Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


YİNE BAŞLADIK

  • 22 Kasım 2018 Perşembe


Haziran seçimlerinde şekillendirilen “ittifak stratejisi” , yerel seçimlerde de tercih edilecek. Bir partinin diğer parti ya da partilerle seçim işbirliği yapması artık normal karşılanıyor. “Normal” dedim, aslında normal değil. Çünkü bir partiye oy veren, yani belirli bir siyasi görüşü olan bir seçmenin siyasi görüşünü benimsemediği bir diğer partiye oy atmaya zorlanması normal değil. Parlamenter rejimlerde seçimden sonrası iktidar için işbirliği yapılması/koalisyon, burjuva demokrasisinin bir gereği sayılıyor.

Seçim ittifaklarında olumsuzluğa doğru bir adım daha atılıyor. Daha önceleri mevcut düzen içinde olan partilere oylar kanalize ediliyor; radikal olarak nitelendirilen partilere hayat hakkı tanınmıyordu. Şimdi bir adım daha ileri gidiliyor; seçmen-istese de istemese de- tek sütuna sığdırılan partiler yığınına mecbur ediliyor.
Seçmen iradesini; tek yetkili parti genel başkanlarının iradesine boğduran anti-demokratik tutumun vereceği zararlar bir yana, ülkemizin içine sürüklendiği bölünmüşlük tehlikesini daha da körüklüyor. Seçimi kazanma uğruna, zaten etnik ve dinsel yönden bölünmüşlüğün zincirine bir halka daha ekleniyor.
“İttifak stratejisi”nin yerel seçimlerin niteliği açısından da düşündürücü sonuçları olacaktır. Yurttaşlar, sandık başına giderken şu herkesin bilebileceği kriterleri düşüneceklerdir:
*Çağdaş planlamaların ışığında modern şehirleşme
*Çevre temizliğini, hayvanları, çocukları, yaşlıları gözeten bir kent yönetimi
*Yol, su, doğalgaz gibi gereksinmelerin kaliteli ve ucuz bir şekilde yurttaşlara ulaştırılabilmesi
*Hizmetlerde adalet ve eşitlik
*Yerel yönetimlere tahsis edilen ödeneklerin yerinde kullanılması, yolsuzluk yapılmaması
*Güzel sanatların kent yaşamıyla içselleştirilmesinin sağlanması ve geliştirilmesi
*Ve her şeyden önce yurttaşlara sevgi ve güler yüzle yaklaşılması
“İttifak /kazanmak stratejisi”yle tüm bu ilkeler bir kenara itiliyor; tepede, adayların ve şehirlerin isimleri üzerinde yoğun pazarlıklar yapılıyor. Hele oy atma tarihi yaklaştıkça, partilerin yaygaraları doğrultusunda her seçmen daha bir kazanma hırsına kapılıyor; gözler kazanmaktan öte bir şey görmüyor.
Soru şu: Bu ruh hali içinde sonuçlanan seçimlerin kentlerimize ne gibi bir yararı olacak? “Siyaset bu” derseniz, ben de “Hadi ordan!” derim.