Ay’a Gidiyoruz, Ay’a !… « Mavi Didim Gazetesi

21 Haziran 2021 - 23:19

Ay’a Gidiyoruz, Ay’a !…

Ay’a Gidiyoruz, Ay’a !…
Son Güncelleme :

12 Şubat 2021 - 6:02

312 views

Ay’a Gidiyoruz, Ay’a !…

Berlin Duvarı yıkılmadan öncesinde; Dünya iki kutuplu bir gezegendi. Elbette ki Kuzey ve Güney Kutup Bölgeleri bağlamında değil de siyasal kutuplaşmalar bağlamında…
Bu döneme kadar Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri’nin çekişmesi, çatışması, atışması ve yarışması; Dünya genelindeki savaş ya da barış durumlarını oldukça etkilerdi.
Özellikle uzaydaki çalışmalara ilişkin bilimsel gelişmeler/buluşlar/keşifler/icatlar gerçekleştiğinde; her iki taraftan da sesler yükselirdi:
– Önce biz bulduk !…
– Hayır biz !…
– Önce biz gittik !…
– Hayır biz !…
– Önce biz yaptık !…
– Hayır  biz !…
Bu sözlü (ç)atışmalar sinema filmlerinde bile gülmece unsuru olarak vurgulanırdı.
Bazen aynı anda, aynı alanda çalışmalar, buluşlar, keşifler, hastalıklara çözümler bulunduğu da olurdu. Çünkü her iki tarafın da bir diğerinin içine sızmış casusları olurdu. Her ne olursa olsun Rus kozmonotlarla, Amerikan astronotlar uzayda fink atardı.
Küreselleşme kasırgasının koparıldığı ve etkisiyle Berlin Duvarı’nın yıkılıp, Sovyetler Birliği’nin de çökertilmesi sonucunu doğuran olayların durulmasının ardından; dünün düşmanları, eğer çıkarları ortaksa, yeri geldiğinde ortak çalışan/yardımlaşan  iki mafia babası gibi parsayı paylaşıyorlar. Yerlerde ve göklerde, okyanuslarda ve kutuplarda ne varsa her şeyi üleşiyorlar, bölüşüyorlar.
Ama bundan böyle yağma yok !…
Gezegenimiz Dünya var oldukça, yörüngesi Ay da çevresinde döndükçe; oraların kaymağını yalnızca Rus’la, Amerikan yiyemeyecek. Vırt, zırt oralara ayak basıp; başka halklara “en güçlü bizleriz” havasını atamayacak.
Çünkü bundan böyle biz de Ay’a gideceğiz, oralara da yüz süreceğiz. Taşı, toprağı altındır diyerek; belki de göçeceğiz.
Su yokmuş, olsun. Müteahhitlerimize ihale kalır, onlar bir şekilde suyu bulur, bizi susuz komazlar.
Üstelik bizim geçmişimizde; Ay’da düğün var denildiğinde, Ay’a merdiven dayayan kadınlarımız. Belki de bundandır ilk uzay pilotunun kadın olmasını isteyişimiz.
Atam’ın; ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’i varsa, Adam’ın da ilk uzay pilotu “bayan” olsa yakışmaz mı ?…
Ancak ona ne ad verilmeli ?… Kozmonot ya da astronot demek şanımıza yakışmaz. Fezada gezen ilk nisaya ne demeli acaba?… Yoksa Havva anamıza hürmeten; AKHavva mı demeli ya da Arapça’dan mübarek bir ad mı seçmeli ?…
Her ne ise; nasılsa taife-i ulema  fikir beyan eder, son kararı da Yüce Merci  verir mutlaka !…
İşte böyle; Kaf dağının ardındaki sağır sultanın bile duyduğuna göre, 2023 yılında Ay’a yolculuk var.
Yerli ve Milli otomobil, uçak… İHA’lar, SİHA’lar… Karadeniz’de doğal gaz… İşsiz sayısı da her geçen günle birlikte mütemadiyen az… Ve dahi enflasyon denen baş belası da sanılmasın ki laftan anlamaz. Nasılsa onun da defterini dürdük. kılıfına uydurduk, hesabını gördük; artık azmaz. En önemlisi de “sözde/sanki/hayal bu ya”  yerli ve milli Covid 19 aşısı bulunmuş, memlekette kimse ölmez. Dolayısıyla cümle alem kalmış yaya… Müjdeler, muştular ve dahi büşralar olsun ki AkEgemenler sayesinde gidiliyor Ay’a !…
Bu durumda nasıl kıskanmasın bizi bütün dünya ?…
Amma ve lakin; şimdi de Ay’a gidilecek diye, telefonlara IBAN numaraları gönderilmez inşallah !…
Ayrıca hibrit araçla mı gidilecek kibrit araçla mı bilemeyiz ama F35’ler ile S400’lerde olduğu  gibi her iki tarafa da kaptırmayalım da para!…