ANIMSADIKLARIM « Mavi Didim Gazetesi

22 Haziran 2021 - 07:38

ANIMSADIKLARIM

ANIMSADIKLARIM
Son Güncelleme :

25 Nisan 2021 - 14:27

258 views

ANIMSADIKLARIM

Böldüler zamanı,/ Yaşamlar parçalandı. / Egemenler kaptı en büyük parçayı, /Az yaşamak yoksullara kaldı!
Sabahları uyanınca, beynimde gezinen düşüncelerle karşılaşırım. Bu düşüncelerin ardına takılarak yolculuklara çıkarım. Bu yolculukların sonunda, başladığım noktadan çok uzaklaşmış olurum.
Genellikle yola çıktıktan sonra yol ayrımlarıyla karşılaşır ve kontrolsüz tercihlerle yola devam ederim. Bu zihinsel yürüyüşler, sıçramalarla yoluna devam eder. Bu nedenle başladığım noktaya dönemem. Bazan ısrarlı tekrarların olduğu anlar olur. Bu üretinin kaybolmaması için bir çaba olarak ortaya çıkar. Bu gibi hallerde, zihnimden geçenleri kayıt altına alırım. Bunun için, ev içinde uzun süre kaldığım noktalarda hep kağıt ve kalem bulundurmaya özen gösteririm. Üstteki dizeler, böyle bir anımsama saptaması.
Bugün 25 Nisan. Dün önemli bir gündü. ABD Başkanı bekleneni söyledi. Söylediğinin doğru olmadığı kesin. Bu ülkede, Ermenilere karşı bir soykırım uygulanmadı. 1915 ve yakın zamanlarında, Ermeniler ile Türklerin birlikte yaşadığı bazı yerlerde istenmeyen olaylar oldu. Bu olaylar, Hitler Almanya’sındaki gibi planlanmış bir politikanın uygulanması biçiminde olmadı. Soykırım, bir devletin ötekileştirdiği bir halka karşı uyguladığı yok etme eylemidir. Tarihte bunun yığınla örnekleri var. Türkler ve Ermeniler arasında, günün koşullarından kaynaklanan nedenlerden dolayı, sınırlı bölgelerde bazı istenmeyen olaylar yaşanmıştır. Bu nedenle, bölgesel ve yerel bir harekettir. Olaylar genellikle doğu ve güneydoğuda yaşandığı için, batıda yaşayanlar olayları tam olarak bilmez.
Dedemi kaybettiğimizde, yetmişli yılların başıydı. O, 93 yaşında aramızdan ayrıldı. Sözü edilen olayların merkezinde yer almıştı. Bize aktarılanların içinde şöyle bir ifade vardı; “Ardahan’ı biz yedi kez aldık ve Ermeniler de geri aldılar. Her defasında bazı hoş olmayan olaylar yaşandı!”
Zihinsel yolculuklarım bu anımsamalarla bitmedi:
Sadece dinler arasında değil, mezhepler arasında ve tarikatlar arasında da paylaşım mücadeleleri var. Din, kendisine inananların dışında kalanları ötekileştirir. Aslında din böyle bir şey yapmaz, din adına hareket eden bazı kişiler(kendisini görevli sayan), bunu yaparlar(!)
Sonsuza giriş yapar özlemler,/ Dönüşü olmayan başlangıçlardan geçerek!/ Üretmek, yaratmak ve sunmak üstüne iken yaşam;/ Bir gün bir halka kopunca, her şey biter!
Kurtuluş savaşı, sadece işgalcilere karşı verilen bir savaş olmanın ötesinde; işgalcilerle birlik olan işbirlikçilere karşı verilen bir iç savaştır! Merdan Yanardağ, buna yakın bir biçimde ifade etmişti düşüncesini. Savaş bitince, işgalciler gitti! İşgalcilerin işbirlikçileri bizimle kaldı. Bu kalıntılar, varlıklarını sessiz ve derinden sürdürerek ve demokrasinin olanaklarından yararlanarak, yenildikleri iç savaşı yeniden ve sinsice başlattılar! Bu mücadele, orantısız güçler arasında geçmektedir. Devletin tüm olanaklarını arkalarına almalarına karşın; özgürlüklerden, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve parlamenter rejimden yana olanlar çoğunluktalar ve onların karşısındalar. Ayrıca bu direnen grupta, orantısız zekaya sahip olanlar var. Düşüncesi olanlar düşünmeye devam ederken, bu yetiden yoksun olanlar emir almaya devam ederler(!)
Yediğinde, giydiğinde ve tükettiğinde; tüyü bitmedik yetimlerin, çaresiz ve seçeneksiz öksüzlerin ve biçare yoksulların hakkının olduğunu unutmamak gerek. Hatırlamanın uyaranı vicdandır ve bunun da tüm normal insanlarda olması gerekir!

Siyasi fırsatçılara fırsatlar sunanlar; yapmaları gerekirken yapmadıklarına ve yapmaları gerekirken yapmadıklarına bakmalıdırlar.