Aylardan Ramazan « Mavi Didim Gazetesi

15 Mayıs 2021 - 08:13

Aylardan Ramazan

Aylardan Ramazan
Son Güncelleme :

14 Nisan 2021 - 18:31

243 views

Aylardan Ramazan

Olunca aylardan Ramazan… Hiç olur mu Karagöz ile Hacivat efendileri anmadan?…
Dolayısıyla…
Hacivat Çelebi ile Karagöz günümüzde
Yine düştüler hayal perdesine…
Bir yol kulak verelim onların sesine
Atışmalarından ortaya dökülecek dersine…
Günlerden bir gün Hacivat çalar, Karagöz’ün kapısını
Nasılsa unutmuştur; yediği kazıkların hepisini
Birazcık eğlenirim, şenlenir, keyiflenirim diyerek…
Seslenir hayasızca, beyninde bin bir kurnazlıkla…
A benim Karagözüm; iki gözüm…
Çoktandır görünmez oldun;
Çık dışarı da seninle oynayalım bir oyun…
Günümüz güzel geçsin
Gerilmiş sinirlerimiz de gevşesin…
Karagöz pencereden bakar Hacivat’ın sesine
Gem vurur onun oyun hevesine
Gelmem der; yine kandıracaksın beni
Kim bilir neyin, nesine?…
Boş yere ünleme !…
Yok der Hacivat; kandırıkçılık olur mu?…
Seninle güzel, güzel oynamak varken
Ne kapandın eve böyle erken, erken?…
Yoksa hanımdan mı korktun;
Yoksa gitti mi efelik, erkeklik elden?…
Bu sözler karşısında efelenen
Hanımdan da kim korkarmış diye
Sözü koynuna gevelenen Karagöz’ü
Hacivat Çelebi bir güzel kandırır
Pencereden sokağa indirir.
Merakla sorar; ne oyunuymuş bu der.
Söyle bakalım; madem ki beni kandırmayacaksın
Ve de kızdırmayacaksın; öyleyse oynayalım.
Der ki Hacivat; ben sana ne dersem diyeyim,
Sen bana “uyuz tazı Hacivat” diyeceksin.
Bugüne kadar biriken öfkeni de yeneceksin.
Sen bu oyunu pek seveceksin.
Pekiyi der Karagöz ve önce sözü Hacivat alır:
– Adın ne Karagöz ?
– Uyuz tazı Hacivat !…
– Anan kim Karagöz?…
– Uyuz tazı Hacivat !…
– Baban kim Karagöz?…
– Uyuz tazı Hacivat !…
Derken hemen ayılır, ayar Karagöz; bir kez daha kandırıldığını anlar.
Tam küfre başlayacakken; kahkahaları patlatan Hacivat, hemen oradan tüyer.
Ne yazık ki o günlerden bugünlere; işte bu ülkenin halkı olan Karagözler’i de, uyanık Hacivatlar hep kandırır, hep aldatır. Aldanmayacağım, bir kez daha aldanmayacağım diye kendi, kendine sözler veren bu halk; nedense hep tongaya düşer, ökseye tutulur, mantara basar. Ve sonuç her zaman hasar, zarar, ziyan… Çünkü yedi düvel yetmezmiş gibi bir de çevre, çepeçevre sarılı olunca; çakal, akbaba, sırtlan, yılan, akrep, çıyan… Bu gidişle Karagözler çırılçıplak kalır; anadan üryan !…
Dünlerde “nereden buldun?” sorularını sorarken DEVLET… Şimdilerdeyse çoğalıyor “devlet benim” diyenlere sorular soran… Ama yanıt vermek yerine, soru soranın peşine düşüyor DÖV-LET; vermiyor aman !…
Ah be Karagözüm bu Ramazan ayında da kurtulamadın gitti aldatılmaktan; yoksa mahşere mi kalacak senin davan?… Bu topraklarda Hacivatlar mı olacak her daim kazanan?…