Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Yemin

  • 05 Temmuz 2018 Perşembe


Yemin; yapılacakların ve yapılmayacakların öteki şahıslara açıklanmasıdır ve açıklanan şeylerin belirlendiği biçimde yerine getirileceğinin de güvencesidir. Yani, yemin insanlar arasında yüksek inanma düzeyine sahip olan bir söz veriştir. Bu nedenle yemine uymayan veya yeminini bozan insanlar güvenilirliklerini yitirirler. Kişiler için bu bir itibar kaybıdır. Yemin, insanlarla ilişkilendirilen bir insani değerdir.
Demokratik toplumlardaki yasal ve kurumsal güvenceler yemine gerek bırakmayabilir ama, buna karşın yemin edilir ve yeminin gerekleri yerine getirilir. Yemine en çok başvuran topluluklar, henüz yeterince gelişmemiş olan topluluklardır. En çok o toplumlarda yeminler yerine getirilmez. Oysa yemin yapılacaklar veya yapılmayacaklar bağlamında verilen ve en güvenilir olması gereken sözdür. ”Söz ağızdan çıkar.” Vurgusu işlerliği denetleyecek olan bir testtir.
Yazılı kültürün egemen olduğu yapılarda genellikle sözün yerini programlar ve kurumsal ilkeler alır. Bu açıdan bakıldığında yemin açık bir sözleşmedir. Aynı şekilde parti programları da topluma açıklanan açık bir sözleşmedir ve verenleri(sorumluları) bağlar.
Yeni seçilen kişiler mecliste yemin ederek topluma açıkça bir söz vereceklerdir. Bu verilen sözlerin yerine getirilip getirilmediğini denetleyecek bir kurum kalmadığı için, şekil şartı olarak yerine getirilecektir. Zaten milletvekili ve cumhurbaşkanlığı yeminlerinin kapsamı irdelendiğinde; birçok belirlemenin maddi temelinin olmadığı görülecektir. Örneğin: Bağımsızlık, bölünmez bütünlük, hukukun üstünlüğü, demokratik ve laik cumhuriyet vb. Aşağıdaki yemin metinlerini içinde bulunduğumuz koşullarla karşılaştırarak irdeleyelim:
ANAYASA MADDE 81 Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete veAtatürkilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesininsan haklarındanve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden veAnayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
Bu ülkenin güzel insanlarının en iyi yönetimleri hak ettiğini unutmadan ve özellikle; birlikte ve kardeşçe yaşayacağımızı hiçbir koşulda unutmayalım.