Ahval-i Şeraitimiz « Mavi Didim Gazetesi

23 Haziran 2021 - 03:37

Ahval-i Şeraitimiz

Ahval-i Şeraitimiz
Son Güncelleme :

04 Şubat 2021 - 7:08

206 views

Ahval-i Şeraitimiz

Sözde ülkenin üçüncü büyük kenti… Yaşadığı deprem nedeniyle belinin büküldüğü yetmezmiş gibi, bunun yanı sıra bir yıllık yağmuru bir günde alınca; İzmir sel felaketiyle de sarsıldı.
Son yıllarda aldığı aşırı göçün yükü, dolayısıyla artan konut gereksinimi buna karşın yetersiz altyapı ki bütün tarihi kentlerin ortak yazgısıdır bu… Sonuç; İzmir depremden sonra, bir kez daha “sel baskınları nedeniyle” afet bölgesi…
İzmir denince, 90’lı yıllardan beri kulaklarımızda çınlayan; dere yataklarına yapılmış konutlarda yaşayan bir annenin “ekmek almak için evden çıkan çocuğunu sel sularına kaptırması nedeniyle” içler acısı çığlığı:
– Nerede bu Devlet?…
Son sel felaketinde de görüldüğü gibi ne yazık ki ne genel yönetim, ne de yerel yönetim (hiç bir siyasal parti ayrımı yapılmaksızın) kentleşme, kent planlaması, kentsel altyapı yatırımları bağlamında ülkenin üçüncü büyük kentine yaraşır hizmet sunmamış. Sanki 90’lardan beri “Nerede bu Devlet ?”  diye soran o kadının sorusu hiç yanıt bulmamış.
Üstelik kırsaldan, büyük kentlere yönelik iç göç durmadıkça da yatırımlar yapılsa bile, bir süre sonra yine yetersiz kalacaktır, bu yetersizliklerin olumsuz dışsallıklarının tetiklemesiyle pek çok sorunlarla karşılaşılacaktır. Dolayısıyla “Nerede bu Devlet?” sorunun yanıtı belki de kolay, kolay bulunamayacaktır ve pek çok sorun yaşanacaktır. Ve… Bu sorunların gerçek sorumluları da hep suçları doğaya, küresel iklim değişikliği oluşumuna ya da Cenab-ı Allah’a ve de yazgıya/kadere/fıtrata yıkacaktır. Ne yazık ki gerçek suçluyu görmek için asla aynaya bakmayacaktır.
Geçmiş olsun İzmir, bu son olsun; başka acılar yaşama !… Ama sen de İstanbul gibi, Bursa gibi; dönüştürüldükçe beton yığınına, sürdükçe şu çarpık kentleşmen, daha çok dertler gelir başına, aman dikkat!…
Şu Covid 19; sürekli hem mutasyon geçiriyor, hem de rotasyon… Mutasyon geçiriyor; tam önlem alındı, alınacak derken, bir de bakmışsınız ki hazret biçim değiştirmiş. Rotasyon konusuna gelince; çat orada, çat kapı arkasında süpürge değil elbette… İngiltere’de çıktı değişim geçirmişi dediler, ne de çabuk ülkemize teşrif ettiler. İngiltere’den geleni yetmezmiş gibi; bir de Güney Afrikalı ve de Brezilyalı mutasyonlar da varmış dediler, kuşkusuz o da rotasyona tabi olur, ülkemizin de adresini bulur, can avcılığı görevini bizim buralarda da sürdürür. Üstelik bu bulaşma ve daha çok da gençlere ulaşma özellikli bu yeni modellerin avlarını yakalamak için çok da zorlanmasına gerek yok. Çünkü “görmediği pek çok şeye inanan” bu halkın, her nedense gözüyle görmediği  için şu Virüs hazretlerinin varlığına  inancı yok. İlla ki gözüyle görecek, eliyle tutacak, ağzıyla yutacak; son aşamada yoğun bakıma düşünce Virüs’ün varlığına, birliğine (diyemeyiz çünkü mutasyon geçirdikçe çoğalıyor mübarek) inanacak, inanacak da “lakin vakit geçmiş olacak” şarkıdaki gibi…
Çünkü haftasonu dinlencesinde, kayak merkezlerinde 10 bin TL karşılığında özgürlüklerini satın aldıklarını sananlar oldukça…
Örneğin Didim’de ansızın, birdenbire herkes hayvan-sever olup, ellerinde tasmalarla Altınkum’da köpek gezdirdikçe…
Kuralları çiğnemeyi, otoriteye başkaldırmayı “marifet sanan” serkeşler, sarhoşlar, kumarbazlar sokaklarda dolaştıkça…
Maske-mesafe-temizlik ilkesi çiğnendikçe, Covid 19 efendi hazretleri; ister mutasyonlu, ister rotasyonlu olarak ülkemizde bulunsun, hiç kuşkusuz kendisine yeni avlar bulmakta zorluk çekmeyecektir.
Ve en önemlisi de…
Bırakın ülkemizde herkese yetecek dozda aşı bulunmasını, ABD’nin dışında, hiç bir ülkede yeterli dozda aşı bulunmadığını ve ilaç şirketlerinin de Dünya’da yaşayan herkese yetecek dozda aşı üretemeyeceği gerçeğini aklı başında herkes biliyor. Böylesi koşullarda iş başa düşüyor. Nedir başa düşen iş?… Kendini korumak, herkesten sakınmak, temizlik kurallarına uyarak, mesafeyi ayarlamak ve de maske takınmak !… Başka bir çözüm yolu yok!… Kendimize, kendimizden başka yardım edecek ne bir kişi, ne bir güç yok!…
Dünya kaynayan kazan… Şu ölümlü yaşamlarımızda her gün birileri için okunuyor ezan… Birazcık gösterip de özen, ölmeden önce güzel günler de görelim desem… desem… ama oldukça bu ülkede böylesine sorumsuz, duyarsız, akılsız insan… ortalık hep toz duman, ne yazık ki bu gidişle hiç bir çıkış yolumuz yok !…

izmir menderes escort
izmir menemen escort
izmir narlidere escort