Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Yeni Dünya İnsanı…

  • 07 Kasım 2018 Çarşamba


“Yeni Dünya Düzeni”, sadece bir ekonomik sistem midir?
Hayır, değildir.
Aynı zamanda insani değerlerin tarumar edildiği bir yönetim biçiminin adıdır.
İnsan ilişkilerinin bu sistem yolu ile erozyona uğratıldığı yeni “Dünya Görüşü”nün ürünüdür.
Bu görüşün iletişim araçları yolu ile egemen kılınıp, “çağdaş” yeni bir insan profili devşirmenin yolu ve yöntemidir…
Bu noktada şu sorunun yanıtını vermemiz gerekir:
- Bütün bunlar niçin yapılmaktadır?
Amaç nedir?
Hedef ne yönedir?
Temel esas, çıkar unsurunu yaşamın merkezine yerleştirmektir.
Ekonomik ilişkilerde çıkar.
Ticari münasebetlerin temelinde çıkar.
Ve nihayet, insanlar arasındaki bağları belirleyen temel öğe olarak çıkar…
Yeni Dünya Düzeni ismi verilen globalleştirilmiş ekonomik model, çıkar beklentisini dünya görüşünün temeline yerleştirmiş insanlara muhtaçtır…
Serbest rekabet ilkesinin temelinde yer alan birbirini alt etme stratejisi, bu yeni insan tipini yaratmış, her geçen gün biraz daha semirmesine imkan hazırlamıştır.
Her gün daha da gürbüzleşen bu yeni insan tipi; hakça paylaşmayı, erdemi, bağımsız kişilik yapısını, gerçek aydın ve özgün bir birey olma meşgalesini buruşturarak çöp sepetine atma hazırlıkları içindedir.
Çağımızın en temel sorunlarından biri, bu stratejik saldırı hamlesinin hazırlık aşamasında bozguna uğratılıp/uğratılamayacağı meselesinde düğümlenmektedir.
Sözünü ettiğimiz saldırı hamlesi, kültür emperyalizminin rüzgârını arkasına almakta ve ulusal kültürlerin üzerine doğru dümen kırmaktadır.
Mücadele sadece ekonomik alanda değildir.
Sınıf mücadelesi, sömürü, artı değer, tam bağımsız ülke, milli demokratik devrim gibi kavramların üzerine çıkılmış, kültürel değerlerin iğdiş edilmesi merhalesine varılmıştır.
İnsanın emeğini sinsice ve daha fazla çalabilmek için onun “kendi”sini ele geçirmek, dünya görüşüne egemen olarak onu uydulaştırmak gerekmiştir.
Ortaya yeni bir insan modeli çıkartılmıştır: Pusulası sadece kişisel çıkarını gösteren, nankör, geleceğe dönük beklenti umutları ile kolayca yönetilebilen, hizipçi, bölünmeci, adam kayırmacı, aidiyet duygusuna yaslanarak yaşayan ve böylece bağımsız kişiliğinden sıyrılmış yeni, modern bir köle…
İşte günümüzün temel hedefi bu köleyi özgürleştirmektir!
Zor iştir, güç meseledir, kabul…
Ama özgür ve bağımsız bir ülke, ancak özgür, özgün, bağımsız kişiliğe sahip özgür bireylerle kurulur.
Ancak onlarla yaşatılabilir.
Muhtaç olduğumuz kudret, zihinlerimizdeki asil düşüncelerde mevcuttur.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr