Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Yerel Seçimler...

  • 06 Nisan 2018 Cuma


Ülke yönetmeye talip olan bir organizasyon(siyasi parti) yerel ve genel sorunları normal vatandaşlardan önce algılamak zorundadır. Toplumsal akarlarının açık tutulması partilerin öncelikli sorunudur. Bugünlerden yarınları göremeyenler, yarınlarda kendilerini de göremeyebilirler.
Her ne kadar neyin ne olacağı belli değilse bile, yerel seçimlerin çok akılcı organizasyonları gerektirdiği yadsınmaz bir gerçektir. Bunun için her yerleşim birimi ayrı ayrı analiz edilmelidir. Bu analizlerden elde edilen bulgular mutlaka muhaliflerle paylaşılarak her koşulda dayanışmanın kapıları açık tutulmalıdır. Mümkün olduğunca toplumun her kesiminin yönetime katılımına fırsat tanınarak; “Gökkuşağı” projesi fiili olarak ülke genelinde gerçekleştirilmelidir.
1994 yılında yapılan yerel seçimlerdeki hatalar unutulmamalı ve çıkarılan derslerden hareketle yeni hatalara fırsat tanınmamalıdır. Bugün içinde bulunduğumuz koşulların belirleyeni 1994 seçimlerinde yapılan hatalardır. O hatalar bizi bugünlere getirmiştir. Olumsuzluklarda “dip” denen bir nokta yok. Eğer öyle olsaydı, Afrika ve Asya’daki ülkeler şimdi göklerde dolaşıyor olurdu. Vurgulamak istediğim şu; aynı hata tekrarlanırsa, şu anda bulunduğumuz kötü durumları bile arar hale gelebiliriz.
SHP, DSP ve CHP’nin öngörüsüzlüğü ve bir uzlaşma yapmamaları sonucunda büyük şehirler kaybedilmiş ve AKP’ye iktidar yolu açmıştır. İstanbul’da her dört seçmenden sadece birinin oyunu alan aday kazanmıştır. Erdoğan %25.19 alırken; İlhan Kesici(ANAVATAN) %22.14,Zülfü Livaneli(SHP) %20.30 ve Bedrettin Dalan (DYP) .45 oy almıştır.
Aynı kör bakış, Ankara’nın da el değiştirmesine neden olmuştur. RP %27.388, SHP %26.899, ANAP .6, DYP %8.322, DSP %7.761 MHP %7.244, CHP %2.089 şeklinde sonuçlanmıştır. Ankara’da sol ittifak yapsaydı, %36.749 oya ulaşacaktı. Ancak, seçim öncesi bir ittifakın yapılması halinde sonuç bu ulaşılanın birkaç puan üzerinde olabilirdi.
Aydın ve ilçeleri ile ilgili analizi başka bir gün ele alacağım fakat, şunu vurgulamak gerekir; son yerel seçim sonuçlarına göre CHP, Didim seçimini burun farkıyla kazanmıştır. Fark sadece 0.3’tür. Didim’de politika yapanların bu sonucu baştan dikkate alması gerekir.
Sol solla ittifak yapmayı öğreninceye dek daha çok kayıplar yaşar. Sağın böyle bir problemi yok çükü genetik olarak her koşulda ittifaklarını gerçekleştirirler. Bu kesimin referanslarının odağında; “alnı secde görenler” tanımlaması var. Daha açık bir biçimde ifade edersek; alnı secde gören biri hırsızlık veya yolsuzluk yapmış olabilir, can ve mala yönelik suçlar işlemiş olabilir ya da ırza tasallut etmiş olabilir ama, takdir hakkı hep onlardan yana kullanılır. Dürüst ve kariyer sahibi biri ve hatta konusunun uzmanı olan solcular bir biçimde, özelliklede mülakatlar sonucunda elenirler. Sağa gösterilen hoşgörüden yararlanamazlar. Sağda olup da suç işleyenler şeytana uymuş olurlar. Burada gerçek suçlu şeytandır. Zaten şeytana uyanı tercih edenlerde şeytana uyma potansiyeli olanlardır. Örtük suç ortaklıkları tercihlerin sağcılardan yana kullanılmasına neden olur(!) Ünlü bir söylemimiz var, der ki; “Sol birbirini yerken, sağcılar devleti yer!”
Şimdi farklılıklar temelinde politika yapmanın zamanı değil. Gelecekte farklılıklarımızın var olmasını güvenceye alma zamanıdır ve bu nedenle birlikteliklerkaçınılmazdır.