Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Yeni yılda iyi yollar dilerim

  • 18 Ocak 2018 Perşembe


Allah sevdiği kuluna yürü ya kulum dermiş. Atalarımız böyle söylüyordu. Ne zaman ülke mali krize girse, yerine bir kulp bulunuyor. Hem de ne kulp be kardeşim, bu kulp ısıya dayanıklı en kaliteli malzemeden yapılmış. El yakmıyor asla. Hatta tuttuğunda hem ele hem de cebe serinlik veriyor. Vatandaşın maaşını böyle giderse zor öderiz düşüncelerini yayan siyasiler, sonunda çareyi her sefer olduğu gibi, dar gelirlinin parasına göz dikerek sağladığını beşikteki bebek vatandaş öğrendi. Biz neredeyse unutmaya bile başladık.Gelelim mali kazancımızın vatandaşa yansıyan bazı bölümlerine. Zaten kemerinde delik kalmayan emekli ve çalışan işçi sınıfının cebi bozuk paralarla delinmiş durumda. Banknot artık orada durmayacak şekilde delikten kayboluyor. Önümüzdeki iki yıl bile nasıl geçineceğinin formülünden baygınlaşan dar gelirli, nasıl geçineceğinin hesaplarını bile yapamaz oldu. Her sene verilecek olan %3+3 zamların, tüketim maddelerine zam yapılmasa bile geçinecek hali kalmadığını gösteriyor.Kasa ne olacak diye düşünenler olacaktır. Siz asla kasayı düşünmenize gerek yok. Kasa kendisini bir şekilde güncelleyerek, yeni sisteme entegre oluyor. Fakat insanların bütçesi entegre olması için yeni cebe ihtiyacı var. Uzun zamandan beri sallanan Ege bölgesinden gelen haber ile sonunda devletin kasası kahkahalara boğuluyor. Niye biliyor musunuz? Aleni ortada her şey. Deprem sıklaştı, kasalar güler yüze dönüşüyor.Şimdi her şeye çare olduğu gibi kasanın da çaresi görüldü. Şimdilik hayal gibi aşamada olsa da, bu hayalin birlikte yürüdük biz bu yollarda misali sonunda aynı tencereye girerek desteğini vereceğini görüyoruz. Ufak bir KHK oynaması işi çözeceğinden eminim. Dile kolay koskoca Ege bu. Binlerce insanın yaşadığı bu bölgemizde depremler artık bende varım diyorsa, Allah, yürü ya kulum demiştir elbette.Sigortacı dostların ağzının sularının arttığını hissediyorum. Bunun için hatta biraz basın yoluyla kahin Nostradamus gündeme getirilerek, bu günün şartlarında yakında bela başımızda sözleriyle teşviki arttırmanın yolları basit görülüyor. Binlerce konutun uygulamaya girmesinin ardından toplanacak para ile ne maaşlara çare gelecektir. Hatta verilen vergiler bir gün, hanlar hamamlar saraylar olarak geri döneceğinden emin olabilirsiniz.Biz hiç ders almıyoruz. Dinar örneğinin verildiği depremler bir yana, yakın geçmişimizde binlerce insanımızı yitirdiğimiz Marmara depremindeki acımızı bile unutarak, bunların üzerinden nemalanmaya bayılıyoruz. Sigortacılık sistemi aslında yenilenmelidir. Biriken paracıklar, günü geldiğinde bu sistemle pek vatandaşa yansıdığını sanmıyorum. Örneğini ben yaşadım. Önceden şirketlerin gönderdiği eksperler işi daha ciddiye alıyorlardı. Şimdi ise devlet tarafından yollanan bu görevliler, kılı kırk yerden yararak, tek düşünceleri ne kadar köfte o kadar ekmek düşüncesinde olduklarını kanıtlıyorlar. Bakalım ileride neler gelecek bu milletin başına. Yürümeye başlayınca yolun sonu gelmiyor. İyi yürümeler.