Amaç­sız Ya­şa­ma­nın Adı: Öl­mek­tir... - Mavi Didim GazetesiMavi Didim Gazetesi

22 Nisan 2021 - 02:43

Amaç­sız Ya­şa­ma­nın Adı: Öl­mek­tir…

Amaç­sız Ya­şa­ma­nın Adı: Öl­mek­tir…
Son Güncelleme :

07 Nisan 2021 - 14:05

213 views

Amaç­sız Ya­şa­ma­nın Adı: Öl­mek­tir…

“Ohne ziel leben he­isst ster­ben…” Amaç­sız-he­def­siz- ya­şa­mak öl­mek­tir” der­ler Al­man­lar…
“İnsan, ih­ti­yar ol­ma­ya karar ver­di­ği gün ih­ti­yar­lar” der Jean Ano­u­ilh…
Ya­şa­ma bir amaç tak­mak ge­re­ki­yor. Ayak­ta ka­la­bil­mek ve ya­şa­mı an­lam­lı kı­la­bil­mek için.
Benim bu sözüm özel­lik­le de emek­li­ler için.
Amaç­sız ya­şa­mak, ölüm­le yüz yüze kal­mak gi­bi­dir.
Kır­kın­dan sonra saz da ça­la­bi­lir­si­niz, âşık da ola­bi­lir­si­niz.
Ka­na­dı kırık bir kuşun pe­şin­den uç­ma­ya da ça­lı­şa­bi­lir­si­niz.
Her şey­den elini ete­ği­ni çek­mek kadar yan­lış bir şey yok­tur.
Unumu ele­dim, ele­ği­mi du­va­ra astım demek de tam bir tes­li­mi­yet­çi­lik­tir…
Yaş yet­miş iş bit­miş, kır­kın­dan sonra saz çal­mak gibi kül­tü­rel ya­pı­la­rı­mı­zın ve yön­ler­dir­me­le­rin et­ki­sin­den de kur­tul­mak ge­re­ki­yor…
Ben bu sa­tır­la­rı ya­zar­ken de; bir amaç­sız­lık­tan kur­tul­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum.
Bir çıkış, bir ara­yış bul­mak zo­run­da­yız.
Gör­me­di­ği­miz, gez­me­di­ği­miz yer­le­ri gör­me­ye ça­lış­ma­lı­yız. Bu du­rum­lar her ne kadar ce­bi­miz­de­ki pa­ray­la il­gi­liy­se de, buna rağ­men ya­pa­bi­le­ce­ği­miz çok şey­ler var­dır.
Ya­şa­dı­ğı­mız böl­ge­nin do­ğa­sı­nı keş­fet­mek, bit­ki­ler­le, hay­van­lar­la il­gi­len­mek.
Bi­sik­le­tiy­le, Av­ru­pa ül­ke­le­rin­den yola çıkıp, geze geze ül­ke­mi­ze kadar gel­miş in­san­la­ra büyük hay­ran­lık du­yu­yo­rum.
Çev­re­miz­de­ki dağ­lar, or­man­lar, de­niz­ler, ova­lar, bağ­lar bah­çe­ler bizi bek­li­yor.
Fo­toğ­raf­la­ya­ca­ğı­mız ne kadar çok gü­zel­lik­le­rin ol­du­ğu­nu gör­mek için kır­lar ba­yır­lar bizi bek­li­yor.
Bir küçük sırt çan­ta­sı, zey­tin, pey­nir do­ma­tes ve ekmek pik­nik­te bizi ça­ğı­rı­yor.
Ayak­la­rı­mız ke­si­le­li top­rak­lar­dan, apart­man­la­ra mah­kûm olduk. Top­ra­ğa dön­me­li­yiz, in­me­li­yiz aşa­ğı­la­ra…
Te­le­viz­yon­la­rın uyuş­tu­ru­cu sabah prog­ram­la­rı­nın esa­re­tin­den de kur­tul­ma­lı­yız…
Eli­miz­de bir kalem, çi­zik­tir­me­ye ça­lı­şa­lım ya­şa­mın renk­le­ri­ni, söz­cük­le­rin kal­bi­ni, bir kuş sü­rü­sü geç­sin üze­ri­miz­den, tür­kü­ler söy­le­ye­rek.
Her yaşın ken­di­ne göre bir gü­zel­li­ği var­dır.
Al­man­lar: İnsan­la­rın yaş grup­la­rı hay­van­lar­la şu şe­kil­de eş­leş­ti­ril­miş:
İnsan 10 ya­şın­day­ken oğlak
20 ya­şın­day­ken dana
30 ya­şın­da boğa
40 ya­şın­da aslan
50 ya­şın­da tilki
60 ya­şın­da kurt
70 ya­şın­da kedi
80 ya­şın­da köpek
90 ya­şın­da eşek
100 ya­şın­da da kaz gibi olur­muş.
Çin­li­ler de, yaş­lan­ma­yı el­li­li yıl­lar­dan baş­la­tı­yor­lar ve şöyle di­yor­lar:
50’li yaş­lar­dan sonra yıl­dan yıla,
60’lı yıl­lar­dan sonra aydan aya,
70’li yıl­lar­dan sonra haf­ta­dan haf­ta­ya
80’li yıl­lar­dan sonra gün­den güne
90’lı yıl­lar­dan sonra ise sa­at­ten saate güç­ten kuv­vet­ten dü­şü­lür­müş.
Uzun ya­şa­mak, kısa ya­şa­mak, en önem­li­si amaç­lı ya­şa­mak. Ya­şa­ma sıkı sı­kı­ya bağ­lan­mak…
Ya­şa­ma sı­kı­ca bağ­lan­mak için bir amaç takın ya­şa­mın pe­şi­ne…
Kolay gel­sin di­le­ğim­le…

%d blogcu bunu beğendi: