Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Yorgunluk mu?

  • 10 Haziran 2018 Pazar


Sizlere bu yazımı bir şarkımızın sözlerini mırıldanarak başladım,
AK Partiye desteğini esirgemeyen sayın Adnan ŞENSES geldi gözümün önüne, olsun yinede de duygu yüklü bir şarkıdır.
“ Baharı beklerken ömrüm kış oldu,
Gözümde her zaman biraz yaş oldu,
En güzel duygular bana Düş oldu,
Yorgunum dostlarım yorgunum artık,
Vefasız yıllara dargınım artık…”
Yorgunluk her can taşıyan varlık için yaşanan bir gerçektir,
Ne kadar dirençli, ne kadar direnmeye çalışırsan çalış sonuçta taşıdığın bir can ve sonuçta Metabolizma bir yere kadar dayanabiliyor.
Her canlı doğar,büyür,yaşar ve sonunda o acıyı mutlaka tadar.
Bunu kabullenmek,bu bilinçle yaşamak zorundayız.
İster sade vatandaş ol,istersen başbakan,ister Devlet başkanı istersen Dünyaya hükmeden biri,
Sonuçta bunu unutmayacaksın.
Bir yerde görmüştüm iki kişi için, birinin Sarayları, diğerinin yıkık dökük bir kulübesi, Saraylının bir sofrasının resminde Kuş sütü eksik, diğerinin ki ise elinde bir kuru ekmek parçası,sonunda iki mezar ve birer kefene sarılmış gömülmeye bekleyen.
Bu resmi hiç kimse ama hiç kimse unutmamalı,
Bu resmi unutmadan yaşamayı devam etmeli,
Topluma vereceğini, etrafına vereceğini,ülkeye vereceğini verirken unutmamamız gereken gerçek bu.
Gelelim yazımın özüne,
AKP genel başkanı seçim yarışını sürdürürken yaptıklarını, söylediklerini ve hatta içinde bulunduğu ahval ve şeriatı düşündüğümde aklıma yukarıda yazdıklarım geldi.
Ve yine bir videoda izlemiştim sayın Recep Tayip Erdoğan bir toplantıda sorulan bir soruya verdiği yanıtta,,
“…. Sorulan soru,fakir niye fakirdir tayip hoca sorusuna verdiği yanıtta fakir çalmasını bilmediği için fakirdir” demişti ve yine bir söyleminde parmağındaki yüzüğünü göstererek “ ….benim bundan başka servetim yoktur, Eğer bir gün Tayip hoca zengin olmuş diye duyarsanız bilin ki Tayip Hoca da çalmıştır” sözü geldi aklıma.
Hatta Sayın liderin Başbakanlığı döneminde halka bir mitinginde söylediklerine bakın,
Böyle gaf olur mu?
“…bu güne kadar evladından hırsız öğrenen Baba görmedim,duymadım.
Hırsızlık Babadan Evlada geçer,Evlattan Babaya değil.Yönetimlerde ise hırsızlık üst yöneticilerden alt yöneticilere,alt yöneticilerden ise halka geçer….” Diyerek miting de konuşmuştu.
Ama bunlar yetmez,Çıraklıktı,kalfalıktı,Ustalıktı ama şimdi Büyük Ustalık.
Büyük ustalık Tek kişi yönetimi, ve bu yarışın adı da,Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi,yani Cumhuriyetin Cumhurbaşkanlığı değil.
Şu an İkinci kez bunun için büyük bir yarış içinde,
Hem de ne yarış,
Eşit ve adil olmayan bir yarış,
Devletin tüm imkanlarını kullanarak,tüm yetkileri kullanarak ki bunların en ağırı da O HAL yetkisidir.
Hem de meydanlarda ne yalanlar, ne gaflar yaparcasına.
Bakınız basına yansıyanlardan bir kaçı,
Adıyaman mitinginde: “Adıyaman da hava alanı var mıydı,biz yaptık biz,” dedi.Halbuki Adıyaman havaalanı 1998 de hizmete girmişti,
İzmir Mitinginde: “ … yahu bundan 15 sene önce şu koskoca İzmir de doğru dürüst hava limanı var mıydı,biz geldik Adnan Menderes Hava limanını yaptık” dedi, …”
Halbuki Adnan Menderes hava limanı 1987 de açıldı.
Ankara Mitinginde: “…Ankara da 14 sene önce hava limanı var mıydı,…” dedi
Halbuki Esenboğa Hava limanı 1955 den beri var,1932 den bu yana Ankara-İstanbul tarifeli seferler yapılmakta.
Şimdi de 19 Mayıs stadını yıkıp yerine yeni stat yapacağını söylüyor
Devletimizin ekonomik durumu ortada iken mevcudu değerlendirme yerine, gerekli ise yenisini başka bir alana daha görkemli daha çağdaş yapmayı düşünmüyor,Hedef Cumhuriyetin eserlerini yok etmek tıpkı İstanbul AKM gibi…
Yine,Isparta Mitinginde: “…Üniversite’yi Isparta’ya kim yaptı, kim getirdi, biz getirdik biz” dedi.
Halbuki Isparta Süleyman Demirel üniversitesi 1992 de kuruldu.
Malatya Mitinginde: “…Üniversite’yi biz yaptık mı? yaptık” dedi
Halbuki Malatya İnönü Üniversite’si 1975 de kuruldu,
Zonguldak Mitinginde : “…Promtur azizliğinin yanında Zonguldak’ ta
Üniversite var mıydı? Üniversiteyi 2007 de biz kurduk “ dedi.
Halbuki Karaelmas üniversitesi 1992 de kurulmuştu.
Daha seçimlerin bitmesine iki hafta var iken daha neler yaşanacak bilinmiyor, bilinen bir gerçek var ki sayın genel başkan Gaf üstüne gaf,yalan üstüne yalana devam etmekte,gerçekten bunları danışmanları mı yaptırtıyor yoksa gerçekten de yorgunluğun sonucu mu.
Her ikisi de bir devleti yönetme yetisinin bitmesi demektir.
Her Canlı gibi, her Metal gibi yorgunluk yaşanabilinir,mutlaka dinlenmesi gerekmektedir.
Bunun bilincindedir inşallah sayın genel başkan,
Kendini artık dinlenmeye çekmeli ve Emekli etmelidir…