Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Yaşasın Cumhuriyet

  • 28 Ekim 2018 Pazar


Herkese kutlu olsun diye devam eder sözleri. Neden en büyük bayramdır bu gün. Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancılarda olan vasiliğinin kaldırılışıdır bu bayram. Söz hakkı bizde diyerek ülkemizde topraklarımıza göz dikenlerin hüsrana uğradığının kanıtıdır bu bayram. Tek sözün halk tarafından olduğunun kabulü olan Cumhuriyet’in, dünyanın en modern rejiminin kanıtıdır bu bayram. Modern çağa ayak uydurmanın miladıdır bu bayram. Kadınlara saygının, onlara eşitliğin getirilmesinde yaşanan kültürdür bu bayram. Şahsi kişiliklerin değil, eşit hak ve hürriyetin simgesidir bu bayram. Eşit yaşamanın, hukukun simgesidir bu bayram. Modern giyimin, modern dilin hayata geçişidir bu bayram. Emperyalizme boyun eğmeyerek tam bağımsızlığımızın ortaya konulmasıdır bu bayram. Atatürk’ün bizlere emanetidir bu bayram. Herkese kutlu olsun.

Bu ülkenin bu bayrama gelişinin bir hikayesi var. Bu hikaye öyle başka devletlerin hikayesine asla benzemeyen, ya istiklal ya ölüm sözleriyle, ya bağımsızlığın savunucusu olan, ya da esir kalmaktansa ölümü tercih eden bir ulusun gerçek hikayesidir bu. 1919 tarihi bu öykünün ilk adımıdır. Osmanlının büyük kuşatma yıllarında olduğu o dönemde, halk adeta esir edilmiş, toprakları elinden alınmış, fakir düşmüş, ezilmiş, üretememiş ve yabancının himayesine düşmüş bir haldeydi. Ülkemiz güneyden kuzeye, doğudan batıya tüm Anadolu kuşatılmıştı.
İlk olarak temsilciler kurulu oluşturularak, Mustafa Kemal başkan seçilmiştir. Bizlere tam bağımsız bir ülke bırakmanın başlangıcı olan kurtuluş savaşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılmıştır. Bu kurtuluş öyle kolay kazanılmadı. Sadece ülkemizi çevreleyen düşman kuvvetleri değil, onlara destek veren, onlarla hareket eden ve onlara kucak açan vatan hainlerine karşı da mücadele edilerek kurtuluş savaşı kazanıldı.
Şahsi çıkarlarını düşünen son Osmanlı padişahı, yenilen düşman ordularıyla birlikte ülkeyi terk ederek ayrılmak zorunda kaldı. Daha sonra Lozan Barış Antlaşması imzalanarak, yeni devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelleri atılmış oldu.
Uzun zamandan beri en önemli düşüncelerinden biri olan Cumhuriyetin ilanı için ülkenin her yerinden temsilcileri 28 Ekim 1923 günü Çankaya’ya davet eden Atatürk, burada 29 Ekim tarihinin yeni devletin ilanı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı ile ilgili görüşmelerin ardından, TBMM’ye önergesini sunmuştur. Meclis bu önergeyi kabul ederek, ülkemizin yeni yönetimi olan Cumhuriyet ilan edilmiş oldu. İşte bu bayram; halkın kendi iradesi ile yönetilen ve halkın modern yaşamını belirleyen tam bağımsız ülkemizin en önemli günüdür. İki gün sonra kutlanacak bu günü armağan eden Yüce Atatürk’e şükranlarımı sunuyorum. Bayramınız kutlu olsun.