Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Yazıklar Olsun!

  • 20 Ekim 2018 Cumartesi


Evet işte sonunda, “takke düştü, kel gözüktü…”

Keskin sirke dibini oymayı –ne yazık ki- sürdürüyor.
Kişiliğinin dibine, hırsının benliğinde açılmış olan çukura yuvarlanmaya devam ediyor…
Böylece tencere yuvarlanıyor, kapağının yanına çörekleniyor.
Bizlere de söyleyecek tek söz kalıyor: Uğurlar olsun!

Ancak…
Son yapılan bir şey, insanların yapıp ettiklerine şaşmamayı öğrenenleri bile şaşkınlığa uğrattı.
Anlatmaya çalışalım:
Örneğin… Gittiniz kendinize bir bisiklet satın aldınız.
Sabah akşam bisikletinize binip dolaşıyorsunuz.
Bisikletin lastiği patlıyor, tamir ettiriyorsunuz.
Aynası kırılıyor, gidip yenisini alıyorsunuz.
Parasını ödüyorsunuz, sefasını sürüyorsunuz.
Bisiklet sizin malınız. Parasını ödediniz, faturasını aldınız.
Doğal olarak tepe tepe kullanıyorsunuz.
Ama…
Günün birinde birileri bisikleti tamir ettirdiğiniz dükkana geliyor ve bisikletin kendilerine ait olduğunu ileri sürüyor.
İleri geri konuşuyor.
Hayır, “bir ileri- üç geri” öfke kusuyor.
Peki neden?
Bisiklet bunların mı?
Hayır.
Bisikletin parasını kim ödedi; bunlar mı?
Yok canım, ne gezer.
Bisiklete binmesini biliyorlar mı?
Ne alakası var.
Onlar yolda kendi başlarına, beklentilerinden azade kendi başlarına bağımsız bir yön seçerek yürümeyi bile doğru dürüst beceremezler. Nerede kalmış iki tekerlek üstünde denge kurmak ve öylece dosdoğru yol almak…
Eeee?.. Sonra?
Duyduğumuz kadarı ile bisikletçiye kafa tutmuşlar.
Hakkında dava açacaklarını buyurmuşlar.
Ne diyelim: Buyurun açın!
Merakla, ilgi ile, heyecanla bekliyoruz böyle bir başvuruyu.
Acaba ne diyecekler, merak ediyorum…
Belki de dava dilekçelerinde sadece bisikletle kalmazlar.
Üstümüzde başımızda ne varsa, karavanı da talep ederler, masaları, sandalyeleri, bardak-çanak-tabakları da yazarlar dilekçelerine…
Daha neleri neleri eklerler, sıkılmadan…
Dik bir yokuştan aşağıya inen kamyonun lastiği patladığında kim bilir daha neler neler eklenebilir bu senaryoya, şaşıp kalırsınız.
Eskiler “hicap duygusu” derlerdi, böyle bir kavram, bu yükseklikte bir değer vardı insanların zihinlerinde.
Yazıklar olsun!

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com