27 Mayıs’ı Objektif Olarak Sorgulamak Gerek « Mavi Didim Gazetesi

23 Haziran 2021 - 03:25

27 Mayıs’ı Objektif Olarak Sorgulamak Gerek

27 Mayıs’ı Objektif Olarak Sorgulamak Gerek
Son Güncelleme :

28 Mayıs 2021 - 9:44

140 views

27 Mayıs’ı Objektif Olarak Sorgulamak Gerek

Yıl 1960…

18 yaşında bir delikanlısınız.

İstanbul Hukuk Fakültesi’nde “hukuk” denen “ide” ile göğüs göğüse gelmiş, şaşkın bir “durum/ vaziyetinde” onu sindirmeye çalışıyorsunuz.

Sabah saatin 6’sı.

Ve radyoda Alparslan Türkeş’in tok  sesi:

  • Dikkat dikkat, Türk Silahlı Kuvvetleri, kardeş kavgasını önlemek amacı ile idareye el koymuştur. En kısa zamanda demokratik bir anayasa hazırlanarak halkın oyuna sunulacak ve ülke, yeniden yapılandırılacak olan siyasi partilerin yönetimine devredilecektir. Dikkat dikkat!..

Hepimiz dikkat kesilmiştik.

Hukuk Fakültesi 1.sınıf öğrencisi 18 yaşındaki delikanlı, hukukun sadece bir alacaklı-borçlu ya da bir tahliye veya boşanma davası çekişmesinden ibaret olmadığını… Dünyada  “sosyal hukuk devleti” denen bir ülkü olduğunu öğreniyordu…

Ankara ve İstanbul üniversitelerince hazırlanan ve oluşturulan Kurucu Meclis tarafından kabul edildikten sonra 1961 yılında halk oylamasına sunulan yeni Anayasa, halkçılığı, sosyal devlet ilkesini, hukuk devleti idealini Anayasa’nın vazgeçilmez temel ilkeleri haline getiriyordu…

İdarenin, yani Devlet’in ve yani yönetenlerin, her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabi kılınıyordu…

Demokrasinin imkânları ile iş başına geldikten sonra demokrasiyi rafa kaldıran bir zihniyeti tasfiye ediyordu…

Evet bütün bu olumlu iş ve işlemlerin hayata geçirilmesi bir askeri darbe yolu ile gerçekleşiyordu.

Bu yol doğru bir yöntem miydi?

Hayır, değildi.

Ancak o günlerin şartlarında 27 Mayıs bir Milli Bayram olarak ilan edilmişti.

Şimdi ise onu savunmak neredeyse bir suç haline getirildi.

Doğru olan, demokratik olan şey bizce şudur:

Belki yol ve yöntem yanlıştı ama, 1960 sonrasında ülkeye yerleştirilen hukukun egemenliği, kişi hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alınması, sendikal hakların yerleşmesi ve düşünce özgürlüğü gibi değerlerin toplumun damarlarına kazınması büyük bir kazanımdı…

Demokrat parti hükümeti demokrasiyi ihlal etmiş; hatta yok etmişti.

27 Mayıs hareketi, anti-demokratik bir girişimle de olsa, demokrasiyi yeniden rayına oturtmuştu.

Bunlar tarihi birer gerçek…

Ama;

İdamları ve askeri müdahale yöntemini bugünün değerleri ile savunmak ve arkasında durmak mümkün değildir. Ama, neyin neyi getirdiğini ve neyin neyi götürdüğünü sorgulamak da akıl sürecinin ihmal edilemez bir vazgeçilmezidir.