Böyle bir haber kirliliği hiç yaşanmamıştı - Mavi Didim GazetesiMavi Didim Gazetesi

22 Nisan 2021 - 02:54
Erol Yıldız

Erol Yıldız

Erol Yıldız

Böyle bir haber kirliliği hiç yaşanmamıştı

Böyle bir haber kirliliği hiç yaşanmamıştı
Son Güncelleme :

26 Şubat 2021 - 16:33

319 views

Böyle bir haber kirliliği hiç yaşanmamıştı

Bu kadar laf kirliliği olan bir ülke sanırım yok. Her kafadan bir ses çıkıyor. Aynen dansöz gibi kıvıran bir haber karmaşası, bir haber kirliliği yaşanıyor ülkede. Nedir diye sormayın. Her şey aleni olarak ortada. Ayıptır be kardeşim. İnsanlar zaten evde tıkılmış vaziyette aylardır beklemedeler. Birde siz bu haberlerle beynini adeta oyuyor ve onların psikolojik savaş vermesine razı oluyorsunuz. Bu kargaşayı yapan aklı başında olan ve halkın yanında olan yayın kuruluşları değil. Bu farklı konuşmaları yapanlar devletin belirlediği sağlık sorumluları. Yani siyasilerin emirlerine boyun eğip halka dilediği gibi bilgiler aktararak insanların bilgi kirliliğiyle onları zor durumda bırakanlara sözüm.

Sırasıyla anlatalım bakalım. Kimler ne anlayacak. İlk defa sağlıktan söz etmek lazım. Çünkü ilk derdimiz covid19 derdinden ülke olarak kurtulmak. Bilim kurulu üyesi bana göre en doğrusunu insanlara bildirmek zorundadır. Bir bilim kurulu üyesi mutant virüs yani halkın anlayacağı dilde söylenirse mutasyona uğramış olan virüslere karşı aşılara karşı etkisi zayıfladı diyor. Diğer taraftan başka biri kesinlikle aşı yapılmalı, aşıyı yaptırmak zorunlu hale gelmelidir diyor. Başka biri mutasyonlu virüsün aşıları etkilemediğinden söz ediyor. Ülkenin yarısı zaten aşıya karşı duruşu var. Devletin kurduğu Hayat Eve Sığar programında yaşadığınız yerler en düşük risk oranı için düşük riskli bölgedesiniz yazıyor. Uygulamada burası yüksek olduğundan sokağa çıkma yasakları halen bir sorun olup çıkıyor. Biri kalkıyor herkes kurallara uyacak diyor. Bir başkaları hiçbir şey umurunda olmadan kapalı salonlarda günün keyfini çıkarıyor. Bunun adı tezattır.

Gıdaya gelince milletin açlıktan beyni duracak konumda. İnsanlar çöp karıştırır hale gelmişler. Ekmek askıya konuluyor. Kimse aç değil diyen biri çıkıyor. İstanbul başta büyük şehirlerde ekmek büfeleri açılıyor. Bir başkası kalkıp onu kapattırıyor. Ülkede çiftçinin ürettiği buğday ve arpa depoda dururken, dışarıdan ithal ediyoruz. Hem de pahalıya. Böyle bir tezat ve ticari kirlilik ben bu yaşıma kadar görmedim.

Memlekette otomotiv sanayi sıkıntıda deniyor. Bunları ben veya vatandaş demiyor. Yetkililer söylüyor. Alım gücünü gösteren verilerde, ki bunu devlet verileri ortaya koyuyor. Enflasyon oranlarının düştüğü söyleniyor. Ona göre kriterler baz alınarak emekli aylıklarına ve çalışanlara cüzi ilaveler yapılıyor. Karşılığında otomotiv piyasası ne hikmetse aylık taksiti 2.500 liradan az olmayan satışları reklam olarak dayatıyor. Bu nasıl bir kirlilik ve nasıl bir çelişkidir. Dolar düşüyor, fiyatlar düşmüyor. Üreten malını pazara yolluyor suçlu esnaf oluyor. Aracı halen ortada yok. Asıl suçlu kim biliyor musunuz? Asıl suçlu serbest ekonomi piyasasını halen uygulayanlar. 50 kuruşa alınan bir mal pazara 15 liraya müşteri arıyorsa burada bir kirlilik var. Taşıma ücretlerini maliyete yükleseniz ve geri kalanına %25 kar payı koyup sattırsanız, eskiden böyleydi. Şimdi kimse bu fiyatlardan dert yanmazdı. Alın size bir kirlilik daha. Hadi bakalım sorumluluk kimdeyse bu işi çözsün de görelim.

%d blogcu bunu beğendi: