BURAYA NASIL GELDİK ve BURADAN NASIL ÇIKILIR !.. « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 07:16

BURAYA NASIL GELDİK ve BURADAN NASIL ÇIKILIR !..

BURAYA NASIL GELDİK ve BURADAN   NASIL ÇIKILIR !..
Son Güncelleme :

02 Haziran 2021 - 8:42

120 views

BURAYA NASIL GELDİK ve BURADAN   NASIL ÇIKILIR !..

İngiltere “Büyük Britanya”, birleşik KRALLIK diye adlandırılan İngiltere devletinin yazılı bir Anayasası bile yokmuş, yetmiyor birde başlarında asalak gibi yaşayan bir kraliyet ailesi olmasına rağmen kriz mıriz yaşamadan dünyayı yönetmeye çalışmaktadır.

Ülke, Demokrasinin yaşandığı önemli ülkelerden biri diye de söylenir, gösterilir,

Meclisleri Lortlar ve Avam kamarası diye ikiye ayrılır, Monorşi olan bir yönetim, bu  rejim  içindeki Hükümet böyle  meclislere karşı  sorumludur,

Ülkede  sorunsuz mu yaşanıyor, elbet değildir, daha düne kadar etnik ayrılıkçı bir terörist gurupla boğuşarak  yaşamaya çalıştı ama akıl ve bilim ışığında sorun çözdü,

Ülkenin emperyalist yapısı içinde dünyada ABD’ den sonraki ikinci  ülke olarak yaşamını sürdürebilmektedir. Hatta ABD’den öncesinde ilk emperyalist ülkedir Büyük Britanya.

Genç Cumhuriyet işte bu Emperyalist İngiliz devletine karşı bir bağımsızlık savaşı vererek  Cumhuriyetini ilan etmiş, Kurtuluşumuzun lideri, kuruluşumuzun lideri Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde 19.Yüzyılı bağımsız ve müreffeh bir ülke olarak girmiş ve bu yüzyılı bitirmiştir.

Ne yazıktır ki Milenyum’a girerken acılı ve sancılı bir şekilde gelinmiş,

Emperyalizmi  cephelerde  yerle bir etmiş ama ülkemizdeki siyasetin esiri haline gelmiş iktidarlar yüzünden  darbeler üstüne darbelerle halk yalan dolan ile yönetilmeye çalışılmış ve alıştıra, alıştıra sonuçta geldiğimiz yere layık görülmüştür.

Hak ediyor muyuz?

Elbet Hayır,

Böyle yaşamaya mahkum muyuz?

Elbet hayır,

Çözüm ne

Çözüm  onurlu, namuslu, yalansız dolansız bir siyaset anlayışı içinde halkını kandırmayan, yalan söylemeyen ve emperyalistlerin emellerine hizmet etmeyen, vatanına milletine hizmetten başka hiçbir çıkar ve anlayışı olmayan anlayışın yönetmesidir.

Türk siyasi hayatı  ne acıdır ki 1946’dan sonrasında yalan söylemler üzerine kurulmuş, halkı kandırmak üzerine yapılanmış siyaset anlayışları ile yönetilmiştir.

Hiçbir siyasi  oluşumu ayırt etmeden eğer bir yalan makinası konulsa meclis bahçesine ve o meclis bahçesindeki tüm siyaset aktörlerini bu makinadan geçirsek o makinadan yalan söylemeyen siyasi aktör çıkmaz diye de düşünüyorum.

Sistem, siyaset kurumunu bu hale getirmiş,

O yüzden TÜRK Siyasi hayatı bu çıkmaz girdabına girmiş, bu çark böyle devam edegelmektedir.

Çözüm mü?

Öyle bir siyaset yapılanması kurmalıyız ki ne ANAYASAYA değişikliği ihtiyacını duyacağı, ne de Liderinin gözünün içine bakacak siyaset insanlarını, ne de ikide bir  Anayasayı, kanunları  bahane bulsun, bahane bulmadan yönetilmeye hak etmiş olalım.

Y kuşağı  “Yaşayan orta yaş kuşağı” böyle bir siyasi yelpazede tarihin tozlu sayfaları arasında kalmayı mahkum edilerek  yeni Z kuşağı “Yeni yetişen kuşak” ise özlem duyduğumuz böyle bir sistemi kurar da Kurucu felsefemize inkar etmeyen bir DEVLET anlayışını inşa ederek yolumuza devam etmemizi sağlarlar.

Kurtuluşumuz  İlim ve Fen’i , Teknolojiye rehber edinmiş, kendine kılavuz yapmış bir neslin geleceğe umutla baktığı bir yönetimle olacağı inancı içindeyim…

Buradan bir dip notla yazımı sonlandırmak istiyorum. Aynı isimli iki Karadenizli genç. Birisi Ülkesinin siyasetine hizmette sınır tanımaz, diğeri ise Akbük’ümüzün Çevre değerlerine verdiği önemli hizmetlerde sınır tanımayan Trabzonlu Akbük de yaşayan İsmail ile Rizeli İsmail SAYMAZ’I takdirimle teşekkürü bir borç bilirim…