Selma Erdal

Tüm Yazıları


Yazmaksak; olmaz!...

  • 22 Ekim 2018 Pazartesi


Yazıyorsun; YARGIya düşüyorsun...Yazma diyorlar; kedileri, köpekleri sev, Suriyeliler'i öv...Atatürkçüler'e söv... Yazma işte; sana mı kaldı muhalefet?...Diyorum ki...Sen YAZmazsan, ben YAZmazsam...Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?...
Dolayısıyla yazıyoruz;yaşadıkça, gördükçe, okudukça,duydukça...

1999 yılında Şili’de halk ayaklanmışdı… Pinochet’i elinde tutan İngiltere için Şilili öfkeliydi o günlerde…Şili, Pinochet için bir kavga veriyordu; onu ülkesinde yargılamak için ve İngiltere’yi suçluyordu; “uluslar arası demokrasi gösterisi yapıyor” diyerek…15 milyonluk Şili’nin yargıcı da, sokaktaki adamı da; “Biz onu yargılayabiliriz… Ne cesedi, ne izi bulunmayan binlerce yurttaşımız adına sorgulayabiliriz onu” diyordu…Ve sonunda aldılar onu; ne yazık ki yargılayamadılar, kalp yetmezliğinden öldü 91 yaşında, Netekim Kenan gibi yargıdan kurtuldu.Oysa biz bir avuç toprağı, bir o kadarcık da halkı olan Şili Devleti kadar bile olamadık; bunca geniş toprağımızla, bunca sayısal çokluğumuzla...Nedense bir türlü alamadık şu ağlak moruğu Amerika'nın elinden... Ve hiç bir zaman halk dökülmedi sokağa; verin şu moruğu yargılayalım, 15 Temmuz Şehidleri'nin hesabını soralım demek için...Bu da başka bir muamma... Arap saçı gibi bir karmaşa... Kutsanmışlar varken, biz sıradan ölümlüler çözemeyiz bu karmaşayı; ne gelir ki elden?...


Bilimsel ya da bilmsel olmayan öngörüler, kuramlar, varsayımlar, tahminler...Sonuç olarak henüz kimse yanıt bulamadı bu soruya:-Ölümden SONRA yaşam var mı acaba?... Bu durumda ne yapmalı ya da ne yapacaksın?...Ölümden ÖNCE yaşam var mı; işte sen buna bakaacaksın...Bu gerçekleştirebilmek için de insan gibi, duyumsayarak, içine sindire, sindire bir güzel yaşayacaksın...

Biracılar yandınız!... Bu gidişle bol, bol bira içemeyeceksiniz...Çünkü biranın hammaddesi piayasadan çekmiş elini, eteğini...Anyalayacağınız tüm Dünya'da ARPA ekilmez olmuş...Üstelik de küresel iklim değişikliğiymiş bunun en önemli nedeni...Artık çevreci de olursunuz, iklim değişikliğine karşı bir savaşçı da... Aman yeter ki tarlada olsun ARPA, bardaklarda da BİRA... Yoksa küresel iklim değişikliği varmış, mış da şu gezegende; aman ne gam,size ne?... Değil mi?...

Didim Belediye Başkan aday adaylarından CHP'li Murat Kalaycı...Resimleri ve söylemleriyle her köşeden bizlere bakıyor ve sözleri de bilinç altımıza akıyor. Diyor ki:-İngiliz komşularımıza Belediye Meclisimizde "fahri" üyelik vereceğiz...Yetmez şekerim; bence Didim'in tapusunu ver...Sanki oyları İngilizler'den alacakmış gibi...
Kimi adayların şanlı geçmişi yap-satçılarla anılır... İşte böyle kimisi de İngiliz'e yaranmağa, yamanmağa çalışır...Hiç birinizin Didim ve gerçek Didimli için söyleyecek sözünüz, uygulanacak planınız, plotunuz yok mudur a benim canlarım?...Didim için ve Didimli için neler yapacaksınız?...Birazcık da onlar için üç, beş açıklama yapın...Ve "ülkenin en büyük botanik bahçesi"ni yapma söylemi...Bu söylemi gerçekleştirebilmek için öncelikle açıklar mısın Bay Kalaycı; girişeceğin eylemi?...Botanik parkını yapmadan önce; var olan yeşil alanları koruma planını Didim için kaygılanan Didimseverlere söyle...Yoksa biz çok gördük; Konya'ya, Ankara'ya deniz getirme sözü verenleri bu ülkede...Son aşamada kentleri boğdular selli çamurlara...Senin botanik bahçesi için de nerelerin katli vacip görülecekdir acaba; seçilmeniz ola ki gerçekleşirse...Mümkünse bugünden açıklayınız botanik parkı yer seçiminizi...Bilelim nerelerde bozulacak Didim'in doğal yapısının düzeni... Ve çevresinde gerçekleşecek yapılaşma olasılıkları üzerine bugünden önlem alınması için biz de Didim katliamcılarına karşı birleşelim ve savaşalım