik göstereceği olasıdır, olasılık gösterir” diye kuram ileri sürülebilir.
Bu bağlamda dönüp bakarsak gerçek yaşama; siyasete adım atan ADAMlar ya da MADAMlar; halkın arasından çıkıp da, ikbal sahibi olunca halktan uzaklaşabilir. Tepelere yükseldikçe, halk onların gözünde cüceleşebilir.
Yine de değişmeden kalabiliyorsa kişi; ECEVİT’in dizelerinde düşlediği gibi, onun tam tanımı ADAMLIK’tır. Ama ne yazık ki öyle birilerini siyasal yaşamda bulamıyoruz. Ancak var olanlar; halkın değil, kendilerinin tanımladığı kimlikle ADAM’lardır ve günümüzde ADAM diye ortalıkta gezenler; son günlerde ulusşa tanık olduğumuz gibi MAFIA düzeninde ülkemizi, ulusumuzu üzmektedirler, geleceğimizi karartmaktadırlar ne yazık ki…